ABD’de 3 Kasım’da yapılan ara seçimlerde Cumhuriyetçilerin Kongre’nin iki kanadındaki çoğunluğu kaybetmesi, İran’da dikkat çekici açıklamalarla karşılandı. Tahran yönetimi, Demokratların Senato ve Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu elde etmesini Amerikan seçmeninin hem ekonomik koşullara hem de İran savaşına tepkisi olarak yorumladı.
İran Meclis Başkanı ve ABD ile yürütülen müzakerelerde Tahran’ın baş temsilcisi olan Muhammed Bakır Kalibaf, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede, Amerikalıların sandıkta savaşa karşı mesaj verdiğini savundu. Kalibaf, “Vicdanları nedeniyle ya da hayat pahalılığı yüzünden Amerikalılar savaşa hayır dedi. Biz de bu mesajı destekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Kalibaf, Washington yönetiminin kamuoyundan gelen tepkiyi dikkate alması gerektiğini belirterek ABD’nin İran’a yönelik yeni bir saldırısının seçimlerde ortaya çıkan mesajla çelişeceğini öne sürdü.
HAMANEY’DEN TAVİZ MESAJI
İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney de seçimlerin ardından yayımladığı yazılı açıklamada ABD’ye yönelik sert ifadeler kullandı. Hamaney, Washington’ın İran karşıtı tutumunun iktidardaki partiye göre değişmediğini savunarak ABD karşısında geri adım atılmaması gerektiğini belirtti.
Hamaney, “ABD, hegemonyasının sonunu uzak görüyor. Biz ise yakın görüyoruz” dedi. İran liderinin açıklamaları, Tahran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolü ve savaşın sona erdirilmesine ilişkin koşullarında taviz vermeyeceği şeklinde değerlendirildi.
Buna karşın Tahran’da, Trump yönetiminin seçim yenilgisini telafi etmek amacıyla askeri gerilimi yeniden tırmandırabileceği endişesi de gündemde. Reuters’a konuşan iki üst düzey İranlı kaynak, Demokratların seçim başarısının olumlu karşılandığını ancak olası bir askeri hamle ihtimalinin güvenlik birimlerini alarmda tuttuğunu söyledi.
Kaynaklara göre İranlı yetkililer, Trump’ın siyasi konumunu güçlendirmek için yeni bir saldırı seçeneğini değerlendirebileceğini düşünüyor. Bölgedeki arabulucuların da çatışmaların yeniden şiddetlenmesini önlemek için diplomatik temaslarını artırdığı aktarıldı.
SAVAŞIN SEÇİM GÜNDEMİNE ETKİSİ
ABD ve İsrail’in 28 Şubat 2026’da İran’a yönelik saldırılar başlatmasının ardından çatışmalar, İran’ın İsrail’e ve Körfez ülkelerindeki ABD üslerine verdiği karşılıkla bölgesel bir krize dönüşmüştü. Lübnan’da Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalar ve Yemen’deki İran destekli Husilerin Suudi Arabistan’daki hedeflere saldırıları, savaşın etkisini daha geniş bir alana yaydı.
Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapattığını açıklaması deniz taşımacılığında aksamalara yol açarken, petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki artış ABD’de ara seçim kampanyasının önemli başlıklarından biri oldu. Demokratlar, akaryakıt fiyatları ve hayat pahalılığını Trump yönetiminin İran politikasına bağlayan bir kampanya yürüttü.
Trump ise seçimlerden önce yaptığı açıklamalarda askeri operasyonların yeniden başlayabileceği ihtimalini dışlamamıştı. Fox News’e konuşan Trump, seçim sonuçlarında İran savaşının etkili olmuş olabileceğini kabul etmekle birlikte, Amerikan halkının İran’a karşı atılan adımların önemini anladığını savundu.
ABD’deki sonuçlar İran basınında da geniş yer buldu. Bazı yayın organları seçimleri, 1979’da Tahran’daki ABD Büyükelçiliği’nin işgal edilmesinin yıl dönümüyle birlikte ele aldı. Muhafazakâr Jam-e Jam gazetesi ise sonuçları “Trumpizmin alacakaranlığı” başlığıyla duyurdu.
Tahran’da çarşamba günü düzenlenen devlet destekli anma gösterilerinde de ABD seçimleri gündeme geldi. İran yönetimi, savaşın sona erdirilmesine ilişkin müzakerelerde Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü koruma konusundaki ısrarını sürdürüyor.
Haber Kaynağı : 12punto