Kılıçdaroğlu’nun o sözlerine CHP'den tepki yükseldi

Cumhuriyet Halk Partisi üyesi Gül Çiftci, Kemal Kılıçdaroğlu’nun belediyelere yönelik yürütülen soruşturmalar ve parti içi gelişmeler hakkında yaptığı açıklamalara yönelik sert tepkilerde bulundu. Çiftci, Kılıçdaroğlu’nun sözlerinin masumiyet karinesini ihlal ettiğini dile getirdi.

12punto

CHP'nin hukukçu isimlerinden Gül Çiftci, Kemal Kılıçdaroğlu’nun son katıldığı televizyon programında yaptığı değerlendirmeleri sosyal medya üzerinden eleştirdi. Çiftci, Kılıçdaroğlu’nun canlı yayında, özellikle partili belediye başkanları ve belediyelere yönelik başlatılan soruşturmalara dair yaklaşımını “büyük bir çelişki” olarak niteledi.

Kılıçdaroğlu’nun bir taraftan yargının bağımsız olmadığını iddia ederken, diğer yandan CHP’li belediyelere dair iddiaları ve açılan dosyaları peşinen kabul etmesini eleştiren Çiftci, "Büyük bir çelişki olmasını geçtim, masumiyet karinesini de açıkça yok sayıyor," ifadelerini kullandı.

Çiftci, Kılıçdaroğlu’nun “bu iddianamelerin tamamını okumadım” dediğini, fakat buna rağmen dosyada kesin hükümler verdiğini hatırlatarak, adil yargılanma hakkının özüne zarar verildiğini belirtti.

CHP’li hukukçu, açıklamalarında şu noktaların altını çizdi:

"Bir yandan 'yargı bağımsız değildir' diyor, diğer yandan aynı yargının CHP’li belediye başkanları, parti yöneticileri ve seçilmiş temsilcileri hakkında yürüttüğü soruşturmaları peşinen doğru kabul ediyor… Büyük bir çelişki olmasını geçtim, masumiyet karinesini de açıkça yok sayıyor."

Sözlerinde masumiyet karinesinin soyut bir ilke olmadığını vurgulayan Gül Çiftci, somut bir hukuk güvencesi olduğunu ve her yurttaş için geçerli olması gerektiğini kaydetti:

"Masumiyet karinesi, soyut bir hukuk ilkesi değildir. Hukuk devletinin, adil yargılanma hakkının ve tüm yurttaşların hukuk güvenliğinin temelidir. Bir kişi hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı yoksa, hele ki o kişi siyasallaşmış bir yargı düzeninin hedefindeyse, 'rüşvetçi', 'kirli', 'arınması gereken unsur' gibi ifadeler kullanmak hukukla da vicdanla da bağdaşmaz."

Çiftci, Sözcü TV’deki yayında dile getirilen “bunlar siyasi dava değil” ifadesinin, Türkiye’de yargının siyasallaştığı koşullarda kabul edilemeyeceğini belirtirken, aynı yargının başka davalarda siyasi sebeplerle karar verdiğinin de genel kabul gördüğünü anımsattı.

Çiftci, “dava açmıyorsa kabuldür” yaklaşımına da karşı çıktı ve şu uyarıda bulundu:

"'Dava açmıyorsa kabuldür' sözü de hukuken kabul edilemez. Ceza hukukunda ispat yükü suçlanan kişide değildir. Hiç kimse masumiyetini kanıtlamak zorunda bırakılamaz."

Çiftci eleştirilerine şu şekilde devam etti:

"Kurultay sürecine ilişkin açıklamalar da aynı çelişkiyi taşımaktadır. 'Ben bu davanın tarafı değilim' denilirken mahkeme kararının siyasi sonucu kabullenilmektedir. Hem bilmiyorum diyeceksiniz, hem dosyanın tarafı değilim diyeceksiniz, hem de CHP’nin seçilmiş yönetimini şaibe, kirlilik ve arınma kavramlarıyla hedef alacaksınız. Bunun adı tutarlılık değildir."

Çiftci sözlerini, Türkiye’de siyasi dokunulmazlıklarla ilgili yaklaşımın muhalefeti hedef alabilecek tehlikeler barındırdığını belirterek tamamladı:

"'Ben dokunulmazlığımın kaldırılmasını isterdim' sözü de Türkiye’nin yakın siyasi hafızası açısından son derece ağırdır. Bu yaklaşımın ne sonuçlar doğurduğunu Türkiye geçmişte yaşamıştır. Siyasallaşmış yargı düzeninde dokunulmazlıkların kaldırılması, hukuk önünde aklanma zemini yaratmaz, muhalefetin yargı eliyle tasfiye edilmesinin kapısını açar. Bugün aynı hatayı yeniden savunmak, siyasal basiretsizlikten öte bir meseledir."