Dünya Kupası’nda su molası etkisi: Analiz, molalardan sonraki beş dakikada gol artışına işaret ediyor

BBC Dünya Servisi’nin incelediği 100 maçlık analiz, Dünya Kupası’nda zorunlu su molalarının ardından gol sayısında beklenmedik artış olduğunu gösterdi.

12punto

Dünya Kupası 2026’da sıcaklık ve nem nedeniyle tüm maçlarda zorunlu hale getirilen su molaları, bu kez oyunun skor dinamiğine etkisiyle gündemde. BBC Dünya Servisi’nin grup aşamasından çeyrek finallere kadar oynanan 100 maça ilişkin incelediği analiz, molaların hemen ardından gol sayısında beklenenden yüksek bir artış yaşandığını ortaya koydu.

Dünya Kupası’nda su molalarının maç akışına etkisi istatistiklerle incelendi.

FIFA, Kanada, Meksika ve ABD’de düzenlenen turnuvadaki 104 maçın tamamında her iki devrenin ortasında üçer dakikalık su molası uygulanmasını kararlaştırmıştı. Amaç, oyuncuların bunaltıcı hava koşullarında serinlemesini sağlamaktı. Ancak ABD’deki Northeastern Üniversitesi’nden Profesör Brennan Klein’ın değerlendirdiği veriler, bu araların ardından oyunda dikkat çekici bir “beş dakikalık sıçrama” oluştuğunu gösteriyor.

Arjantin, analizde su molalarının ardından en fazla verim alan takımlardan biri olarak öne çıktı.

Analize göre su molalarından sonraki ilk beş dakikalık bölümler, yani maçların 25-30. ve 70-75. dakikaları normal koşullarda daha az gol beklenen zaman aralıkları arasında yer alıyor. Klein, su molaları olmasaydı bu iki bölümde 100 maç genelinde yaklaşık 27 gol beklenebileceğini belirtiyor. Turnuvada ise bu sayı 38’e çıktı.

Bu dönemde 48 takımdan 27’si su molasının ardından gelen beş dakika içinde gol buldu. Verilere göre Arjantin bu süreçten en fazla yararlanan ekiplerden biri oldu; mavi-beyazlılar molalar sonrası üç gol atarken kalesinde gol görmedi. İngiltere ise su molasının hemen ardından yalnızca bir gol kaydetti.

İngiltere, su molalarının hemen ardından yalnızca bir gol buldu.

ŞUT SAYISI DEĞİL, ŞUT KALİTESİ ARTTI

Klein’ın analizindeki dikkat çekici noktalardan biri, gol artışının daha fazla şut çekilmesiyle açıklanamaması. Verilere göre molaların ardından şut sayısında belirgin bir yükseliş olmadı; ancak çekilen şutların kaleyi bulma ihtimali arttı. Klein, “Kale yönüne gönderilen şutlar bu ilk beş dakikada normalden daha kaliteli oluyor. Örneğin kaleye daha yakın noktalardan çekiliyorlar” değerlendirmesinde bulundu.

Analiz, molalardan sonraki kısa bölümde gol beklentisini artıran faktörlere odaklandı.

Su molaları turnuva boyunca tartışmalara da yol açtı. Bazı taraftarlar stadyumlarda molaların duyurulmasını yuhalarken, FIFA oyunun akışını bozmak ve yayıncılar için reklam arası yaratmakla eleştirildi. ABD’li televizyon yayıncılarının bu duraklamalardaki reklamlardan ek 250 milyon dolar gelir elde etmesinin beklendiği belirtiliyor.

Analize göre gol artışı, savunmacıların oyuna hazırlıksız dönmesiyle açıklanamadı.

Buna karşın Klein, verilerin oyunun akışının savunma açısından çöktüğünü göstermediğini söylüyor. “Dakika başına pres aksiyonu” verilerinde artış görülmediği, savunmacıların moladan sonra hazırlıksız yakalandığına dair güçlü bir işaret bulunmadığı aktarıldı. Klein’a göre tablo, savunmaların uyumasından çok hücum oyuncularının moladan sonra daha keskin hale geldiğine işaret ediyor.

Su molalarının ardından hücum oyuncularının daha etkili olup olmadığı tartışılıyor.

Teknik direktörlerin su molalarında oyunculara yoğun şekilde talimat verdiği görülse de analiz, belirli bir teknik adamı bu konuda öne çıkarmıyor. Klein, “Dürüst cevap şu ki, iyi takımlar her dakikada gol atabilir” diyerek verilerin tek başına bir “mola ustası” tarif etmediğini vurguladı.

Arjantin ile İngiltere’nin yarı finalde karşı karşıya geleceği maç öncesi, su molalarının yalnızca oyuncu sağlığı için değil, oyunun ritmi ve gol ihtimali açısından da izlenmesi gereken bir faktöre dönüştüğü görülüyor.