Küresel petrol piyasalarında jeopolitik risklerin etkisi yeniden belirginleşti. Orta Doğu’da tırmanan gerilim, Rusya-Ukrayna savaşının arz güvenliği üzerindeki baskısı, Hürmüz Boğazı çevresinde ticari gemileri hedef alan saldırılar ve ABD ile İran arasındaki diplomatik belirsizlik fiyatları yukarı çekti.
Bu ay yüzde 10’dan fazla değer kazanan petrol fiyatları, ABD ile İran arasında çatışmaları sona erdirecek bir anlaşmanın yakın olduğuna ilişkin haberlerin yalanlanmasının ardından yeniden yükselişe geçti. Ham petrol fiyatları son gelişmelerle beş ayın en yüksek seviyelerine yaklaştı.
Brent petrol vadeli işlemleri, TSİ 07.40 itibarıyla yüzde 1,3 artışla varil başına 110,25 dolara ulaştı. ABD Batı Teksas türü ham petrolün (WTI) fiyatı da 1,36 dolar yükselerek 99,03 dolara çıktı.
PİYASADA ANA RİSKLER
Petrol fiyatlarındaki dalgalanmada diplomasi başlığı öne çıkıyor. Bir önceki işlem gününde İran Cumhurbaşkanı’nın Pakistan ordusu komutanıyla Tahran’da yaptığı görüşmede arabuluculuk girişimlerinin ele alınması, piyasalarda anlaşma beklentisini güçlendirmiş ve fiyatlarda geri çekilmeye yol açmıştı. Ancak Washington ile Tahran arasında yakın bir uzlaşma sağlanabileceği yönündeki haberlerin bir diplomat tarafından yalanlanması, bu iyimserliği sınırladı.
DBS Enerji Araştırmaları Başkanı Suvro Sarkar’a göre son dönemde petrol piyasasında belirgin fiyat dalgalanmaları yaşanıyor. Yatırımcıların kâr satışları ve Katar ya da Pakistan’ın arabuluculuğunda uzlaşma sağlanabileceği beklentisi fiyat hareketlerinde etkili olurken, diplomatik çözümün kesinleşmemesi belirsizliği artırıyor.
İran merkezli Nournews’in salı günü yayımladığı habere göre Tahran yönetimi, talepleri karşılanmadan ABD ile görüşmelere başlanmayacağını Pakistan ordusu komutanına iletti. Haberde Katar’dan bir heyetin de Tahran’a ulaştığı bilgisi yer aldı. Bu gelişmeler, müzakerelerin hangi takvimde ilerleyeceğine ilişkin soru işaretlerini büyüttü.
Arz tarafında ise deniz taşımacılığına yönelik tehditler yakından izleniyor. Gemi takip şirketi Kpler, son iki haftada en az 18 gemi saldırısının kayda geçtiğini bildirdi. LSEG analistleri, saldırıların Hürmüz Boğazı dışına taşarak Umman Körfezi’ne kadar uzanan alanlardaki tankerleri de kapsadığını belirtiyor.
Analistlere göre saldırılar yalnızca petrol tankerlerinin güvenliğini değil, Körfez’den ham petrol yüklemelerini ve bölgedeki gemiden gemiye petrol transferlerini de tehdit ediyor. Orta Doğu’dan petrol akışının savaş öncesi seviyesinin yaklaşık yüzde 80’ine ulaşmasına rağmen, Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik sorunları ve ABD-İran hattındaki diplomatik çıkmaz enerji piyasalarında arz güvenliği endişesini gündemde tutuyor.
ABD’de petrol stoklarına ilişkin veriler de fiyatlamalarda takip edilen başlıklar arasında. Amerikan Petrol Enstitüsü’nün (API) ham petrol ve petrol ürünleri stoklarında düşüşlerin sürdüğüne işaret eden verileri, piyasadaki arz kaygılarını destekleyen unsurlardan biri olarak değerlendiriliyor.
Haber Kaynağı : 12punto