Hewlett Packard Enterprise (HPE), uzay görevlerinde veri aktarımı ve gecikme sorununu azaltmak için geliştirdiği kompakt süper bilgisayarı Ay’a göndermeye hazırlanıyor. Spaceborne Computer-4 (SBC-4) adı verilen sistemin, 2026’nın sonlarında NASA programı kapsamında Ay’ın Güney Kutbu’nda test edilmesi planlanıyor.
Ay yüzeyinde elde edilen yüksek çözünürlüklü görüntüler, haritalar ve sensör verileri büyük dosyalar oluşturuyor. Bu verilerin tamamının Dünya’ya gönderilmesi hem zaman alıyor hem de sınırlı iletişim kapasitesi nedeniyle görevlerde darboğaz yaratabiliyor. SBC-4’ün amacı, ham veriyi bulunduğu yerde işleyerek Dünya’ya yalnızca görev açısından önemli sonuçları iletmek.

KOMPAKT VE FANSIZ TASARIM
Uzayda kullanılan bilgisayarlar genellikle özel korumalarla güçlendirilmiş, büyük ve karmaşık sistemler olarak tasarlanıyor. SBC-4 ise standart bir ekran kartı büyüklüğünde, fansız ve kompakt yapısıyla bu yaklaşımın dışında konumlanıyor.
Sistemin ana işlemcisine ilişkin marka ve teknik özellikler henüz açıklanmadı. Görevin riskleri nedeniyle bu bilgilerin, bilgisayarın güvenilir biçimde çalıştığı doğrulanana kadar paylaşılmayacağı belirtiliyor. Projede bu donanım için “gizemli silikon” ifadesi kullanılıyor.
Depolama tarafında ise dikkat çekici bir tercih var: SBC-4’te teknoloji mağazalarında bulunabilen standart SSD’ler kullanılıyor. Donanımı ağır fiziksel zırhlarla korumak yerine yazılımsal yedekleme öne çıkıyor. Buna göre disklerden birinde sorun yaşanması halinde sistemin diğer kopya üzerinden çalışmayı sürdürmesi hedefleniyor.

ISIYI KORUMA UNSURU OLARAK KULLANACAK
Ay yüzeyindeki radyasyon, uzun süren dondurucu geceler ve sıcaklık değişimleri elektronik bileşenler için ciddi risk oluşturuyor. SBC-4, sıcaklık ya da voltaj değerleri tehlikeli seviyelere ulaştığında çalışma hızını düşürerek kendini korumaya alabilecek şekilde tasarlandı.
Bilgisayarın yoğun işlem sırasında ürettiği ısı da görevde ek bir işleve sahip olacak. Bu ısının, uzay aracındaki diğer elektronik bileşenlerin uygun sıcaklık aralığında tutulmasına katkı sağlaması bekleniyor. Böylece sistem yalnızca veri işlemekle kalmayacak, bulunduğu platformun soğuk koşullara karşı korunmasına da yardımcı olacak.

SBC-4 üzerinde lazerle çevre tarama ve yapay zekâ destekli metin okuma gibi işlemlerin yapılması planlanıyor. Bu yaklaşım, uzay araçlarının bazı kararlar için Dünya’dan yanıt beklemek zorunda kalmadan daha hızlı veri değerlendirmesi yapabilmesini sağlayabilir.
Sistemin başarılı olması halinde Ay ve derin uzay görevlerinde “veriyi Dünya’ya taşıma” yerine “veriyi yerinde işleme” yaklaşımının daha fazla öne çıkması bekleniyor. Bu da özellikle iletişim kapasitesinin sınırlı olduğu görevlerde hem zaman hem de bant genişliği açısından önemli avantaj sağlayabilir.
Haber Kaynağı : 12punto