'Demokrasinin yolu Silivri’den değil İmralı’dan geçer' demişti: Özgür Özel'den Öcalan'ın sözlerine yanıt
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, terör örgütü PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan’ın “Demokrasinin yolu Silivri’den değil İmralı’dan geçer” sözlerine yanıt verdi. İmralı heyetinin kendilerinden randevu istemediğini ve 1 Ağustos görüşmesinin kendisine aktarılmadığını belirten Özel, kamuoyuna yansıyan ifadeler için “Manipülasyon potansiyeli yüksek bir noktadayız” dedi. Özel, “Eğer demokratik bir cumhuriyet olacaksak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden, sandıktan geçer” ifadelerini kullandı.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhuriyet gazetesine verdiği röportajda, Terörsüz Türkiye adı verilen ikinci açılım sürecinden, terör örgütü PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan’ın kendisine yönelik sözlerine, iktidarın tutumundan demokratikleşme adımlarına kadar gündemdeki başlıklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Özel, YENİ Parti’nin çerçeve yasaya ilişkin tutumunun ilkesel olduğunu belirtti. Terör örgütü PKK’nın silah bırakması ve çatışmaların sona ermesi ihtimalinin karşısında yer almanın mümkün olmadığını savunan Özel, sürecin güvenlik boyutunun yanı sıra demokratikleşme ve kalkınma başlıklarıyla birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.
Parti grubunda farklı görüşlerin ortaya çıkmasını da doğal karşıladığını belirten Özel, milletvekillerine kendi illerinin ve seçmenlerinin hassasiyetlerine göre karar verme özgürlüğü tanıdığını söyledi. Oylamada 35 milletvekili “evet”, 54 milletvekili ise “hayır” oyu kullanmıştı.
“AKP BİZİ KANDIRDI DEMEYECEĞİZ”
Özel, YENİ Parti’nin iktidarın projesine destek verdiği yönündeki eleştirilere ise partisinin “doğruya doğru, yanlışa yanlış” deme anlayışıyla hareket ettiğini söyleyerek yanıt verdi.
Terör örgütü PKK’nın silah bırakmasına ilişkin bir düzenleme yapılmasının doğru olduğunu ve bu nedenle “evet” oyu verdiklerini belirten Özel, ancak bunun sürecin tamamı olmadığını vurguladı. Özel’e göre komisyon raporunda silah bırakmanın yanı sıra demokratikleşmeye ilişkin başka başlıklar da bulunuyor.
Özel, özellikle raporun 7. bölümüne dikkat çekerek burada kayyım uygulamalarının kaldırılması, gazetecilik faaliyetlerini tehdit eden düzenlemelerin değiştirilmesi gibi başlıkların yer aldığını söyledi. Bu nedenle YENİ Parti’nin silahsızlanma konusunda verdiği desteğin, iktidarın diğer uygulamalarına yönelik eleştirilerinden vazgeçtiği anlamına gelmediğini belirtti.
Özel, bu yaklaşımın partinin iktidara gelmesi halinde de sürdürüleceğini ifade ederek şunları söyledi:
“Terörün bitmesi, silahsızlanma konusunda ‘evet’ oyu verdik, demokratikleşmenin mücadelesini vereceğiz.”
İktidarın raporda yer alan demokratikleşme adımlarını hayata geçirmemesi ihtimalini de değerlendiren Özel, böyle bir durumda partisinin bugünkü kararından geri adım atmayacağını söyledi. Özel, YENİ Parti’nin terör örgütü PKK’nın silah bırakmasına yönelik desteğini, iktidarın demokratikleşme konusunda atacağı ya da atmayacağı adımlardan bağımsız olarak değerlendirdiğini belirtti.
Özel, bu nedenle ileride “iktidar bizi kullandı” diyerek bugün verilen oyun yanlış olduğunu söylemeyeceklerini vurguladı:
“Devamında ‘Eyvah, AKP bizi kandırdı, keşke ‘evet’ demeseydik’ demeyeceğiz. Yeni iktidarımızın ilk 150 günü o demokratikleşme paketini hayata geçiririz. ‘Cumhur 6. maddeyi yaptı, 7 YENİ’ye kaldı’ deriz.”
