Halk TV’ye kayyım atanması, Türkiye’de medya kuruluşlarına yönelik son bir yıldaki müdahaleleri yeniden tartışmaya açtı. Son gelişmeyle birlikte, çeşitli soruşturmalar ve TMSF kararları kapsamında yönetimi değişen televizyon kanallarının sayısının 10’a çıktığı belirtiliyor.
Süreç, 14 Mart 2025’te yasa dışı bahis ve suç gelirlerinin aklanmasına yönelik soruşturmayla başlamıştı. Erkan Kork’un sahibi olduğu Flash TV’nin de aralarında bulunduğu 23 şirkete el konulmuş; Flash TV, BankPozitif ve PayFix’in yer aldığı şirketlere kayyım atanmıştı.
Ardından Papara’ya yönelik yasa dışı bahis soruşturması kapsamında, şirketin büyük ortağı olduğu Ekotürk TV 11 Ağustos 2025’te Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu yönetimine geçti. Kanalın yönetimi kayyım kararıyla devralındı.
BİR YILDA PEŞ PEŞE KAYYIM KARARLARI
11 Eylül 2025’te Can Holding’e yönelik soruşturma kapsamında 121 şirkete TMSF kayyım olarak atandı. Bu süreçte holding bünyesindeki Habertürk TV, Show TV, Bloomberg HT, HT Spor, Show Türk ve Show Max de kayyım yönetimine geçti. Daha sonra kayyım atanan şirketlerin sahibine iade edildiği, ancak adı geçen kanalların yayın çizgisine ilişkin tartışmaların sürdüğü aktarıldı.
Medya alanında en çok tartışılan kararlardan biri de 24 Ekim 2025’te TELE1 için verildi. TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın “casusluk” soruşturması kapsamında gözaltına alınmasının ardından, kanalın sahibi ABC Radyo Televizyon ve Dijital Yayıncılık AŞ’ye TMSF yönetim kayyımı olarak atandı. Kanal yönetimine İbrahim Paşalı getirildi.
TELE1’den ayrılan gazeteciler Kasım 2025’te internet üzerinden TELE2 Haber adıyla yayın yapmaya başladı. Ancak RTÜK’ün talep ettiği internet lisans bedelinin karşılanamaması nedeniyle bu yayın da kapandı; ekibin yayınlarına TELE3 adıyla devam ettiği belirtildi.
Halk TV’ye kayyım atanması ise yalnızca kanal özelinde değil, medya sahipliği ve basın özgürlüğü tartışmaları açısından da dikkat çekti. Muhalif medya kuruluşlarına yönelik erişim engelleri, lisans süreçleri, yargı soruşturmaları ve tutuklamalar son dönemin en sıcak başlıkları arasında yer alıyor.
Son bir ayda gazetecilerin en az 50 kez hâkim karşısına çıktığı, 17 gazeteci ve medya çalışanının tutuklandığı, haber siteleri ile çok sayıda sosyal medya hesabına erişim engeli getirildiği bildirildi. Kamu görevlilerinin tasfiye sürecindeki fonlardan haksız kazanç elde ettiği iddialarını haberleştiren gazeteciler hakkında da soruşturma başlatıldığı aktarıldı.
Medya kuruluşlarına yönelik kayyım kararları ve erişim engelleri, Türkiye’de basın özgürlüğü alanındaki gerilimi daha da görünür hale getirirken, süreçte yargı, RTÜK ve TMSF kararlarının etkisi tartışılmaya devam ediyor.
Haber Kaynağı : 12punto