Halk TV’nin İstanbul’daki binasına düzenlenen polis baskını, kanalın yayınının durdurulması ve kayyım atanmasına yönelik tepkiler sürüyor. Sol partiler ve demokratik kitle örgütleri, yaptıkları açıklamalarda müdahaleyi basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına yönelik bir adım olarak değerlendirdi.
SOL Parti, Türkiye İşçi Partisi (TİP), Emek Partisi (EMEP), Türkiye Komünist Partisi (TKP), Halkın Kurtuluş Partisi (HKP), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ve İnsan Hakları Derneği (İHD), Halk TV çalışanlarıyla dayanışma mesajı verdi.
Açıklamalarda, operasyonun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun İBB davasında savunma yapacağı gün gerçekleşmesine de dikkat çekildi. Kurumlar, iktidarın muhalif medya ve toplumsal muhalefet üzerindeki baskıyı artırdığını savundu.
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ VE HABER ALMA HAKKI VURGUSU
SOL Parti, Halk TV ile dayanışma içinde olduklarını belirterek “Gün dayanışma, gün birlik, gün mücadele günüdür” açıklamasını yaptı. Parti, müdahaleyi muhalefet alanlarını daraltmaya yönelik bir hamle olarak nitelendirdi.
TİP ise kayyım atanması ve binaya polis zoruyla girilmesini “medyayı abluka altına alma girişimi” olarak değerlendirdi. Açıklamada, gazetecilere yönelik baskıların halkın haber alma hakkını hedef aldığı belirtilerek, “Özgür basın mücadelemizi sürdüreceğiz” denildi.
EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, operasyonun zamanlamasına işaret ederek iktidarın basın özgürlüğünü boğduğunu ve halkın haber alma hakkını gasp ettiğini savundu. Aslan, daha önce Tele 1’e kayyım atanması, T24’ün kapatılması ve bazı basın kuruluşlarının sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirilmesi gibi uygulamaları da hatırlattı.
TKP, Halk TV’ye kayyım atanmasını yalnızca medya alanına dönük bir müdahale olarak değil, iktidarın iç ve dış politikadaki sıkışmışlığının sonucu olarak yorumladı. Parti açıklamasında, “Ne baskı ve sansür mekanizmalarınız ne de yanı başınızda yarattığınız medya imparatorluğu toplumu susturmaya yetecek” ifadeleri yer aldı.
HKP, Halk TV emekçilerinin yanında olduğunu duyururken; KESK, müdahalelerin birbirinden bağımsız olmadığını ve toplumsal muhalefeti susturmayı hedefleyen bir politikanın parçası olduğunu savundu.
İHD de açıklamasında basın özgürlüğü ile demokratikleşme arasındaki ilişkiye dikkat çekti. Dernek, eleştirel seslerin susturulmasının demokratikleşme iradesinin inandırıcılığını zedelediğini belirterek operasyonun zamanlamasının “düşündürücü” olduğunu ifade etti.
Haber Kaynağı : 12punto