Albayrak döneminde göreve getirilen kişilerin sonradan güveni kötüye kullanmış olabileceğini belirten Sayan, sorumluluğun kendilerine güvenenlere değil, varsa usulsüzlüğü yapanlara yüklenmesi gerektiğini savundu. Sayan, fon krizinde adı geçen çevrelerle Berat Albayrak'ı görevden uzaklaştırmak isteyenler arasında bağlantı olup olmadığının araştırılmasını istedi.
SAYAN'DAN BERAT ALBAYRAK VURGUSU
Fon soruşturmasına ilişkin açıklamalarıyla gündemden düşmeyen AKP'li Savcı Sayan, sosyal medya hesabından yaptığı son paylaşımda bu kez eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ı gündemine aldı. Paylaşımına “Berat Albayrak, Brütüsler ve ihanetin gerçek yüzü” başlığını atan Sayan, ihanetin en acı tarafının düşmandan değil, güvenilen insanlardan gelmesi olduğunu ifade etti.
Merhum Deniz Baykal'ın kendilerine sık sık “Yanınızda her zaman yüzde 20'lik bir ihanet kotası olduğunu unutmayın” dediğini aktaran Sayan, günlerdir fon ve borsa krizine ilişkin ciddi sorular yönelttiğini, bazı çevrelerin ise hakkında soru sorduğu kişilerin Berat Albayrak döneminde göreve getirildiğini söyleyerek tartışmayı başka bir noktaya çekmeye çalıştığını belirtti.
“GÜVENENİ DEĞİL, GÜVENİ KÖTÜYE KULLANANI SORUMLU TUTUN”
Bir kişinin güvenini kötüye kullananların sorumluluğunun kendilerine güvenenlere yüklenemeyeceğini savunan Sayan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçmişte güvendiği bazı isimlerin 15 Temmuz sürecinde nasıl hareket ettiğini hatırlattı.
Sayan, “Hainin suçunu, kendisine güvenen insanın omuzlarına yüklemek, ihaneti aklamanın en sinsi yoludur” ifadelerini kullandı. Berat Albayrak'ın enerji bağımsızlığı için mücadele ettiğini ve ekonomi yönetiminde ağır sorumluluklar üstlendiğini belirten Sayan, eski bakanı hedef alan eleştirilere de tepki gösterdi.
FON KRİZİ İLE ALBAYRAK'I UZAKLAŞTIRMAK İSTEYENLER ARASINDA BAĞLANTI MI VAR?
Sayan'ın paylaşımındaki en dikkat çekici bölüm ise fon soruşturmasıyla Berat Albayrak'ın geçmişteki siyasi konumu arasında bağlantı kurulmasını isteyen sözleri oldu.
Sayan, “Sayın Berat Albayrak'ı Sayın Cumhurbaşkanımızın yanından uzaklaştırmak isteyen çevrelerle bugün fon krizinde adı geçen çevreler arasında nasıl bir ilişki vardır?” diye sordu. Bu bağlantının araştırılması gerektiğini savunan Sayan, Albayrak döneminde göreve gelen kişilerin daha sonra güveni kötüye kullanmış olabileceğini, bunun sorumluluğunun eski bakana yüklenemeyeceğini dile getirdi.
Albayrak'ın babası Sadık Albayrak'ın geçmişte inandığı değerler uğruna mücadele ettiğini ve bedeller ödediğini belirten Sayan, aileye yönelik ifadelerinde de oldukça sert bir dil kullandı.
“BRÜTÜS'ÜN HANÇERİNİ SEZAR'A MAL EDEMEZSİNİZ”
Paylaşımının son bölümünde fon ve borsa krizindeki sorumluların ortaya çıkarılması gerektiğini vurgulayan Sayan, “Hırsızlığı yapanı bırakıp kapıyı açık bırakanı suçlamak hangi vicdana, hangi adalete sığar?” ifadelerini kullandı.
