İmralı süreci raporu Meclis'te: Nihai raporda umut hakkı yer alıyor mu?
İmralı Süreci kapsamında hazırlanan ve yasal düzenleme önerileri içeren “nihai rapor” TBMM’de ele alınmaya başlandı. 88 sayfalık rapor 7 bölümden oluşuyor.
12punto
Gündemin en kritik başlıklarından biri olan İmralı Süreci’ne ilişkin hazırlanan nihai rapor, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülüyor. Yasal ve idari düzenleme önerilerini kapsayan rapor, TBMM çatısı altında oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun gündemine alındı.
KOMİSYON NUMAN KURTULMUŞ BAŞKANLIĞINDA TOPLANDI
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un başkanlığında saat 11.00’de toplandı. Yaklaşık 60 sayfadan oluşan raporun, İmralı Süreci’nin yol haritasını ve hayata geçirilmesi planlanan idari ile hukuki düzenlemeleri içerdiği belirtildi.
NİTELİKLİ ÇOĞUNLUK ŞARTI TARTIŞMA YARATTI
Komisyonda kanuni düzenleme önerilerinin kabulü için nitelikli çoğunluk gerekip gerekmediği tartışma konusu oldu. 51 üyeden oluşan komisyonda raporun kabulü için en az 31 “evet” oyunun gerekli olduğu hatırlatıldı.
CHP, raporun kabulü için nitelikli çoğunluk gerektiğini savunurken, AKP cephesinden “Bu bir kanun teklifi değil, bu nedenle nitelikli çoğunluk aranması zorunlu değil” değerlendirmesi yapıldı. Raporun hangi yöntemle onaylanacağı konusundaki belirsizlik, komisyonda kriz başlığına dönüştü.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, toplantıda yaptığı konuşmada raporun sonuç ve değerlendirme bölümüyle tamamlandığını, ana rapora beş ek eklendiğini belirtti. Kurtulmuş, komisyon üyeleri, çalışma usul ve esasları ile toplantı tutanaklarının da rapor eklerinde yer alacağını ifade etti.
Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarının TBMM’nin temsil gücü ve demokratik meşruiyeti içinde yürütüldüğünü vurgulayarak, toplumsal barışın, birliğin ve milli dayanışmanın güçlendirilmesinin hedeflendiğini dile getirdi. Terör meselesinde tarihi bir döneme girildiğini belirten Kurtulmuş, Meclis’in bu süreçte sorumluluğunu üstlendiğini kaydetti.
Konuşmada, terörün yıllar boyunca Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği, sosyal bağları zayıflattığı ve siyaseti güvenlik merkezli bir alana sıkıştırdığı ifade edildi. Ayrıca bölgesel ve küresel gelişmelerin, terör örgütlerinin vekalet savaşlarında araç haline getirildiği bir zemini oluşturduğuna dikkat çekildi.
RAPOR HANGİ BÖLÜMLERİ İÇERİYOR?
