Sinem Nazlı Demir
Afganistan’ın başkenti Kabil’de şiddet gördüğü evden Türkiye’ye dönmek için yardım isteyen Cansu Badur, 31 Ekim 2026 Cumartesi günü Türkiye’ye getirildi. Dönüşü, Türkiye’nin Kabil Büyükelçiliği'nin girişimleriyle sağlandı.
Cansu’ya ve Türkiye’deki ailesine ulaşılarak yaşadıkları 12 Nisan’da 12punto’da kamuoyuna taşındı. Sonraki aylarda diplomatik temaslar ve devam eden şiddete ilişkin yardım çağrıları haberleştirildi. Cansu’yla iletişimin ve yetkililer nezdindeki girişimlerin sürdürüldüğü süreçte, konu Meclis gündemine de taşındı. Aylar süren dönüş bekleyişi, 31 Ekim’de sona erdi.

PARASINI GERİ ALMA VAADİYLE AFGANİSTAN’A ÇAĞRILDI
12punto’ya konuşan ağabeyi Alican Badur’un anlatımına göre Cansu, İstanbul Sultangazi’de çalıştığı tekstil atölyesinde Abdul Varsi Ndori ile tanıştı. Ndori, Cansu’ya babasından kalan 80 bin lirayı borç aldı ancak geri ödemedi.
Aile, 2022’de Türkiye’den sınır dışı edilen Ndori’nin, parayı geri vereceğini söyleyerek Cansu’yu Afganistan’a çağırdığını anlattı. Cansu’nun Kabil’e gittikten sonra Ndori ve ailesinin baskı ve şiddetiyle evlendirildiğini, ardından Türkiye’ye dönemediğini belirtti.
ŞUBATTA BÜYÜKELÇİLİĞE SIĞINDI, MARTTA ÇIKIŞI ENGELLENDİ
Ailesinin aktardığına göre Cansu, Şubat 2026 sonunda şiddet gördüğü evden kaçarak Türkiye’nin Kabil Büyükelçiliği'ne ulaştı. Bir otele yerleştirildi ve dönüş işlemleri başlatıldı. Ancak 4 Mart için alınan uçak biletini işlemler tamamlanmadığı için kullanamadı.
6 Mart’ta yeniden havalimanına giden Cansu’nun bu kez de Ndori’nin şikâyeti nedeniyle çıkış yasağı bulunduğu söylenerek ülkeden ayrılması engellendi. Ağabeyi, Taliban görevlilerinin Cansu’yu Ndori’ye teslim ettiğini; sonrasında telefonunun kırıldığını, kendisine bir süre ulaşamadıklarını ve şiddetin arttığını anlattı.

CANSU’YA ULAŞILDI, KONUMU YETKİLİLERE BİLDİRİLDİ
Sonuçsuz kalan dönüş girişiminin ardından Cansu’nun yardım çağrısı sosyal medyaya yansıdı. İlk olarak ağabeyi Alican Badur’la iletişim kuruldu. Ardından Cansu’yla, içinde bulunduğu koşullar gözetilerek bir görüntülü görüşme yapılması planlandı.
Görüşmenin gerçekleşebilmesi için ağabeyinin aracılığıyla mahalleden eski bir tanıdık olarak iletişim kurulması sağlandı. Afganistan saatiyle 12 Nisan saat 02.31’de gerçekleştirilen görüşmede, Cansu’nun güvenliğini tehlikeye atmamak amacıyla şiddet ve alıkonulma hakkında doğrudan sorular yöneltilmedi. Görüşme, dışarıdan sıradan bir sohbet olarak görülebilecek şekilde yürütüldü.

Bu temas ve ardından yürütülen bilgi toplama çalışmasıyla Cansu’nun konumu tespit edilerek yetkililere bildirildi. Ağabeyiyle yapılan röportajda ise ailenin can güvenliği endişesi ve Türkiye’ye dönüş talebi kayda geçirildi. 12 Nisan’da yayımlanan haberle, Cansu’nun yaşadıkları ve ailesinin yardım çağrısı kamuoyuna taşındı.

