İmamoğlu adaylığı ile ilgili konuştu: İlk kez 'farklı aday' dedi!
Tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarıyla ilgili ilk kez başka bir aday ihtimaline değinerek “Türkiye’de demokrasi hangi yolla, kimin adaylığıyla korunacaksa o yola destek olurum, o adaya destek olurum” dedi.
12punto
23 Mart 2025’ten bu yana tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, 9 Mart’ta görülmeye başlanacak İBB davası öncesinde BBC Türkçe’ye konuştu.
İmamoğlu, yürüttüğü hazırlıklara ilişkin “Çıkış yolumuzu milletimizle paylaşmak adına önemli bir siyasi çalışmayı gerçekleştirdiğim bir süreçteyim” ifadelerini kullandı.
“SADECE HUKUKİ SAVUNMAYA HAZIRLANMIYORUM”
İBB davasının ilk duruşmasının 9 Mart’ta İstanbul Silivri’deki Marmara Cezaevi Kampüsü’nde yapılacağı belirtildi. “Yolsuzluk” iddialarıyla açılan davanın iddianamesinde Ekrem İmamoğlu’nun “suç örgütü kurduğu” iddiasıyla yargılandığı kaydedildi.
İmamoğlu hazırlık sürecine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Öncelikle, İBB Davası ismiyle bu ülkenin şerefli insanlarına, siyasetçilere, bürokratlara, belediyelerimizdeki işine gücüne bakan, siyasetle ilgisi ve alakası olmayan çalışanlara bile yolsuz, hırsız yaftasını koymaya çalışan bu girişimin ne olduğunu cümle aleme anlatmak adına büyük bir hazırlık yapıyorum. Sadece 19 Mart’ta başlayan kumpas sürecini değil, Türkiye’ye yıllardır yaşatılanları milletin vicdan mahkemesine çıkartacağımız bir duruşmaya hazırlanıyorum.”
İmamoğlu ayrıca “Çok okuyor, çok yazıyorum. Milletimizin hislerini duyuracağım duruşma gününü sabırsızlıkla bekliyorum” dedi.
AKIN GÜRLEK ELEŞTİRİSİ
İBB soruşturmasının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı döneminde yürütüldüğü Akın Gürlek’in 11 Şubat’ta Adalet Bakanı olarak atanmasına da değinen İmamoğlu, bu durumun siyasi davalar açısından soru işaretlerini artırdığını söyledi.
İmamoğlu Gürlek hakkında şu değerlendirmelerde bulundu:
“O değil miydi hakimken bakan yardımcısı, sonra da sırf bizi tutuklatmak, görevimizi yapmamızı engellemek için İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı yapılan? Türlü iftiralarla, yalancı tanık beyanlarıyla dolu bir iddianame hazırlayarak siyasetin yargı üzerindeki vesayetine alet olan? Siyaset için gayet kullanışlı. Ama gün gelecek, birileri için bu kullanışlılık bitecek ve yollar ayrılacak.”
“BU SİSTEMDE KİMİN BAKAN OLDUĞUNUN ÖNEMİ YOK”
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni de eleştiren İmamoğlu, 2017 anayasa değişikliği sonrası bakanların konumuna ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“2017 Anayasa değişikliğinin yürürlüğe girmesiyle birlikte Türkiye’de kimin bakan olduğunun çok da bir önemi yok. Akın Gürlek olmuş, Yılmaz Tunç olmuş fark etmiyor. Çünkü Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi denilen bu rejimde bakanlar devletin ve milletin değil, tek bir şahsın bakanı.”
“DURUŞMALAR TRT’DEN YAYINLANSIN”
İmamoğlu, İBB soruşturmasıyla ilgili daha önce “100 yılın en büyük yolsuzluk dosyası” ifadelerinin kullanıldığını hatırlatarak davanın şeffaf şekilde yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Yargıya güven konusuna değinen İmamoğlu şu ifadeleri kullandı:
“Bugün toplumun yaklaşık yüzde 80’i yargı süreçlerinin siyasi atmosferden bağımsız yürüdüğüne inanmıyor. Eğer gerçekten kimse yalnızca tanık beyanıyla tutuklanmadıysa, o halde bırakın süreçler tamamen şeffaf yürüsün. Bağımsız hukukçular değerlendirsin. Basın özgürce takip etsin. Teklif ettiğimiz gibi duruşmalar TRT’den yayınlansın çünkü adalet, kapalı kapılar ardında değil milletin vicdanında tecelli eder.”
