Söylentiler boşa çıktı, Mesut Özarslan yine AKP'ye katılmadı: Olayın perde arkasında kim var?

CHP’den istifa eden Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın AKP’ye katılması beklenirken, bu hafta da rozet töreni gerçekleşmedi. Gözler Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımına çevrilmişti ancak beklenen adım atılmadı.

12punto

Siyasi kulislerde uzun süredir konuşulan parti değişimi sürecinde yeni bir gelişme yaşandı. Mesut Özarslan, geçtiğimiz ay Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa etmesinin ardından bu hafta da AKP'ye katılmadı.

ROZET TÖRENİ GERÇEKLEŞMEDİ

Özarslan’ın bu hafta AKP’ye katılması ve rozetinin Recep Tayyip Erdoğan tarafından takılması bekleniyordu. Ancak AKP Grup Toplantısı’nın ardından herhangi bir rozet takma töreni yapılmadı.

İKTİDAR MEDYASI “BU HAFTA” DEMİŞTİ

İktidar medyasında yer alan haberlerde, Özarslan’ın bu hafta içinde AKP’ye katılacağı yönünde iddialar gündeme getirilmişti. Beklenen katılımın gerçekleşmemesiyle birlikte bu iddialar karşılık bulmadı.

GÖKÇEK’İN AÇIKLAMALARI YENİDEN GÜNDEMDE

Özarslan’ın AKP’ye geçiş sürecine ilişkin tartışmalar sürerken, Osman Gökçek’in daha önce yaptığı açıklamalar da yeniden gündeme geldi. Gökçek’in Özarslan hakkında şikayette bulunduğu süreç dikkat çekti.

BAKANLIK İNCELEME BAŞLATMIŞTI

İçişleri Bakanlığı, Osman Gökçek’in şikayeti üzerine Mesut Özarslan hakkında inceleme başlatmıştı. Bu kapsamda, Özarslan’ın PORTAŞ A.Ş. Genel Müdürü olduğu dönemde yürüttüğü projelere ilişkin Mülkiye Müfettişi görevlendirildiği bildirildi.

ÖZEL, "TOSUNCUK" DEYİP GÖKÇE'Yİ İŞARET ETMİŞTİ

CHP Genel Başkanı Özgür Özel de dün Özarslan'ın AKP'ye geçeceği iddiasına çok sert sözlerle tepki göstermişti.

Özel şunları ifade etmişti:

“Tencere yuvarlanır kapağını bulur. Bu millet görür. İnşallah bekliyorum Keçiören Belediye Başkanı’nı bu çarşamba günü alsın, Recep Tayyip Erdoğan layıkıyla. Ondan sonra konuşacağız. Ondan sonra. Osman Gökçek, dünya kadar laf ediyordu, Keçiören Belediye Başkanı CHP’deyken bunları söylüyordu. Ben de çağırıp soruyordum Keçiören Belediye Başkanı’nı. ‘Vallahi billahi yalan.’ Sonra WhatsApp yazışmaları çıktı ortaya. Üstlendim mi üstlendim. Sahiplendim mi sahiplendim. ‘Yalan diyordun’ dedim, ‘Sana hırsız diyenlerin partisine gidiyorsun’ dedim. ‘Sana rüşvetçi diyenlerin partisine gidiyorsun’ dedim. ‘Ben sana inandım, demek ki rüşvetçiymişsin, hırsızmışsın. Layığını bulmuşsun’ diye mesaj attım ben ona. O mesajların hepsi çıktı ortaya. Mahkeme dosyalarına da giriyor. O mesajlar var ya o söylediklerim. Bütün olayı ortaya seriyorlar. Osman Gökçek ‘Hırsız’ diyor, çağırıp soruyorum. ‘Yalan’ diyor. ‘Sana inanıyorum’ diyorum. Sonra başka partiye gittiğini görünce söylüyorum ve doğru olduğu ortaya çıkıyor. Peki bu Ankara’yı ben ‘Mansur Yavaş yönetsin’ dedim. Ankaralı öyle takdir etti. Tayyip Erdoğan kim yönetsin demişti? Turgut Altınok. Turgut Altınok ne diyor? ‘Yolsuzluklarını örtmek için parti değiştirmeye çalışıyor’ diyor Keçiören Belediye Başkanı için. Bu Turgut Altınok ortada duruyorken bu laflar ortada duruyorken ne yapacağız? Portaş dosyasını İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı istedi. Şeklen. Hiçbir şey yapmadan hemen şimdi git AK Parti’ye katıl, ondan sonra AK Parti’ye katılınca hapse atılmaktan kurtul. Topuklu Efe, şimdi de burada Tosuncuk Efe. Tosuncuk versiyonu. Hadi layığını buldun. Alın göreyim. Recep Bey, al bakalım, tak rozeti. Osman da alkışlasın ‘Hayvanlar Yarışıyor’un en önünde oturanlar gibi, şakşak şak şak alkışlıyor. Alkışlasın orada. Mutlaka davet edin, grup toplantısına mutlaka davet edin, Turgut Altınok’la Osman Gökçek yan yana otursunlar. Aralarına da Tosuncuk’u koyun. Tosuncuk oradan çıkıp gitsin böyle övmeye Tayyip Erdoğan’ı. Böyle ikisi kolundan tutsun tutsun tutsun, bir bıraksınlar. Tosuncuk böyle koşa koşa kürsüye doğru gitsin. En layığınız bu sizin. Sen de gelince kafadan seversin, böyle enseden. ‘Aferin oğlum. Orada çaldın, buraya kaçtın, kurtuldun. Aferin oğlum.’ Topuklayan Efe’yi de çağırın, topuklasın gelsin Aydın’dan. O da alkışlasın çılgınca. Bu sizinle layığınız bu. Karikatür gibisiniz. Distopik romana çevirdiniz memleketi, distopik roman. Yaşananlara, yaşadıklarımıza ben inanamıyorum.”

“SORULARA CEVAP BEKLİYORUZ, TOSUNCUK ŞOV’U BEKLİYORUZ”

“İçişleri Bakanı’na bir lafım daha var. Onu unuttum. Sayın İçişleri Bakanı madem bu kadar samimi bu işleri ifşa etmiş. Kendisine soruyorum. İçişleri Bakanlığı’na savcılıkça gizlilikle yürütülen bir soruşturmada, ki gizlilikle yürütülmese de fark etmez. İçişleri Bakanlığı’na bağlı polisler Ankara Emniyeti bize diyor ki ‘Biz yapmadık, haberimiz bile yoktu. İstanbul’dan geldiler, bize güvenmediler.! İstanbul’dan istihbarat almışlar otelde olduğuna dair, otelin kapısını çalıp o videoları çekmişler. O videoları, İçişleri Bakanı’na soruyorum, 1,5 saat içinde yandaş basına servis edildi. O videoları çeken polis, o videoyu gitti birine emanet etti. Ya da kendi yaptı. Ya da emanet ettiği yerde yaptı. Bunlar hakkında soruşturma açtınız mı? O kişilere sorun bakalım, bunu Sabah gazetesine ulaştırma talimatı kimden? Ya da onlar savcılığa mı verdiler? O zaman savcıya sorun bakalım bunu kim verdi buraya? Video kaçta çekildi, kaçta İstanbul’a aktarıldı, Sabah gazetesinin eline geçene kadarki sürede video kimin emanetindeydi? Öyle haysiyet cellatlığı yapmak kolay. O yüzden bu soruların hepsine teker teker cevap bekliyoruz, çarşamba günü 'Tosuncuk Şov’u hep beraber izleyeceğiz. Hep beraber bekliyoruz. Haydi bakalım alsınlar onu. Ondan sonra konuşacağız devamını.”