Numan Kurtulmuş, süreç komisyonunun hazırladığı rapora ilişkin ayrıntıları paylaştı. Buna göre rapor, 'Komisyon Çalışmaları', 'Komisyonun Temel Hedefleri', 'Türk –Kürt Kardeşliğinin Tarihi Kökleri ve Kardeşlik Hukuku', 'Komisyonda Dinlenen Kişilerin Mutabakat Alanları', 'PKK'nın Kendisini Feshetmesi ve Silah Bırakması', 'Sürece İlişkin Yasal Düzenleme Önerileri', 'Demokratikleşme ile İlgili Öneriler' başlıklarından oluşuyor
RAPORDA ÖNE ÇIKAN BAŞLIKLAR ŞÖYLE:
"AF VE CEZASIZLIK ALGISI OLMAMALI"
Toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesini temin etmek üzere silah bırakmayla birlikte süreci ve sonrasını yönetecek, amaca özgülenmiş, müstakil ve geçici mahiyette bir yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulmaktadır. Silahların bırakılması süreciyle birlikte ele alınacak müstakil yasanın, sürecin sonuçlarını tümüyle ortadan kaldıracak ve demokratik siyaset zeminini güçlendirecek ölçüde kapsayıcı olması tavsiye edilmektedir. Kanun, silahı ve şiddeti reddeden bireylerin topluma yeniden kazandırılmasını, silah ve şiddete kalıcı olarak son verilmesini ve meselenin bütünüyle hukuki ve siyasi zemine çekilmesini amaçlamalıdır
"ÖRGÜT MENSUPLARININ TOPLUMA KAZANDIRILMASI SAĞLANMALI"
Bu doğrultuda kanun, örgüt mensuplarının yalnızca silah bırakma sonrasında hukuki durumlarını tespit ve tayine yönelik olmamalıdır. Kanun aynı zamanda ilgili kişilerin adil, güvenli ve sağlıklı şekilde toplumla bütünleşmesini hedeflemelidir. Kanun, kamu vicdanını ve toplumsal hassasiyetleri gözetmeli, kapsamı yorum yoluyla genişletilmeye müsait olmayacak şekilde net, bütüncül ve anlaşılır olmalıdır. Belirtilen müstakil geçici kanunla birlikte ayrıca ceza ve infaz hukukunda yer alan hükümlerden istifade edilerek hazırlanacak bir düzenleme ile bahse konu kişiler hakkında tasarrufta bulunabileceği ve ilgili kişiler hakkında mutlaka adli bir işlem yapılması gerektiği değerlendirilmektedir. Yasal düzenlemeler toplumda cezasızlık ve af algısı oluşturmamalıdır.
Yargılama ve infaza ilişkin düzenlemeler
İnfaz mevzuatının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) içtihatları ile taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler bağlamında infaz adaletini esas alan bir temelde yeniden ele alınması önerilmektedir. Özellikle mahkûmların infaz süreçlerinin, koşullu salıverilme şartları ve infaz süreleri de dahil olmak üzere ceza hukukunun evrensel ilkeleri kapsamında daha adil, daha eşitlikçi ve daha bütüncül bir yaklaşımla ele alınması düşünülmelidir. Hasta ve yaşlı hükümlüler için yaşam hakkının her hakkın önünde olduğu gerçeği göz önüne alınarak infaz ertelemesi müessesesi değerlendirilmelidir. Cezaevleri idare ve gözlem kurullarının yapısı ve karar süreçleri, uygulamadaki aksaklıklar tespit edilerek gözden geçirilmelidir. Hukukun evrensel ilkeleri çerçevesinde ve AİHM ile AYM’nin yerleşik içtihatları doğrultusunda tutuksuz yargılamanın esas alınmasına özen gösterilmelidir. Kanundaki tutuklama şartlarına bağlı kalınarak, tutuklamanın istisna olduğu ilkesine uygun biçimde mevzuat gözden geçirilmelidir.
AİHM ve AYM kararları-Anayasamıza göre AYM kararlarının yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, diğer kişi ve kuruluşları bağladığı konusunda tereddüt bulunmamaktadır. Türkiye’nin zorunlu yargı yetkisini kabul etmiş olduğu AİHM kararlarını icra etme oranı yaklaşık yüzde 90’dır, Avrupa Konseyi üyesi ülkelerin kararları icra etme oranı ise yaklaşık yüzde 80’dir. Bu yüksek orana rağmen Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk devleti olma niteliğini perçinleme hususunda AİHM ve AYM kararlarına eksiksiz uyulmasının önemi de ortadadır. AİHM ve AYM kararlarına eksiksiz uyumu temin edecek mekanizmalar güçlendirilmeli, ayrıca etkili yeni mekanizmalar oluşturulmalıdır. AİHM ve AYM kararlara uyumda idarenin işlemlerinden ve yargının işleyişinden kaynaklanan engellerin kaldırılması önerilmektedir.
