TKP’den tarikat operasyonları açıklaması: Tüm tarikat ve cemaatler derhal dağıtılmalı
TKP, Süleymancılar ve Furkancılara yönelik operasyonların ardından yaptığı açıklamada tarikat ve cemaatlerin dağıtılması çağrısında bulundu.
12punto
Türkiye Komünist Partisi (TKP), Süleymancılar ve Furkancılara yönelik operasyonların ardından tarikat ve cemaatlere ilişkin yazılı açıklama yayımladı. Açıklamada, son operasyonların “iyi tarikat, kötü tarikat” tartışması yarattığı savunuldu.
TKP, AKP iktidarı döneminde tarikat ve cemaatlerin devletin kritik kurumlarında güç kazandığını ve ekonomik açıdan büyüdüğünü öne sürdü. Parti, iktidarın bazı yapıları kontrol altında tutarken bazılarını “hizaya sokmaya” çalıştığını iddia etti.
Açıklamada, bakanların operasyonları “tarikat ve cemaat operasyonu” olarak değil, “suç örgütü” operasyonu olarak tanımlamasına da tepki gösterildi. TKP, bu yaklaşımın eksik olduğunu belirterek şu ifadeyi kullandı: “Tüm tarikat ve cemaatler birer suç örgütüdür!”
Parti açıklamasında, tarikat ve cemaatler arasında “iyi” ya da “kötü” ayrımı yapılamayacağı savunuldu. Menzil, İskenderpaşa ve İsmailağa gibi yapıların da bugün iktidarla uyumlu görünse bile benzer güç ve çıkar mücadelelerinin parçası olabileceği ileri sürüldü.
TKP, açıklamasının sonunda tarikat ve cemaatlerin derhal dağıtılması, bu yapıların elde ettiği servete el konulması ve bağlı holdinglerin devletleştirilmesi çağrısında bulundu.
TKP'nin açıklamalarının tamamı:
AKP iktidarının ilk günden bu yana en büyük dayanaklarından biri her zaman tarikat ve cemaatler oldu.
Aynı zamanda devasa holdingler haline gelmiş olan bu karanlık yapılar, yıllarca iktidarın da desteğiyle devletin birçok kritik kurumunda mevzilendiler, büyüdükçe büyüdüler.
Bunun en öne çıkan örneği bilindiği üzere Fethullahçılardı. İktidarı bütünüyle kendi ellerine almak istediklerinde yaşananlar hâlâ hafızalarda.
Ancak hafızalara kazınan “kanlı final” sonrası dahi AKP iktidarı tarikat ve cemaatlerin üzerine gidecek hiçbir adım atmadı.
Son günlerde önce Süleymancılar, ardından da Furkancılara yönelik operasyonlar sonrası bu tartışma bir kez daha açıldı. Üstelik “iyi tarikat, kötü tarikat”, “yandaş tarikat, muhalif tarikat” gibi tuhaf bir kafa karışıklığı ve tuzak yaratarak...
Bu kafa karışıklığını yaratan AKP’nin bakanlarının ısrarla “tarikat ve cemaat operasyonu yapmıyoruz, bunlar suç örgütü” demek zorunda kalması boşuna değil.
Bu eksikli tarifi biz düzeltelim: Tüm tarikat ve cemaatler birer suç örgütüdür!
Bu açık gerçeği perdelemek için halkı “iyi tarikat, kötü tarikat” tuzağına çekmek istiyorlar.
Oysa iktidar kendi kontrolünde olan tarikat ve cemaatlerin boy atmasına izin veriyor, diğerlerini budayıp kendi hizasına sokmaya çalışıyor. Hepsi bu.
Ortada devasa boyutlara ulaşan holdinglere sahip tarikatlardan ve büyük bir pastadan söz ediyoruz. Bu pasta için boğazlaşma olmaması mümkün değil, bugün yaşadıklarımız tam da bunun yansımasıdır.
Adı geçen tarikatlar dahil hepsinin halk düşmanı olduğunu, bu düzenin aparatı olduğunu ve yıllarca iktidarla işbirliği yaptıklarını akıldan hiç ama hiç çıkarmamak gerekiyor.
Tarikat ve cemaatlerin iyisi, kötüsü olmaz!
Bir kez bu tuzağa düşünce halk düşmanı Fethullahçılardan, çocuk katili ve istismarcısı Süleymancılardan dahi “muhalif” çıkarmak mümkün hale gelir.
Bugün ülkenin tüm kurumlarına yerleşen Menzil, İskenderpaşa ve İsmailağa gibi tarikat ve cemaatler yarın iktidarla pasta kavgası için ters düştüklerinde “iyi” olmayacaklar.
TKP’nin sözü açık.
Tarikat ve cemaatlerin hüküm sürdüğü bu düzene ve onun iktidarına son verilmeli, tüm tarikat ve cemaatler derhal dağıtılmalı, bu karanlık yapıların halkı sömürerek elde ettiği devasa servete el konulmalı ve holdingleri devletleştirilmelidir!