Özel, partisinin inanmadığı bir sürecin parçası olmayacağını ancak terör örgütü PKK’nın silah bırakmasının, iktidar olduklarında da destekleyecekleri bir hedef olduğunu söyledi. AKP’nin süreç boyunca farklı hesaplarla hareket ettiğini savunan Özel, iktidarın İmralı temaslarını zaman zaman gizlemeye çalıştığını, YENİ Parti’nin ise başından itibaren açık bir tutum sergilediğini belirtti.
Bu kapsamda komisyona gireceklerini söylediklerini ve girdiklerini, İmralı’ya gitmeyeceklerini açıkladıklarını ve gitmediklerini belirten Özel, rapora ve yasaya ilişkin kararlarını da aynı ilkesel yaklaşım doğrultusunda aldıklarını ifade etti.
ÖZEL’DEN ÖCALAN’IN SÖZLERİNE YANIT: “DEMOKRASİNİN YOLU TBMM’DEN GEÇER”
Özel, terör örgütü PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan’ın kendisine yönelik sözleri ile “Demokrasinin yolu Silivri’den değil İmralı’dan geçer” ifadelerine de yanıt verdi.
İmralı heyetinin 1 Ağustos’taki görüşmenin ardından bazı siyasi partileri ziyaret ettiğini ancak YENİ Parti’den herhangi bir randevu talebinde bulunmadığını belirten Özel, kendisinin de söz konusu görüşmeden haberdar edilmediğini söyledi.
Özel, kamuoyuna farklı kanallardan yansıyan açıklamaların “manipülasyon potansiyeli yüksek” bir ortamda gündeme geldiğini belirterek, kendisine doğrudan aktarılmayan ifadeler üzerinden değerlendirme yapmayı tercih etmediğini söyledi.
Öcalan’ın “Demokrasinin yolu Silivri’den değil İmralı’dan geçer” sözlerine ilişkin ise Özel, demokrasinin yolunun herhangi bir cezaevinden geçmeyeceğini belirtti.
“Ama genel olarak ben demokrasinin yolunu cezaevlerinden, şehirlerden değil; TBMM’den geçiririm. Şu cezaevinden geçmez, buradan geçer değil; eğer demokratik bir cumhuriyet olacaksak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden, sandıktan geçer.”
“DEMOKRATİKLEŞME” MESAJI
Özel, süreç kapsamında sözünü ettiği demokratikleşme adımlarının neleri kapsadığını da anlattı. YENİ Parti’nin komisyona sunduğu rapor ve parti programı doğrultusunda hareket ettiklerini belirten Özel, ana dil meselesinin de bu başlıklardan biri olduğunu söyledi. Ancak Özel, sürecin bir anayasa değişikliğine dönüştürülmesine karşı olduklarını ve bunu başından beri açık şekilde ifade ettiklerini belirtti.
Özel, “eşit yurttaşlık” kavramının ise yalnızca etnik kimlikler veya mezhepler üzerinden okunmaması gerektiğini savundu. Ona göre eşit yurttaşlık, ekonomik ve sosyal eşitsizliklerin giderilmesini, fırsat eşitliğinin sağlanmasını ve toplumun farklı kesimlerinin kendisini devletin eşit bir parçası olarak hissetmesini de kapsıyor.
Bu noktada vergi sistemindeki adaletsizliğe dikkat çeken Özel, “Esas vergi vermesi gerekenler verginin yüzde 11’ini veriyor. Mesela buna müdahale edilmeli” dedi. Büyük servet sahiplerinin miraslarında toplumun daha yoksul kesimlerinin de hakkı olduğu anlayışının benimsenmesi gerektiğini savundu.
Özel, eşit yurttaşlığın etnik ve mezhepsel boyutunun yanı sıra ekonomik ve sosyolojik yönünün de tartışılması gerektiğini belirterek, bu yaklaşımın özellikle Kürt gençlerinin devletle bağını güçlendireceğini söyledi.