Berat Albayrak'ı hedef gösterenlere de seslenen Sayan, birilerinin Albayrak döneminde göreve gelmesinin, sonradan işledikleri iddia edilen yanlışların eski bakana ait olduğu anlamına gelmeyeceğini belirtti.
Sayan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Brütüs'ün hançerini Sezar'a mal edemezsiniz.
Unutmayın: Bu milletin alın terini, birikimini, çocuklarının geleceğini çalanlar varsa hesap verecekler. Onları koruyanlar varsa onlar da hesap verecekler.
Ve hiç kimse, gerçek sorumluları gizlemek için Berat Albayrak'ın, Sayın Cumhurbaşkanımızın veya başka bir devlet adamının adını perde olarak kullanamayacak.”
??BERAT ALBAYRAK, BRÜTÜSLER VE İHANETİN GERÇEK YÜZÜ. Her liderin yanında sadık dostlar olduğu gibi, fırsatını bulduğunda sırtına hançer saplayacak Brütüsler de bulunabilir. İhanetin en acı tarafı, düşmandan değil, güvenilen insandan gelmesidir. Çünkü düşmanın nerede durduğunu bilirsiniz. Ama ihanet, çoğu zaman aynı sofrada ekmek yediğiniz, aynı yolda yürüdüğünüz, sırtınızı döndüğünüzde sizi koruyacağına inandığınız insanlardan gelir. Rahmetli Deniz Baykal, özel sohbetlerimizde bize sık sık şu sözü söylerdi: “Yanınızda her zaman yüzde 20’lik bir ihanet kotası olduğunu unutmayın.” Günlerdir fon ve borsa krizine ilişkin çok ciddi sorular soruyorum. Bazı aklıevveller beni arayıp hakkında soru sorduğum kişilerin sayın Berat Albayrak döneminde göreve getirildiğini anlatarak meseleyi başka bir yere çekmeye çalışıyor. Ben de onlara soruyorum: Bir insanın güvenini kötüye kullananın suçu, kendisine güvenende midir, yoksa o güvene ihanet edende midir? Bir lider elbette çalışma arkadaşlarını seçer. Onlara güvenir, yetki verir. Ancak o insanlar sonradan makamlarını kişisel çıkarlarına alet ederse bunun hesabını öncelikle o ihaneti yapanlar vermelidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın yıllarca güvendiği insanların neler neler yaptığını 15 Temmuz’da görmedik mi? Şimdi bu ihanetten dolayı Sayın Cumhurbaşkanımızı mı suçlayacağız? Hainin suçunu, kendisine güvenen insanın omuzlarına yüklemek, ihaneti aklamanın en sinsi yoludur. Gelelim Sayın Berat Albayrak’a… Berat Albayrak bu ülkenin enerji bağımsızlığı için mücadele etmiş, ekonomi yönetiminde ağır sorumluluklar üstlenmiş, uluslararası baskıların ve siyasi saldırıların hedefi olmuş bir devlet adamıdır. Türkiye’nin yurt dışındaki altın meselesini, devletlerin altın rezervleri üzerinden Türkiye’ye yönelik saldırılarını ve Sayın Berat Albayrak’ın bu saldırılar karşısında gösterdiği direnci günlerce yazsak, belki de anlatmaya yetmez. Ben özellikle şu sorunun cevabının araştırılmasını istiyorum: Sayın Berat Albayrak’ı Sayın Cumhurbaşkanımızın yanından uzaklaştırmak isteyen çevrelerle bugün fon krizinde adı geçen çevreler arasında nasıl bir ilişki vardır? Bu bağlantının üzerine gidilmelidir.Araştırılmalıdır. Sayın Berat Albayrak Sadık Albayrak’ın oğludur. Sadık Albayrak, Türkiye’nin en zor dönemlerinde inandığı değerler uğruna mücadele