Son Dakika... Devlet Bahçeli’den fon soruşturması açıklaması
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 7 sayfalık yazılı açıklamasında fon soruşturması ve belediyelere yönelik operasyonları değerlendirdi.
12punto
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, son iki haftaya damga vuran 'fon vurgunu' hakkında yazılı açıklama yayımladı.
Türkiye'nin bir 'arınma sürecinden' geçtiğini öne süren Bahçeli, "Cumhur İttifakı olarak küresel rekabette yerimizi almaya çalışırken Türkiye, yolsuzluk ve usulsüzlüklerin ortaya çıkarıldığı bir arınma sürecinden de geçmektedir" ifadelerini kullandı.
"TÜRKİYE EKONOMİSİNİN İSTİKRARI FİNANSAL İSTİKRARDAN GEÇMEKTE"
Fon soruşturmasında, suç işleyenlerin tespit edildiğini, mağdur olanların mağduriyetlerin giderilmesi için yol haritasının belirlendiğini öne süren Bahçeli, şunları belirtti:
*"Diğer yandan son günlerde yaşanan Fon soruşturması kapsamındaki gelişmeler dar kapsamlı bir grubun kanunları ihlalle piyasayı maniple ettiği yönündedir. Devlet kurumları ve yetkili kişilerin açıklamalarından duruma vaziyet edildiği, suç işleyenlerin tespit, mağdur olanların da mağduriyetlerinin giderilmesi için yol haritasının belirlendiği, uygulamaya başlandığı anlaşılmaktadır. Türkiye ekonomisinin istikrarı finansal istikrardan geçmektedir. Finans sistemi güven üzerine kuruludur. Vatandaşlarımız, özellikle küçük yatırımcılar, parasını bankaya veya sermaye piyasası araçlarına yatırırken bir finansal ürüne yatırım yapmakla birlikte finansal sisteme, bu sistemi sevk ve idare eden ve denetleyen kurumsal yapıya da duyduğu güveni ifade etmektedir.*
"BAZI YATIRIMCILARIN RİSK ALMASI DA KENDİ TAKDİRLERİDİR"
Finansal piyasalarda yaşanan bir manipülasyon iddiasının bütün ekonomiye zarar verebileceğinin altını çizen MHP lideri, "Finansal piyasalarda meşru yollarla vatandaşlarımızın tasarruflarını değerlendirmek istemesi doğaldır. Bazı yatırımcıların risk alması da kendi takdirleridir" değerlendirmesinde bulundu.
"FON PİYASASINDAKİ OLAYLAR İSTEĞE BAĞLI BİR TASARRUFTUR"
Türkiye’de yaşanan sorunun kurallardan çok uygulamadan kaynaklandığını öne süren Bahçeli, açıklamasına şu sözlerle devam etti:
*"Burada esas olan söz konusu fonların idaresi sırasında finansal sistemi ve ekonomiyi istikrarsızlaştırma aynı zamanda da bilgi sızdırmak suretiyle piyasa bozucu işlem, manipülasyon, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma gibi kanunsuzlukların olup olmadığıdır. Dikkatinizi çekmek isterim: kamuoyuna yansıyan itiraflar belediyelerde isteme ve çökme yoluyla, cebren açık bir yolsuzluk ve rüşvet çarkının söz konusu olduğunu göstermektedir. Fon piyasasındaki olaylar ise yapılan maniplasyonlar saklı olmak üzere isteğe bağlı bir tasarruftur. Burada yolsuzlukları yarıştırmaya, yahut birini masumlaştırmaya çalışmıyorum. Bir gerçeğe dikkat çekerek, adı yeni zihniyeti eski olan siyasilere, toplumu istismar etmeye, farklı bir yere yönlendirmeye bu yolla da belediyelerinizde yapılan hukuksuzlukların üstünü örtmeye çalışmayın, bu hikayeye kimseyi inandıramazsınız demek istiyorum."*
"KİŞİNİN KİMLİĞİNE BAKILMAKSIZIN ÜZERİNE GİDİLMELİ"
"Bunlar bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmelidir" diyen Bahçeli, "O sebeple her nerede ve kiminle ilgili olursa olsun; yolsuzluk, usulsüzlük, kamu malının istismarı, kuralların ihlali ve benzeri bir suç varsa, hukuk çerçevesinde suçun niteliğine, suç isnadının yöneltildiği kişinin kimliğine ve kişiliğine bakılmaksızın üzerine gidilmelidir" açıklamasında bulundu.
Devlet Bahçeli, CHP'li belediyelerin yolsuzluğa bulaştığını da iddia etti. İBB yönetimini suçlayan Bahçeli, şunları kaydetti:
*"İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile başlayan yolsuzluk, rüşvet ve ahlaksızlıklar skandalı halka halka ülkemizin birçok yerindeki belediyelere uzanmıştır. Son iki yıl içerisinde çok sayıda belediye hakkında rüşvet, irtikâp, ihaleye fesat karıştırma ve örgütlü yolsuzluk iddialarıyla soruşturmalar yürütülmektedir. Dava süreçleri devam etmekte olsa da soruşturmalara konu olan iddialar, ifadeler ve kamuoyuna yansıyan açıklamalar, olayların boyutunun büyük olduğunu ve ciddi biçimde ele alınmasını gerektirecek bir tabloyu ortaya koymaktadır."*