Hakan Fidan'ın imzaladığı bildiriye İmamoğlu tepkisi: 'Başkalarının yazdığı metne imza atmak yerine...'
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, Suudi Arabistan’da düzenlenen istişari toplantı sonrası imzaladığı bildirinin içeriği muhalefetin tepkisini çekti. Tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, bildiride ABD ve İsrail’e yönelik herhangi bir ifadenin yer almamasını eleştirerek hükümetin dış politikasını sorguladı.
12punto
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da Arap ve İslam ülkeleri Dışişleri Bakanları İstişari Toplantısı’na katıldı. Görüşmelerin ardından kamuoyuyla paylaşılan 6 maddelik bildiride ABD ve İsrail’in İran’a düzenlediği saldırılardan söz edilmedi ve İran’a derhal tüm saldırılarını durdurma ihtarı yapıldı.
Bu yaklaşım, hem Türkiye’de hem de uluslararası kamuoyunda farklı tepkilere yol açtı. Bazı çevreler ABD ve İsrail’in eylemlerine atıfta bulunulmadan sadece İran’a çağrı yapılmasının tek taraflı bir bakış açısı oluşturduğunu savundu.
İMAMOĞLU, DIŞ POLİTİKADA TUTARLILIK MESAJI VERDİ
Söz konusu bildiriyi eleştiren tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
“İran krizini kimin başlattığı açıktır. Bu nedenle, uluslararası hukuka aykırı eylemleri kınadık, tarafları saldırılara son vermeye çağırdık.
Riyad’da 12 bölge ülkesinin imzaladığı ortak metinde ve sonrasında yapılan açıklamalarda artık ABD’nin adı yok. Savaşa ilişkin atıflar İran’ın saldırılarını kınayan bir çerçeveye oturtuluyor, meşru müdafaa hakkına vurgu yapılıyor, ama krizi başlatanlar anılmıyor.
İlkeli bir dış politika iddiasındaysanız, uluslararası hukuku seçici kullanamazsınız. İran’ın sivilleri ve sivil altyapıyı hedef alan saldırıları yanlıştır. Ancak İran’ın egemenliğine, sivil altyapısına ve toprak bütünlüğüne yönelik saldırılar da kabul edilemez.
Türkiye’nin dış politikası hukukla, ilkeyle ve etkin diplomasiyle yürütülmelidir. Türkiye, başkalarının yazdığı metinlere imza atmak yerine, kendi ulusal çıkarları doğrultusunda tutarlı tavır alabilen bir ülke olmak zorundadır.
Savaşı başlatanları perdeleyen, hukuku seçici şekilde savunan bir çizgi, Türkiye’ye itibar kaybettirir.
İlkesiz denge siyaseti, denge değil savrulmadır.”