CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, fon krizinde mağdur olduğu belirtilen yatırımcıların önemli bir bölümünün satış emri verdiği halde parasını alamayan kişilerden oluştuğunu söyledi. Akay, bu gruptaki yatırımcı sayısının Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) yetkililerince kendilerine yaklaşık 203 bin olarak aktarıldığını belirtti.
Akay’ın açıklamasına göre söz konusu yatırımcılar, 17 Eylül saat 13.30’dan önce satış emri verdi ancak ödemelerini alamadı. Akay, buna rağmen bu alacakların tasfiye sürecine dahil edildiğini ifade ederek resmi ve ayrıntılı açıklama yapılması çağrısında bulundu.
TEFAS verileri üzerinden yaptıkları incelemeye işaret eden Akay, satış emri verip ödeme alamayan yatırımcıların alacak büyüklüğünün yaklaşık 280 milyar TL olabileceğini öne sürdü. Akay, “Kişi sayısı ne kadardır? Parasal büyüklüğü ne kadardır? Cevap yok” diyerek sürecin şeffaf yürütülmesi gerektiğini söyledi.
ALACAKLARIN TASFIYEYE BIRAKILMASI TARTIŞMASI
Akay, Sermaye Piyasası Kanunu’nun 79’uncu maddesine dikkat çekerek satış emrinin ardından takasın kesinleşmesiyle yatırımcının fondan alacağının doğduğunu savundu. Bu nedenle “fiyat oluşmadığı” ya da fonun temerrüde düştüğü gerekçesiyle alacakların tasfiyeye bırakılmasının hukuken tartışmalı olduğunu belirtti.
Fonların tasfiyeye alınması halinde varlıkların nakde çevrilerek yatırımcılara payları oranında ödeme yapılacağını hatırlatan Akay, tahsil edilecek tutarın alacakları karşılamaya yetmeyebileceğini dile getirdi. Akay, yatırımcıların “alacaklarının önemli bir bölümünü alamama riskiyle” karşı karşıya kalabileceğini söyledi.
Akay, mevcut uygulamanın hukuka aykırı olduğu görüşünü savunarak yatırımcıların yargıya başvurması halinde ana paranın yanı sıra faiz ve yargılama giderlerinin de gündeme gelebileceğini ifade etti. “Bu mağdurlar dava açtığı takdirde faizi ile beraber bu paralarını geri alırlar. Kanun böyle” diyen Akay, olası yükün kamu kaynaklarına yansıyabileceğini kaydetti.
Küçük tasarruf sahiplerine ödeme önceliği verilmesine karşı olmadıklarını belirten Akay, nitelikli yatırımcılar ile satış emri verip parasını alamayan yatırımcıların haklarının da korunması gerektiğini söyledi. Akay, gerçek mağdurların ana parasının ve tasfiye tarihine kadar hesaplanan enflasyon farkının ödenmesi gerektiğini savundu.
Manipülatif işlemlere bilinçli şekilde katılan kişilerle habersiz şekilde yatırım yapanların ayrıştırılması gerektiğini söyleyen Akay, denetleyici kurumlara da hesap verme çağrısı yaptı. SPK, BDDK, Takasbank, TEFAS ve Borsa İstanbul’un süreçteki sorumluluğunun araştırılması gerektiğini belirten Akay, Devlet Denetleme Kurulu incelemesinin de bir an önce sonuçlandırılmasını istedi.
Akay, fon işlemlerinden yüksek kazanç elde ettiği belirlenen kişilerden “gönüllü” ödeme alınmasına dayalı yöntemin yeterli olmayacağını savundu. Bu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulması, hukuki çerçevede mal varlıklarının incelenmesi ve elde edilecek tutarların mağdur ödemelerinde kullanılması gerektiğini söyledi.
Kamu kurum ve kuruluşlarının fonlardaki varlıklarının da açıklığa kavuşturulmasını isteyen Akay, fon krizinin TBMM’de araştırılması için komisyon kurulması gerektiğini belirtti. Akay, kamuoyunun tahsilat, el konulan varlıklar ve ödeme süreci hakkında düzenli biçimde bilgilendirilmesi çağrısında bulundu.
Haber Kaynağı : 12punto