Prof. Dr. Hakan Kara’dan Merkez Bankası’nın beklenti yönetimine eleştiri
Ekonomist Prof. Dr. Hakan Kara, Merkez Bankası'nın politika yönünün doğru olmasının, beklentileri yönetmekte tek başına yeterli olmadığını vurguladı.
Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) eski başekonomisti Prof. Dr. Ali Hakan Kara, ekonomi yönetiminin piyasadaki beklentileri yönetmedeki güçlüklerine dikkat çekti. Kara, yaptığı açıklamada, yaşamdan bir örnekle TCMB’nin mevcut politikalarını değerlendirdi.
Sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapan Prof. Dr. Kara, yalnızca doğru yönde hareket etmenin amaca ulaşmak için kifayetli olmadığını belirtti. Beklenti yönetiminde “doğru yolda olmak” ifadesinin toplumu ikna etmeye yetmediğini ifade eden Kara, şu benzetmeyi kullandı:
“Ekonomi yönetiminin enflasyon hedefine ulaşamadık ama ‘yön doğru’ söylemi beklentileri yönetmede pek işe yaramıyor. Diyelim ki havaalanına gidiyorum, uçağın kalkmasına 40 dakika var ama navigator varışı 50 dakika gösteriyor. Bu durumda ‘gidiyorum işte yönüm doğru’ demenin bir manası var mı?”
Ekonomistler tarafından sık sık gündeme getirilen beklenti yönetiminin önemine işaret eden Kara, sadece politikaların gidiş yönünü savunmanın, sonuç üretemediği sürece toplumsal inancı zayıflattığını ima etti.
Kara'nın açıklamaları, son dönemde TCMB'nin enflasyon hedefleriyle reel gerçekleşmeler arasındaki farkın tartışıldığı ortamda, para politikasının sadece yön değil, zamanlama ve etkinlik açısından da sorgulanmasına yol açtı.
Haber Kaynağı : 12punto
Çok Okunanlar
YSK’ya 'CHP’nin Genel Başkanı kim' diye soruldu... İşte cevap...
Özgür Özel'den 'dokunulmazlık dosyası' açıklaması
Dünya Kupası'nda bu kez güvenlik krizi
MKTV, Müslim Sarı ve zorunlu bir yazı
İSO 500 verilerinin ekonomi politiği
Asıl soru: 'Nereye gidiyoruz' değil, 'ne yapacağız' ve hangi planla?
Özgür Özel'in programı belli oldu
Kaçırılan İBB Genel Müdür Yardımcısı'ndan işkence açıklaması
İYİ Partili Çömez, 'TBMM adına utanç gecesi' notuyla tepkisini gösterdi
Akıllı otomobillerin kusurlu zekâsı: Geri çağırmalar neden artıyor?