TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, soL TV’de yayımlanan “Komünist Bakış” programında Avrupa’da son dönemde sokağa taşan protesto dalgasını değerlendirdi. Gazeteci İrem Yıldırım’ın sorularını yanıtlayan Okuyan, farklı ülkelerde öne çıkan talepler değişse de eylemlerin ortak zemininde kapitalizmin yarattığı adaletsizliklere tepki olduğunu söyledi.
Fransa’nın toplumsal mücadeleler açısından tarihsel önemine işaret eden Okuyan, ülkede hayat pahalılığı, yoksulluk, eğitim maliyetleri ve barınma sorununun iç içe geçtiğini belirtti. Okuyan’a göre Fransa’daki hareket henüz açık biçimde düzen karşıtı bir hatta oturmuş değil ancak bu yöne doğru ilerleyen bir dinamik taşıyor.
Okuyan, İspanya, Portekiz, İtalya ve Yunanistan gibi ülkelerde de farklı başlıkların öne çıktığını; buna karşın barınma, eğitim ve yoksulluğun temel sorunlar olarak belirginleştiğini ifade etti. Avrupa’da büyük sermaye gruplarının zorlu bir dönemden geçmediğini savunan Okuyan, buna rağmen toplumun geniş kesimlerinin yaşam standartlarındaki düşüşe tepki verdiğini dile getirdi.
“DÜZENİ SORGULAMAYAN SOL ANLAYIŞ ÇÖKTÜ”
Programda Avrupa soluna ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Okuyan, son 30-40 yılda düzeni sorgulamaktan uzaklaşan sol anlayışın ciddi bir tıkanma yaşadığını söyledi. Podemos ve Syriza örneklerini anan Okuyan, geniş halk kesimlerinin “farkında olmadan kapitalizmi sorgulayan tepkiler” verdiğini belirtti.
Okuyan, Fransa’da Jean-Luc Mélenchon’un Macron yönetimine karşı bir enerji yaratabildiğini ancak bu hareketliliği düzen karşıtı bir hatta taşıyamadığını savundu. Avrupa’daki eylemlerin siyasi dengeleri etkileyebileceğini belirten Okuyan, bu sürecin solun kendi temellerine dönmesi açısından fırsat yarattığı görüşünü dile getirdi.
Gözüken o ki, Avrupa’daki eylemler sola kaçmaya başladı. Değişik örgütler var. Hepsinin ortak özelliği kapitalizm karşıtı tutum alınması.
Okuyan, Avrupa’da sağın yükselişinin de artık bütün aktörler tarafından hesaba katıldığını söyledi. Fransa’da Marine Le Pen’in olası seçim performansına değinen Okuyan, sağ iktidarların da mevcut toplumsal gerilimleri ortadan kaldıracak bir çözüm üretmekte zorlanacağını savundu.
Kapitalizmin kâr oranlarını korumak için emeği ve kamusal alanı daha fazla baskılamaya yöneldiğini öne süren Okuyan, yapay zeka, otomasyon ve savaş hazırlıklarının bu tabloyla birlikte düşünülmesi gerektiğini söyledi. Avrupa’nın hızla silahlandığını belirten Okuyan, silahlanma maliyetinin yoksul mahallelerin sırtına yüklendiğini ifade etti.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin gençlere yönelik “Fransa’ya özenmeyin” uyarısının hatırlatılması üzerine Okuyan, Türkiye’de de konut sorunu, yoksulluk ve yolsuzluk tartışmalarının bulunduğunu söyledi. Okuyan, bu tür toplumsal hareketlerin dış güçlerle açıklanamayacağını belirterek asıl etkenin kapitalizmin kendisi olduğunu savundu.
Yurttaşların en temel sorumluluğu bu düzenin kaynağı olan adaletsizliğe, eşitsizliğe tepki vermektir. Yurtseverliğin kriteri budur.
Yoksulların öfkesinin yalnızca Avrupa ile sınırlı olmadığını söyleyen Okuyan, Latin Amerika ve Hindistan gibi bölgelerde de benzer dinamiklerin görüldüğünü belirtti. “Avrupa sınıf mücadelelerinin merkezidir” diyen Okuyan, Almanya ve İngiltere’deki gelişmelerin de belirleyici olabileceğini ifade ederek 2027’nin Avrupa ve dünya siyaseti açısından dikkat çekici bir yıl olacağını söyledi.
Haber Kaynağı : 12punto