KAYYIM UYGULAMASINA İLİŞKİN ÖNERİ
Demokratik siyaset zeminini güçlendirmek amacıyla idari sistemin daha demokratik ve hukuki standardı daha yüksek şekilde organize edilmesi mümkündür. Belediye başkanının, kanunda yer alan sebeplerle görevden el çektirilmesi durumunda sadece belediye meclisi tarafından seçim yapılması hususunda mevzuatın düzenlenmesi önerilmektedir.
TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER
Doğuştan gelen, dokunulamaz ve devredilemez nitelikteki, insan onurunun vazgeçilmez bir parçası olan temel hak ve özgürlüklerin tam ve eksiksiz kullanılmasının önündeki engellerin kaldırılması hedefiyle mevzuat gözden geçirilmelidir. Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun hak ve özgürlükleri genişletecek ve hakkın özünü muhafaza edecek şekilde yeniden düzenlenmesi önerilmektedir. Şiddet çağrısı, nefret söylemi ve terör propagandasıyla etkin mücadele sürdürülürken, hukuki sınırlar içinde kalan her türlü eleştiri, itiraz ve talebin demokratik yaşamın ayrılmaz bir parçası olarak korunduğunu gözetmek ve temin etmek maksadıyla basın ve yayınla ilgili kanunlar gözden geçirilmelidir. Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, etkinliği artırılacak şekilde yeniden yapılandırılmalıdır. Türk Ceza Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu ve ilgili mevzuatın kanuni belirlilik ilkesi çerçevesinde ifade özgürlüğünü güçlendirecek şekilde yeniden düzenlenmesi önerilmektedir. Şeffaflık, demokratik katılım, parti içi demokrasi, çoğulculuk ve temsilde adalet ilkeleri doğrultusunda Siyasi Partiler Kanunu ile yeni seçim kanunları ve Siyasi Etik Kanunu’nun hazırlanması önerilmektedir.
OYLAMA YÖNTEMİ BELİRSİZLİĞİNİ KORUYOR
Raporda yasal düzenleme önerileri bulunmasına rağmen, kabul yöntemine ilişkin netlik sağlanamadı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, komisyon yönergesi gereği nitelikli çoğunluk aranması gerektiğini vurguladı. AKP kaynakları ise raporun kanun teklifi olmadığı gerekçesiyle basit çoğunluğun yeterli olacağını savundu.
Bu yaklaşımın kabul edilmesi halinde, Cumhur İttifakı’nın oylarıyla raporun onaylanabileceği ifade ediliyor. MHP’nin ise bu toplantının komisyonun son toplantısı olduğunu dile getirdiği aktarıldı.
MHP’DEN TOPLANTI ÖNCESİ AÇIKLAMA
Toplantı öncesinde MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda komisyonun son toplantısını gerçekleştireceğini duyurdu. Yıldız, “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda hazırlanan idari ve hukuki düzenlemelere ilişkin çerçeve raporun üyelere sunulacağını belirtti.
Yıldız ayrıca, toplantılar boyunca oluşan ortak kanaatin, terörle mücadelenin yalnızca güvenlik tedbirleriyle sınırlı kalmaması gerektiği yönünde olduğunu ifade etti.
CHP’DEN NİTELİKLİ ÇOĞUNLUK VURGUSU
CHP cephesinden yapılan açıklamalarda da komisyonun çalışma usul ve esaslarına dikkat çekildi. Murat Emir, sosyal medya paylaşımında raporun kabulü için komisyon yönergesinin 6. maddesi uyarınca nitelikli çoğunluğun şart olduğunu belirtti.
Komisyon 51 üyeden oluşuyor. Raporun kabulü için en az 31 üyenin “evet” oyu vermesi gerekiyor. Komisyonda 22 AKP, 11 CHP, 5 DEM Parti, 4 MHP, 3 Yeni Yol Grubu üyesi bulunuyor. HÜDA-PAR, Yeniden Refah, TİP, EMEP ve DSP’nin de komisyonda birer temsilcisi yer alıyor.