HABERLERİN ARDINDAN DİPLOMATİK TEMASLAR KURULDU
Aynı gün yayımlanan takip haberinde, CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal’ın Dışişleri Bakanlığı yetkilileriyle görüştüğü aktarıldı. Kabil Büyükelçiliği yetkililerinin de aileyi arayarak Afganistan İçişleri Bakanlığıyla temas kurulduğunu bildirdiği belirtildi.
13 Nisan tarihli haberde ise Cansu’yla yapılan yeni görüşme doğrultusunda Taliban yetkililerinin kendisiyle iletişime geçtiği duyuruldu. Ancak bu aşamada temaslar henüz dönüşle sonuçlanmamıştı. Cansu ve ailesinin bekleyişi sürüyordu.
İLETİŞİM VE HABER TAKİBİ AYLAR BOYUNCA SÜRDÜRÜLDÜ
İlk haberin ardından Cansu’yla iletişim bırakılmadı; kendisine ulaşılabilen her aşamada durumu takip edilerek yardım talepleri yetkililere iletildi.
Cansu’nun can güvenliğinin sağlanması ve Türkiye’ye getirilmesi için iki kez CİMER’e başvuruldu. Ayrıca Dışişleri Bakanlığıyla düzenli olarak iletişime geçilerek Cansu’nun durumu ve yaşanan gelişmeler aktarıldı, müdahale talebi yinelendi.
12punto’da süreç boyunca yeni bilgiler haberleştirilerek Cansu’nun yardım çağrısı gündemde tutuldu. Diplomatik temasların kurulmasının ardından da dönüşün gerçekleşip gerçekleşmediği takip edildi.
EYLÜLDE GÖNDERDİĞİ GÖRÜNTÜLER TEHLİKEYİ YENİDEN ORTAYA KOYDU
Aradan geçen aylara rağmen Afganistan’dan ayrılamayan Cansu, eylülde 12punto’ya yeni görüntüler gönderdi. 26 Eylül’de yayımlanan haberde, Cansu’nun şiddetten korunmak için kendisini evin tuvaletine kilitlediği, Ndori’nin ise içeri girmek için kapıyı zorladığı görüntüler aktarıldı.

Bu gelişme üzerine 12punto tarafından Dışişleri Bakanlığı'na ve Kabil Büyükelçiliği'ne acil müdahale çağrısı yinelendi. Cansu’nun can güvenliğinin sağlanması, şiddet gördüğü evden çıkarılması ve Türkiye’ye getirilmesi talep edildi.
HABERLER MECLİS GÜNDEMİNE TAŞINDI
Yardım çağrılarının ardından Cansu’nun durumu yazılı soru önergelerine de konu oldu. DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Dilan Kunt Ayan, 29 Eylül tarihli önergesinde Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a 11 soru yöneltti. Cansu’nun Türkiye’ye dönüşünün neden sağlanamadığını ve can güvenliğine ilişkin teyit bulunup bulunmadığını sordu.
1 Ekim’de yayımlanan haberde ise DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk’in, 12punto’nun haberlerine atıfta bulunarak Fidan’a beş soru yönelttiği aktarıldı.
Çelenk, Bakanlığın olaydan ne zaman haberdar olduğunu, hangi adımları attığını ve Cansu’nun dönüşünü engelleyen işlemlerin neler olduğunu sordu. Yeni görüntülerin ardından Cansu’yla temas kurulup kurulmadığı, güvenliğinin sağlanması ve dönüşü için nasıl bir plan uygulandığı da önergede gündeme getirildi.
KABİL BÜYÜKELÇİLİĞİNİN GİRİŞİMLERİYLE TÜRKİYE’YE GETİRİLDİ
Şiddetten kaçarak Büyükelçiliğe ulaşması, havalimanında çıkışının engellenmesi, yardım videoları ve Meclise taşınan soruların ardından Cansu’nun Türkiye’ye dönüşü sağlandı.
Nisan ayından bu yana durumu 12punto’da takip edilen Cansu Badur, Türkiye’nin Kabil Büyükelçiliğinin girişimleriyle 31 Ekim Cumartesi günü Türkiye’ye getirildi. Böylece Cansu’nun ve ailesinin aylardır dile getirdiği dönüş talebi karşılık buldu.

Türkiye’ye dönüşünün ardından ailesiyle vakit geçirmeye başlayan Cansu, yaşadıklarının ardından şimdi toparlanma sürecinde.

Haber Kaynağı : 12punto