The Economist’ten fon krizi uyarısı: Türk ekonomisi için tehlike çanları çalıyor
The Economist, yatırım fonu krizinin Borsa İstanbul’da sert kayba yol açtığını ve MSCI nezdinde Türkiye’nin statüsünü riske attığını yazdı.
The Economist, Türkiye sermaye piyasalarında yaşanan yatırım fonu krizini mercek altına aldığı analizinde, sürecin yalnızca bazı fon ve hisselerle sınırlı kalmayıp ülkenin küresel piyasalardaki konumuna ilişkin tartışmaları da yeniden gündeme taşıdığını yazdı.
Derginin “Türkiye’nin yatırım fonu fiyaskosu” başlıklı analizinde, bazı hisse senetleri ve portföy yönetim şirketleri üzerinden oluşan mekanizmanın çöküşüne dikkat çekildi. Yazıda, Tera Portföy’ün ana fonunun üç yılda yüzde 60 binin üzerinde değer kazandığı, Destek Finans Faktoring hisselerinin de halka arzdan sonraki 17 ay içinde yüzde 7 bin yükselerek Borsa İstanbul’un en büyük ikinci şirketi konumuna çıktığı hatırlatıldı.
The Economist, söz konusu fiyat hareketlerinin “gerçek olamayacak kadar iyi” göründüğünü belirterek, balonun patlamasının ardından önce bazı portföy yönetim şirketlerinin yatırımlarını nakde çevirmek isteyen yatırımcılara ödeme yapamadığını, daha sonra da bazı şirketlerin yürüttüğü iddia edilen ve bir yetkilinin “Ponzi benzeri” olarak nitelediği yapılara ilişkin ayrıntıların ortaya çıktığını aktardı.
BORSA İSTANBUL’DA SERT KAYIP
Analizde, krizin Borsa İstanbul üzerindeki etkisinin hızlı ve sert olduğu vurgulandı. Buna göre Borsa İstanbul ana endeksi 16 Eylül’de yüzde 5’in üzerinde geriledi; çalkantının ilk iki gününde piyasa değerinden yaklaşık 30 milyar dolar silindi.
Dergi, Sermaye Piyasası Kurulu’nun ağustos sonunda tekil hisselerde yoğunlaşmayı sınırlandıran yeni kurallar getirmesinin ardından fon yöneticilerinin düzenlemelere uyum sağlamak için hızlı satışlara yöneldiğini, bunun da piyasalardaki baskıyı artırdığını kaydetti.
The Economist’in aktardığına göre SPK, toplam varlık büyüklüğü yaklaşık 18 milyar dolar olarak tahmin edilen 131 yatırım fonunun tasfiyesine karar verdi. En az 450 bin bireysel yatırımcının ise varlıklarını geri alabilmek için uzun süre bekleme ve birikimlerinin bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğu belirtildi.
Analizde en dikkat çekici başlıklardan biri de Türkiye’nin MSCI sınıflandırmasındaki yeri oldu. Dergi, MSCI’ın haziran ayında piyasa aksaklıklarına karşı yeterli adım atılmaması halinde Türkiye’nin “gelişmekte olan piyasa” statüsünden “sınır piyasa” kategorisine düşürülebileceği yönünde sinyal verdiğini hatırlattı.
The Economist, böyle bir senaryoda Türkiye’nin Romanya ve Tunus gibi daha küçük ölçekli ekonomilerle aynı kategoride değerlendirilebileceğini savundu. Analizde, bu riskin sermaye piyasalarına duyulan kurumsal güven açısından önem taşıdığı vurgulandı.
Krizin makroekonomik dengelere yayılıp yayılmadığı konusunda ise daha temkinli bir tablo çizildi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 18 Eylül’de yaptığı “Sistemik risk yok” açıklamasına yer verilen analizde, yabancı kurumsal yatırımcıların da genel olarak bu değerlendirmeyi paylaştığı belirtildi.
Aberdeen portföy yöneticisi Viktor Szabo, dergiye yaptığı değerlendirmede “Bu durum ekonominin geneline yayılmıyor” ifadelerini kullandı. Analizde ayrıca, yatırımcıların borsadan çıkan fonları döviz yerine yüksek faizli Türk lirası mevduat hesaplarına yönlendirmesinin kur üzerindeki baskıyı sınırladığı, ancak finans piyasalarına yönelik güven kaybının belirginleştiği ifade edildi.
Haber Kaynağı : 12punto
Çok Okunanlar
Netanyahu BM’de çağrı cihazı gösterdi
Fon soruşturmasında 11 tutuklama daha
Milletimiz 'Casus Belli'nin ne olduğunu bilmediğinden mi Yunanistan coştu?!
Fon krizi göz göre göre mi geldi? Kasa kazanırken kim kazandı?
Berlin ve Avrupa'da sol aramak: Yok ki!
Little Amerika
Çelik’ten Netanyahu’ya sert tepki
Mansur Yavaş’ın CHP’den istifası sonrası butlan yönetiminden tepkiler sürüyor
Suudi Arabistan’dan Türkiye ve Pakistan’a ‘acil’ savunma toplantısı çağrısı
Aralarında eski MASAK Başkan Yardımcısı da var!