Tülay Hatimoğulları grup toplantısında konuştu: 'Çözüm İran'ı bombalamak değil'

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin grup toplantısında İran-ABD-İsrail savaş ihtimalini ve Ortadoğu'da yükselen gerilimi değerlendirirken, bölgede barış ve demokrasinin inşası gerektiğini vurguladı.

12punto

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında DEM Parti'nin Meclis'teki grup toplantısında bu yıl, yalnızca kadınlar salonda yer aldı. Toplantı başlamadan önce ise Günü’nün önemine dair kısa bir sinevizyon gösterimi izlendi. Kürsüye çıkan Eş Genel Başkan Tülay Hatimoğulları, gündemdeki uluslararası gelişmeler, kadın hakları ve adalet talepleri hakkında önemli açıklamalar yaptı.

Hatimoğulları konuşmasında, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporuna da değindi. Kadınların ve çocukların özgürlüğü ve güvenliği konusunda uluslararası ölçekte yaşanan gelişmeleri aktarırken, kapitalist ve erkek egemen sistemlerin yarattığı şiddeti de eleştirdi.

"Kapitalist erkek egemen sistemin son ifşası Epstein dosyası. Bu dosyası patriarkal kapitalizmin ve onu savunan devletlerin kadın ve çocuk bedenleri üzerindeki tahakkümünün görünür kılan bir kırılma anıdır. Bu kirli ağ, erkek egemen düzenin suçlarını nasıl koruduğunu ve cezasızlığı nasıl sistematik hale getirdiğini bir kez daha açığa çıkarmıştır. Epstein dosyasında Türkiye'de adı geçen kişiler hakkında hala soruşturma başlatılmış değildir. Bu utanç vericidir, acilen soruşturma başlatılmalıdır."

Ortadoğu’da son dönemde giderek artan gerilime de atıfta bulunan Hatimoğulları, İran ile ABD ve İsrail arasında yaşanabilecek bir savaşın tüm bölgeyi tehdit ettiğine dikkat çekti.

"BÖLGEYİ SARMA İHTİMALİ YÜKSEK"

"(İran ile ABD-İsrail savaşı) Bu savaşlar emperyalist sistemin küresel ölçekte kendini dizayn etme savaşlarıdır. Ne yazı ki Ortadoğu'da otoriter rejimler ya emperyalist güçlerin bölge vekilliğini sürdürerek ya da otoriterliklerinde her anlamda ısrar ederek kendi haklarının ölümü pahasına bu savaşların bir parçası olmaya devam ediyor.

ABD-İsrail, İran ile masada müzakereleri devam ettirirken İran'a saldırı gerçekleşti. Bu savaşın bölgenin tamamını sarma ihtimali son derece yüksek. Daha şimdiden Irak, Lübnan ve Körfez ülkelerini sarmış durumda. Bölge adeta kanlı bir kaosa sürükleniyor. Bu saldırılarda İran'da bir kız okulu bombalandı, hepiniz izlediniz. Bu okulda yaklaşık 170 kız çocuğu katledildi. Yüzlercesi yaralı ve yine kadın ölümleri yine çocuk ölümleri ve yine erkeklerin başlattığı savaşların sonuçları. Bizler bu saldırıyı kadınlar olarak şiddetle kınıyoruz."

ÇÖZÜM SAVAŞ DEĞİL, DEMOKRASİDE

İran'daki yönetimin uygulamalarını da eleştiren Hatimoğulları, çözümün baskı ve şiddet yerine, barışçıl yöntemlerle aranması gerektiğini dile getirdi.

"İran'da molla rejiminin kadınlara, işçilere, emekçilere, halklara karşı baskıcı ve otoriter yaklaşımının net olarak karşısındayız. Demokratik zeminde haklarını arayanlara karşı sergiledikleri sert müdahaleleri asla kabul etmiyoruz ancak çözüm emperyalist güçlerin İran'ı bombalamasında değildir. Savaşın bölgeye yayılarak çok sayıda sivilin katledilmesinde hiç değildir.

ABD-İsrail'in başlattığı savaş buradan meşrulaştırılamaz. İran'ın kaderini İran halkları belirler. Kürtler, Azeriler, Farslar belirler. ABD ve İsrail saldırılarına acilen son vermelidir. Taraflar ateşkes ilan etmelidir ve derhal masaya dönülmelidir. İran rejimi kendi yurttaşı olan kadınların, yoksulların, gençlerin, Kürtlerin ve bütün halkların demokratik taleplerini harfiyen yerine getirmelidir. Çözüm savaşta değil, çözüm Demokratik İran rejiminin inşasıdır."