Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
51,3083
Dolar
Arrow
44,7652
İngiliz Sterlini
Arrow
59,4247
Altın
Arrow
6587,3525
BIST
Arrow
10.729

İran krizinde piyasalar nasıl etkilenecek?

ABD Merkez Bankası, faiz oranlarını sabit bırakarak bekle-gör politikasını sürdürdü. İran kaynaklı jeopolitik gelişmeler, finans piyasalarında yön arayışını güçlendirdi.

İran krizinde piyasalar nasıl etkilenecek?

ABD Merkez Bankası (Fed), politika faizini değiştirmeyerek yüzde 3,50-3,75 bandında koruma kararı aldı. Kararın ardından piyasalarda, başta İran’da derinleşen savaş olmak üzere jeopolitik gelişmeler nedeniyle ekonomik görünümdeki belirsizlik öne çıktı. Fed Başkanı Jerome Powell, faizlerin geleceğine ilişkin farklı senaryoların masada olduğunu fakat bir sonraki adımın faiz artırımı olması ihtimalinin temel senaryo olarak görülmediğini vurguladı.

JEOPOLİTİK GERİLİM FED’İN POLİTİKA YOLUNDA BELİRSİZLİĞİ ARTIRIYOR

Son dönemde İran merkezli kriz ve artan enerji fiyatları, dünya ekonomilerinin kırılganlıklarını öne çıkarırken, bu durum ABD Merkez Bankası’nın orta vadeli politika yolunu net şekilde belirlemesini zorlaştırıyor. Mizuho Securities’te ekonomist Vishnu Varathan, mevcut ortamı “son derece düşük öngörülebilirlik, yüksek volatilite” olarak niteledi.

Çatışmaların enerji fiyatlarını yükseltmesi ve bunun enflasyona yansıması, Fed’i temkinli bir hatta zorluyor. Analistlerin genel beklentisi, Fed’in büyük sürprizler dışında yıl içinde sınırlı faiz indirimlerini gündem yapabileceği yönünde.

ING, Fed’in 2026'da eylül ve aralık aylarında iki kez 25 baz puanlık faiz indirimi gerçekleştireceğini tahmin ediyor. Bu öngörüye göre, ABD Doları kısa vadede enerji fiyatlarındaki oynaklığa ve risk iştahındaki dalgalanmalara daha fazla bağımlı kalacak. Ancak yılın ilerleyen dönemlerinde olası faiz indirimlerinin doları zayıflatabileceği görüşü hakim.

BBVA Research’ün yayımladığı değerlendirme raporunda ise, Fed’in karar metninde İran’daki savaşa ve artan belirsizliklere vurgu yaptığı aktarıldı. Kurum, parasal gevşemenin planlanandan önce gündeme gelebilmesi için işgücü piyasasında ciddi bir zayıflama veya mal enflasyonunda sert bir gerileme yaşanması gerektiğini belirtiyor. BBVA analistleri, İran’daki çatışmanın hızlı çözülmesinin Fed’in gevşeme sürecini destekleyici bir gelişme olacağına işaret ediyor.

Raporda, Fed’in politika faizini bu yıl iki adımla %3,00-%3,25 bandına çekebileceği tahmini paylaşıldı; güncellenen projeksiyonlarda enflasyon üzerindeki etkinin öne çıkması bekleniyor. “Fed’in temkinli tutumu devam ediyor, kısa vadede faiz indirimi için aciliyet bulunmuyor” ifadeleri değerlendirmede yer aldı.

“ENDİŞE ETMEYİN” MESAJI 

JPMorgan Investment Management’dan Bob Michele, Fed’in artan petrol fiyatları ve İran’daki savaş nedeniyle piyasalara “endişe etmeyin” mesajı verdiğine dikkat çekti. Bloomberg’e konuşan Michele, “Bize endişe etmeyin diyorlar” ifadesini kullandı. Ancak, kendisinin fiyatlar ve işgücü piyasası üzerindeki etkileri konusunda kuşkulu olduğunu belirterek, “enflasyon ve nihayetinde iş gücü piyasası üzerinde gerçek bir etki olacağını” ekledi.

Michele ayrıca, Fed Başkanı Jerome Powell’ın görev süresiyle ilgili belirsizliğin sürdüğünü, ara seçimler sonrasına dek görevde kalmasının istikrar sağlayıcı etkisi olacağını düşündüğünü açıkladı.

ESKİ FED BAŞKAN YARDIMCISINDAN DEĞERLENDİRME

Fed’in geçmiş yöneticilerinden Richard Clarida da mevcut enflasyon sürecini yorumladı. Clarida, Fed’in yüksek enflasyonun kalıcılığı konusunda kesin bir bilgiye sahip olmadığını vurgulayarak, “Kısa cevap şu ki, Fed dahil hiç kimse bilmiyor” dedi.

Clarida, Fed’in genel duruşunu “güvercin” ve “yapıcı” olarak nitelerken, jeopolitik risklerin enflasyon görünümüne etkisini önemli bir faktör olarak gördüğünü belirtti. Ayrıca, yapay zekadaki ilerlemeler gibi teknolojik değişimlerin de Fed’in değerlendirmeleri arasında yer aldığını sözlerine ekledi.

ABD Merkez Bankası’nın para politikasında kısa vadede temkinli bir tutum sergilemeye devam etmesi, yılın geri kalanında oldukça sınırlı bir gevşeme döngüsünü olası kılıyor. Ancak küresel jeopolitik gelişmeler ve iç ekonomik dinamikler, para politikasındaki yön arayışının değişmeye devam edeceğine işaret ediyor.


Haber Kaynağı : 12punto

Wodo Network