etmiş, baskılar görmüş, bedeller ödemiş, hapis yatmış bir insandır. İnancı, düşüncesi ve mücadelesi için bedel ödemeyi göze almış bir babanın evladından söz ediyoruz. Sadık Albayrak’ın çocuklarının aldığı terbiye, fareyi görünce tepsiyi fırlatan kedinin terbiyesine benzemez. Onların terbiyesi gösteriş için sonradan öğrenilmiş bir davranış değil, aile ocağında kazanılmış bir ahlak anlayışıdır. Herkes asaletine çeker.. Sayın Sadık Albayrak ailesinin mayasında vatana sadakat, alın teri, inanç ve mücadele vardır. Harama el uzatmak, kul hakkı yemek, millete ihanet etmek bu aileye yapışmaz. Birileri sayın Berat Albayrak döneminde göreve gelmiş, daha sonra kendilerine duyulan güveni kötüye kullanmış olabilir. Böyle bir durumda yapılması gereken, güvenen insanı mahkûm etmek değil, güveni kötüye kullananların hesabını sormaktır. Bugün fon ve borsa krizinde de aynı soruyu soruyorum: Hırsızlığı yapanı bırakıp kapıyı açık bırakanı suçlamak hangi vicdana, hangi adalete sığar? Asıl suçu işleyenlerin sorumluluğu hiçbir şekilde başkalarının üzerine yıkılamaz. Bugün sayın Berat Albayrak’ı hedef gösterenlere söylüyorum: Birilerinin Berat bey döneminde göreve gelmiş olması, o kişilerin sonradan işledikleri iddia edilen yanlışların Sayın Berat Albayrak’a ait olduğu anlamına gelmez. Brütüs’ün hançerini Sezar’a mal edemezsiniz. Unutmayın: Bu milletin alın terini, birikimini, çocuklarının geleceğini çalanlar varsa hesap verecekler. Onları koruyanlar varsa onlar da hesap verecekler. Ve hiç kimse, gerçek sorumluları gizlemek için Berat Albayrak’ın, Sayın Cumhurbaşkanımızın veya başka bir devlet adamının adını perde olarak kullanamayacak.
— Savcı Sayan ???? (@SavciSayan) November 2, 2026
SAYAN'IN FON KRİZİNE İLİŞKİN ÖNCEKİ ÇIKIŞLARI
Savcı Sayan, son günlerde fon soruşturması kapsamında BDDK Başkanı Şahap Kavcıoğlu'na yönelttiği sorularla da gündeme gelmişti. Sayan, 30 Ekim'de yaptığı paylaşımda Kavcıoğlu'na, iş insanı Emre Tezmen'den Pusula Holding ve Katılımevim'i kurtarmak amacıyla 20 milyar TL kaynak istenip istenmediğini, karşılığında Takasbank üzerinden 35 milyar TL kredi sözü verilip verilmediğini sormuştu.
BDDK ise iddiaları “bütünüyle asılsız” olarak nitelendirerek hukuki süreç başlatılacağını açıklamıştı.
Sayan, 31 Ekim'de Kavcıoğlu'na yönelik yeni sorularında 9 ve 11 Eylül tarihlerindeki görüşmelerin içeriğinin açıklanmasını istemiş, 1 Kasım'da ise İktisat Katılım Bankası, Pusula'nın kapalı fonları, Katılımevim-Birevim bağlantıları ve Muhammed Yarız gibi başlıkları gündeme taşıyarak yeni sorularının geleceğini duyurmuştu.
Sayan'ın paylaşımları AKP içinde de tartışma yaratmış, MKYK Üyesi Mücahit Yanılmaz, Sayan'ı eleştirerek paylaşımlarının Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yürüttüğü sürece zarar verebileceği uyarısında bulunmuştu. Sayan ise eleştirilere yanıtında fon krizinin çözümünün parayı kim götürdüyse ondan alınarak mağdurlara kuruşu kuruşuna dağıtılması olduğunu savunmuştu.
Haber Kaynağı : 12punto