Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'den 'Laikliği Birlikte Savunuyoruz' bildirisine hukuki hamle: 28 Şubat dönemini hatırlatmış
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlıklı bildiriye yönelik hukuki süreç başlatacağını açıkladı. Tekin, eleştirilen genelgede dini unsurların yer almadığını, amaçlarının kültürel mirası korumak olduğunu ifade etti.
12punto
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, kamuoyunda tartışmalara yol açan “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” isimli bildiride kullandığı ifadeler nedeniyle yargıya başvuracağını duyurdu. Bildirinin, ilgili çevreler tarafından yapılan bazı açıklamalara benzer şekilde 28 Şubat sürecini hatırlattığını belirten Tekin, konuya ilişkin değerlendirmelerini bir televizyon programında paylaştı.
Katıldığı canlı yayında açıklamalarda bulunan Tekin, söz konusu bildiride yer alan, “Siyasal İslamcı rejim, ABD ve Trump ipine sarılarak Türkiye'yi adım adım Orta Doğu'nun gerici bataklığına sürüklemektedir. Laik eğitimi, laik hukuk düzenini ve laik kamusal hayatı adım adım ortadan kaldırmaya yönelik hamleler ivme kazanmıştır.” gibi ifadelerin ideolojik olduğu değerlendirmesinde bulundu.
Bildiride yer alan eleştirilerin haksız olduğunu savunan Bakan Tekin şöyle konuştu: “Gönderdiğimiz genelgenin neresinde bu var? Örnek etkinliklerin içinde böyle bir şey yok. Yazının sonunda şunu söylüyoruz: Bu etkinlikler gönüllülük esasına göre yapılacak. Bahsettikleri tarzda ‘not verilecekmiş, fotoğraf çekilecekmiş’ benzeri uygulamaların hiçbiri yok, ya okuma yazma bilmiyorlar ya da okuduklarını anlamıyorlar. Hiçbirini ciddiye almıyorum. 168 imzalık ‘laikliği savunuyoruz’ bildirisinde geçen ifadeler nedeniyle de yargı süreci başlatıyorum.”
28 ŞUBAT DÖNEMİNİ HATIRLATTI
Genelgede herhangi bir dini unsurun bulunmadığının altını çizen Tekin, özgürlük alanlarının sınırlandırılmadığına dikkat çekerek tartışmaların asılsız olduğunu belirtti. Açıklamasında, “Bu bana 28 şubat sürecini hatırlattı. Niyet okumaya dayalı kötü niyetli bir bildiri, onlar nasıl demokratik haklarını kullanıyorlarsa ben de demokratik hakkımı kullanacağım. Bunların gözünde noel, cadılar bayramı kutlamak laikliğe aykırı değil ama kültürel mirasımızın devamı ramazan etkinlikleri konusunda nedense laiklik akıllarına geliyor. Bu genelgenin içinde dini hiçbir şey yok,” ifadelerine yer verdi.
Bildiride ise, Türkiye’nin “gerici-şeriatçı bir kuşatma” altında olduğu iddia edilirken, “laikliği savunmak suç değildir” denilerek şeriat dayatmalarına karşı çıkıldığı belirtiliyor. Hazırlanan metinde ayrıca, ülkenin Orta Doğu’daki gelişmeler doğrultusunda tehlikeli bir sürece sürüklendiği ve laik düzenin tehdit altında olduğu görüşüne yer verildi.