TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan’dan çözüm süreci çıkışı: Kürt sorunu daha da derinleşecek
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, çerçeve yasa ve çözüm sürecine ilişkin değerlendirmesinde sürecin yeni sorunlar yaratacağını savundu.
12punto
Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, çözüm süreci ve TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen çerçeve yasaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. soL Haber Portalı’nın sorularını yanıtlayan Okuyan, sürecin Türkiye’nin iç siyaseti ve bölgesel yönelimiyle birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.
Okuyan, “Kürt sorunu daha da derinleşecek” değerlendirmesinde bulunarak, mevcut sürecin bir çözüm olarak sunulmasına itiraz etti. TKP lideri, “Şimdi Kürt sorunu bir dönüşümün önünü açmak, ona destek bulmak için kullanılıyor. Bu çözüm filan değil. Türkiye NATO şemsiyesinde yeni çatışmalara yol alıyor” ifadelerini kullandı.
ÇERÇEVE YASA VURGUSU
Okuyan, TBMM’de kabul edilen çerçeve yasaya TKP’nin neden karşı çıktığını anlatırken tartışmanın yalnızca “silah bırakma”, “barış” ya da “mutabakat” kavramlarıyla sınırlanamayacağını savundu. Bölgedeki gelişmeler, Türkiye iç siyasetindeki yeniden yapılanma ve iktidarın dış politika tercihleri arasında bir “doğrultu ortaklığı” gördüklerini belirtti.
TKP’nin tutumunu “ne öyle ne böyle” bir pozisyona indirgemediklerini söyleyen Okuyan, “Burada bu ülkenin nasıl yeniden ayağa kalkacağına dair bir program olur” dedi. Okuyan’a göre emek, laiklik, Cumhuriyet ve emperyalizm başlıklarından bağımsız bir Kürt sorunu tartışması yürütülemez.
Okuyan, iktidarın “Kürt sorunu çözülürse Türkiye’nin bütün sorunları çözülür” tezini gündeme getirdiğini, DEM cephesinden de bu yönde değerlendirmeler yapıldığını ileri sürdü. Buna karşılık Türkiye’de işçi sınıfını baskılama, NATO ile işbirliğini derinleştirme ve ABD ile yeni bölgesel açılımlar yapma programı yürürlükteyken refah, barış ve demokrasinin mümkün olmayacağını savundu.
Cumhuriyet’in tarihsel rolüne de değinen Okuyan, mevcut sürecin toplumsal direnci aşmaya dönük olduğunu ileri sürdü. “Türkiye’nin etnik kodlarla, dinsel referanslarla hiçbir sorunu çözülemez” diyen Okuyan, yasakçı ve inkârcı politikaların da sorunu kilitleyen etkenler arasında olduğunu söyledi.
SÜLEYMANCILAR OPERASYONU VE SİYASİ ZAMANLAMA
Okuyan, Süleymancılara yönelik operasyonun zamanlamasına ilişkin de konuştu. Türkiye’de cemaat ve tarikatların siyasal ve ekonomik sistemin ayrılmaz parçası haline geldiğini söyleyen Okuyan, bu yapıların hem partiler içinde etkili olduğunu hem de ekonomik güç merkezlerine dönüştüğünü ifade etti.
Operasyon hazırlıklarının aylar öncesinden yapıldığını savunan Okuyan, “O zaman neden şimdi sorusu sorulmalı. Yanıtlardan birinin kesinlikle çerçeve yasa olduğunu düşünüyorum” dedi. Okuyan’a göre iktidar, çözüm sürecine tepkili kesimlere “tarikatlara da müdahale ediyoruz” mesajı vermek istiyor.
Tarikat yapılanmasının bütününün sorun olduğunu belirten Okuyan, Süleymancıların ekonomik gücüne dikkat çekti. Devletin bazı belediyelerin harcamalarını denetlerken bu yapılardaki büyük birikime yıllarca sessiz kaldığını söyleyen Okuyan, tarikatların kayıt dışı ve denetimsiz olduğunu dile getirdi.
Okuyan, Özgür Özel’in çerçeve yasa tasarısına yönelik tavrını da değerlendirdi. Meclis aritmetiği üzerinden yapılan hesapların ülke meselelerini açıklamakta yetersiz kaldığını söyleyen Okuyan, önemli sorunların “ince hesaplarla” ele alınamayacağını belirtti.
Solun genel tutumuna ilişkin soruya ise Okuyan, sınırlı bir kesim dışında net bir itiraz görmediğini ifade ederek, “Sonuçta bir ‘yetmez ama evet’ daha ortaya çıktı” yanıtını verdi.