Yargıtay kararı beklenirken İBB’de kritik hesap: Meclis aritmetiği başkanlığı AKP’ye taşıyabilir mi?

Ekrem İmamoğlu hakkındaki “ahmak davası” kararının kesinleşmesi halinde İBB Meclisi yeni başkanı seçecek; dengeler ise daraldı.

12punto

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında kamuoyunda “ahmak davası” olarak bilinen yargılamada verilen mahkûmiyet kararının Yargıtay tarafından onanma ihtimali, İBB yönetiminin geleceğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

İmamoğlu, Mart 2025’te tutuklanarak görevden uzaklaştırılmış; bunun ardından İBB Meclisi CHP’li Nuri Aslan’ı başkanvekili seçmişti. İmamoğlu hâlen seçilmiş belediye başkanı sıfatını koruduğu için Aslan, belediye başkanı değil başkanvekili olarak görev yapıyor.

Ancak “ahmak davası”ndaki kararın kesinleşmesi halinde tablo değişecek. İmamoğlu’nun seçilme yeterliliğini kaybetmesi durumunda başkanlık sıfatı sona erecek ve İBB Meclisi’nin bu kez başkanvekili değil, yeni büyükşehir belediye başkanını seçmesi gerekecek.

Ekrem İmamoğlu hakkındaki yargı süreci, İBB’de olası başkanlık seçimi tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.

MECLİSTEKİ DENGE DEĞİŞTİ

31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından İBB Meclisi’nde üstünlük muhalefetteydi. Büyükşehir Belediye Başkanı hariç CHP’nin 186, AKP’nin 122, MHP’nin 6, BBP’nin ise 2 üyesi bulunuyordu. Cumhur İttifakı’nın toplam üye sayısı 130’du.

İmamoğlu’nun görevden uzaklaştırılmasının ardından yapılan oylamada Nuri Aslan’ın üçüncü turda 177 oyla başkanvekili seçilmesi de o dönemki çoğunluğu göstermişti. Ancak geçen süre içinde ilçe belediyelerine yönelik soruşturmalar, görevden uzaklaştırmalar ve parti geçişleri İBB Meclisi aritmetiğini değiştirdi.

Son tabloya göre İBB Meclisi’nde CHP’nin 154, Cumhur İttifakı’nın ise 142 üyesi bulunuyor. CHP grubundaki 154 isim arasında, “kent uzlaşısı” kapsamında Meclis’e giren DEM Parti kökenli üyeler ile Yeni Parti’ye yakın isimler de yer alıyor.

Bu nedenle olası bir başkanlık seçiminde fark kritik seviyeye inmiş durumda. CHP ile Cumhur İttifakı arasındaki 12 üyelik fark, altı üyenin yer değiştirmesiyle eşitlenebiliyor. Seçimin gizli oyla yapılacak olması da üyelerin hangi adaya destek verdiğinin kesin biçimde tespit edilmesini zorlaştırıyor.

İstanbul’da ilçe belediyelerindeki değişim de büyükşehir dengesini doğrudan etkiledi. 2024 seçimlerinde CHP 39 ilçenin 26’sını, AKP ise 13’ünü kazanmıştı. İlçe belediye başkanlarının büyükşehir meclisinin doğal üyesi olması nedeniyle, ilçelerdeki yönetim değişiklikleri İBB Meclisi’ne de yansıdı.

Esenyurt ve Şişli’de belediye başkanlarının görevden uzaklaştırılmasının ardından yönetimler kayyuma geçti. Beykoz, Gaziosmanpaşa, Bayrampaşa, Üsküdar ve Adalar’da ise başkanvekilliği süreçleri ya da yenilenen oylamalar sonucunda AKP lehine değişimler yaşandı. Tuzla ve Çekmeköy’de CHP’den seçilen belediye başkanlarının AKP’ye katılması da dengeleri etkileyen gelişmeler arasında yer aldı.

Bu gelişmelerin ardından İstanbul’da CHP’nin yönettiği ilçe sayısı 26’dan 16’ya gerilerken, AKP’nin yönettiği ilçe sayısı 13’ten 21’e çıktı. Esenyurt ve Şişli ise kayyum yönetiminde bulunuyor.

CHP VE YENİ PARTİ HESABI

İBB’de olası seçim ihtimali, CHP ile Yeni Parti’ye yakın üyelerin tutumunu da önemli hale getiriyor. CHP Sözcüsü ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Müslim Sarı, 23 Eylül’de gazetecilerle yaptığı değerlendirmede İBB’nin iktidarın eline geçmesi riskini gördüklerini söyledi.

Önümüzde gerçekten İBB ile ilgili risk var ve AKP’ye geçmesin diye her türlü özeni gösteriyoruz.

— Müslim Sarı

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ise İBB’de ayrışma yaşanmaması için kendilerine yakın meclis üyelerinin CHP’den istifa etmesini istemediklerini belirterek, “Bir ikilik olmasın da İBB tehlikeye girmesin diye” hareket ettiklerini ifade etti.

Her iki taraf da İBB’nin AKP’ye geçmemesi yönünde pozisyon alsa da CHP ile Yeni Parti arasındaki siyasi gerilimin olası Meclis oylamasına nasıl yansıyacağı belirsizliğini koruyor.

OLASI SEÇİM NASIL YAPILACAK?

Belediye Kanunu’na göre belediye başkanlığı makamının boşalması halinde ilgili ilin valisi, belediye meclisinin on gün içinde toplanmasını sağlıyor. Meclis üyeleri kendi aralarından yeni belediye başkanını seçiyor.

Gizli oylamanın ilk iki turunda üye tam sayısının üçte ikisi aranıyor. Üçüncü turda salt çoğunluk yeterli oluyor. Bu turda da sonuç alınamazsa en çok oy alan iki aday arasında dördüncü tur yapılıyor ve daha fazla oy alan aday belediye başkanı seçiliyor.

Bu nedenle Yargıtay’dan çıkacak olası karar yalnızca İmamoğlu’nun hukuki statüsü açısından değil, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde siyasi çoğunluğun nasıl şekilleneceği açısından da kritik görülüyor.