Türkiye’de saat pazarı büyümesini sürdürüyor. 10 Ekim Dünya Saatçilik Günü dolayısıyla Tüm Saatçi İş Adamları Derneği (TÜSAD) verilerinden derlenen bilgilere göre, ülkede yıllık saat satışının 7,5-8 milyon adet aralığında olduğu tahmin ediliyor. Pazar büyüklüğünün ise 2025 itibarıyla yaklaşık 1,5 milyar dolara ulaştığı belirtiliyor.
Sektör temsilcilerine göre Türkiye, hem hediye alışkanlıkları hem de marka hikâyelerine duyulan ilgi nedeniyle saat açısından canlı pazarlardan biri. TÜSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Aydın, Türkiye’de saatin kadınlar ve erkekler arasında ilgi gördüğünü belirterek, “Bu nedenle Türkiye iyi pazarlardan bir tanesi” değerlendirmesini yaptı.
İTHALATTA İSVİÇRE AĞIRLIĞI
Türkiye’nin saat ithalatı 2025’te bir önceki yıla göre yüzde 14,7 artarak 525,4 milyon dolara çıktı. İthalatın bu yıl sonunda 600 milyon dolar civarında gerçekleşmesi bekleniyor. Aynı dönemde ithal edilen saat adedi yüzde 1,5 artışla 7,57 milyona ulaştı.
İthalatta değer bazında en büyük pay İsviçre’nin oldu. 2025 verilerine göre İsviçre’den yapılan alımlar, toplam ithalatın değer olarak yüzde 71,3’ünü, adet bazında ise yüzde 6,8’ini oluşturdu. Bu tablo, yüksek fiyatlı segmentte İsviçre menşeli ürünlerin ağırlığını koruduğunu gösteriyor.
Saat ihracatında da artış kaydedildi. 2025’te ihracat 41,4 milyon dolara yükselirken, ihraç edilen saat miktarı 349 bin 608 adet oldu. Türkiye’de yerli saat üretiminin sınırlı olduğu, satışların büyük ölçüde İsviçre, Çin, Japonya ve Almanya gibi ülkelerden gelen ürünlerle karşılandığı ifade ediliyor.
Aydın, Türkiye saat pazarının 2028’de 2,35 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini söyledi. Ülkede yaklaşık 8 bin saat satış ve tamir mağazası bulunduğunu belirten Aydın, pahalı saatlere talebin özellikle İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya, Adana ve Bursa gibi büyük şehirlerde yoğunlaştığını aktardı.
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Gözlükçülük ve Saatçilik Meslek Komitesi Meclis Üyesi Çağrı Gündoğdu ise tüketici eğilimlerinde iki başlığın öne çıktığını söyledi: vintage olarak adlandırılan eski markalara dönüş ve mikro markalara artan ilgi. Gündoğdu’ya göre küçük atölyelerde üretilen, yenilikçi ve mekanik ağırlıklı koleksiyonlar geleneksel markaları da değişime zorluyor.
Dünya Saatçilik Günü fikrinin Türkiye’den çıktığını belirten Gündoğdu, 10 Ekim seçiminin saat görsellerinde sık kullanılan “10’u 10 geçe” kadran düzeninden ilham aldığını anlattı. Gündoğdu, günün kültürel mirasa dönüşmesi ve UNESCO takvimine girmesi için girişimlerin sürdüğünü de kaydetti.
Sektörün gelecek gündeminde eğitim de var. Bursa’da lise düzeyinde saatçilik eğitiminin başladığını hatırlatan Gündoğdu, ilerleyen dönemde İstanbul’da da benzer bir okul açılmasının hedeflendiğini, ayrıca üniversitelerde teknik mesleki programların sektöre nitelikli personel kazandırabileceğini ifade etti.
Haber Kaynağı : 12punto