“NE KAÇMASI, ÇANKAYA KÖŞKÜ’NE YÜRÜYECEĞİMİZ GÜNÜ BEKLİYORUM”
Tutuksuz yargılanması gerektiğini belirten İmamoğlu, kaçma veya delilleri karartma ihtimali olduğu yönündeki iddiaları reddetti.
İmamoğlu bu konuda şu ifadeleri kullandı:
“Kaçma şüphem mi var? Ne kaçması, ben Çankaya Köşkü’ne yürüdüğümüz günü bekliyorum. Delilleri karartma şüphem mi var? Geçen 11 ayda iftiralarına bir tane delil bulabildiler mi?”
“O ADAYA DESTEK OLURUM”
Cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan İmamoğlu, adaylığının kişisel bir karar olmadığını söyledi.
“19 Mart kumpasından sonra 15,5 milyon vatandaşın tercihiyle aday oldum” diyen İmamoğlu, konunun kişisel bir mesele olmadığını ifade etti.
İmamoğlu şu açıklamayı yaptı:
“Türkiye’de demokrasi hangi yolla, kimin adaylığıyla korunacaksa o yola destek olurum, o adaya destek olurum. Benim meselem İmamoğlu Cumhurbaşkanı olsun meselesi değildir. Mesele Türkiye meselesi, mesele demokrasimizin akıbeti meselesidir.”
“İMAMOĞLU OLMADI BAŞKASI OLSUN DEMEK KOLAY”
İmamoğlu, adaylık tartışmaları kapsamında “İmamoğlu olmazsa başka aday olsun” görüşüne de değindi.
Bu yaklaşımın doğru olmadığını belirten İmamoğlu şu ifadeleri kullandı:
“İktidar yargı kumpasıyla rakibini oyun dışına ittiğinde ‘tamam o zaman başka adayla yarışalım’ dersek bugün İmamoğlu’na yapılan yarın başkasına yapılır. ‘İmamoğlu olmadı başkası olsun’ demek kolay ancak bu yol da yol değil.”
MUHALEFETE BİRLİK ÇAĞRISI
İmamoğlu, gelecek seçimlerde demokrasi yanlısı tüm kesimlerin birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi.
Bu kapsamda şu çağrıyı yaptı:
“Önümüzdeki seçimler için başta partim CHP olmak üzere bütün muhalefet partilerinin, demokrasiden yana bütün kurumların, örgütlerin ve inisiyatiflerin bir araya gelip birlikte bir yol inşa ettiği bir seçenek geliştirmemiz gerekiyor.”
BAHÇELİ’YE “KARAR VER” ÇAĞRISI
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin zaman zaman yaptığı “adil yargılama” çağrılarına da değinen İmamoğlu, Bahçeli’nin açıklamalarını değerlendirdi.
İmamoğlu şu ifadeleri kullandı:
“Sayın Bahçeli sağ olsun Türkiye için olduğu gibi bizim için de zaman zaman hak olan şeylerin gerçekleştirilmesi için çağrılarda bulunuyor. Fakat iktidar ortağının ya kulakları duymuyor ya da duysa bile umurunda olmuyor. Bize her fırsatta ‘hırsız, yolsuz’ diyen Sayın Bahçeli’nin bir karar vermesi gerekiyor. Adil yargılama mı talep ediyor yoksa zikzak söylemlerle milletin kafasını mı bulandırıyor?”
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE” SÜRECİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME
İmamoğlu, iktidarın başlattığı “Terörsüz Türkiye” sürecine destek verdiğini ancak sürecin geldiği noktadan ve hazırlanan rapordan memnun olmadığını söyledi.
Komisyonun hazırladığı rapora ilişkin konuşan İmamoğlu, raporun örgütün feshi ve örgüt mensuplarının entegrasyonuna ilişkin bir çerçeve önerdiğini belirtti.
ERDOĞAN’A ELEŞTİRİ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı da eleştiren İmamoğlu, sürece ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Örgütün feshi ve örgüt mensuplarının entegrasyonu için bir çerçeve ve mevcut anayasa ve yasalara uyulması önerisinin ötesine geçmeyen bir rapor çıktı. Top artık Meclis’te ve iktidarda. Ancak gidişat, Cumhurbaşkanı’nın atması gereken temel adımları bile pazarlık konusu yapacağını gösteriyor.”