Özel, demokratikleşme anlayışını Kürtlerin ve Alevilerin de kendilerini devlete ait hissettiği, kimsenin geride bırakılmadığı bir düzen üzerinden tarif etti. “Aynı şekilde Kürt’ün de Alevinin de kendini bu devlete ait hissettiği bir eşit yurttaşlık anlıyorum” diyen Özel, bu anlayışın üniter yapıyı zayıflatmak yerine güçlendireceğini savundu.
“Eşit yurttaşlık meselesinin etnik ve mezhepsel boyutunun dışında hem ekonomik hem de sosyolojik boyutunun tartışılması en çok Kürt gençlerini de bu devlete bağlayacak bir mesele olarak görüyorum. Eşit yurttaşlığın üniter devletin teminatı olacağını düşünüyorum. Kimseyi geride bırakmayan bir devlet anlayışı.”
GAZİLER İÇİN NUMAN KURTULMUŞ’A ÇAĞRI
Özel, terör örgütü PKK ile yürütülen süreç nedeniyle gündeme gelen düzenlemeler kapsamında gazilerin durumuna ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Gazilerin ve şehit ailelerinin mevcut uygulamalardan memnun olmadığını belirten Özel, terörün sona erdirilmesine yönelik adımlar atılırken terörle mücadelede yaralanan ve uzuvlarını kaybeden gazilerin sorunlarının çözülmemesinin sürece yönelik toplumsal desteği zayıflattığını söyledi.
Özel, terör nedeniyle ceza almış kişilere ilişkin bazı düzenlemeler hazırlanırken gazilerin beklentilerinin karşılanmadığını kaydetti. Gazilerin ekonomik destek, sağlık hizmetleri ve protez gibi temel ihtiyaçlarının daha kapsamlı biçimde karşılanması gerektiğini belirten Özel, bu sorunların çözülmeden atılacak adımların toplum vicdanında karşılık bulmakta zorlanacağını ifade etti.
Özel, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a da çağrıda bulunarak Meclis’in olağanüstü toplantıya çağrılmasını istedi. Genel görüşme açılabileceğini ve ilgili komisyonların çalışabileceğini belirten Özel, YENİ Parti’nin bu konuda daha önce verdiği kanun tekliflerinin de bulunduğunu söyledi.
“Gazi Meclis’in gazilerin sesini duyması lazım. Meclis’i olağanüstü toplantıya çağırması lazım.”
MEKKE ANLAŞMASI’NA ELEŞTİRİ
Özel, Türkiye’nin Suudi Arabistan ve Pakistan ile ilişkileri çerçevesinde gündeme gelen Mekke Anlaşması’na ilişkin de eleştirilerde bulundu.
Türkiye’nin Batı ile ilişkilerinde demokratik standartların geri plana atıldığını savunan Özel, Avrupa’nın Türkiye’yi giderek göçü engelleyen bir “tampon bölge” olarak gördüğünü ileri sürdü.
Mekke Anlaşması’nın TBMM’nin dışında tutulmasını da eleştiren Özel, anlaşmanın Türkiye’nin güvenliği açısından riskler taşıdığını savundu.
Özel, Türkiye’nin bölgesel ilişkilerinin kişisel tercihler üzerinden şekillendirilmemesi gerektiğini belirterek, “Trump’ın gönlüne göre Suudi Arabistan ve Pakistan’la ‘Kardeşime tekme atana benden bin tekme’ anlaşması yapacak bir ülke değiliz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynağı : 12punto
Çok Okunanlar
Nagehan Alçı’nın medrese çıkışına Fatih Altaylı’dan yanıt
Fındıklı’da tramvay raydan çıktı
Esad'ın generali Suriye'ye iade edildi
Mezarı beklenen oğul
Gazilerimize 'Vefa'dan notlar!..
Alparslan Kuytul'un yeğeni bakın kim çıktı
Fatih Tekke: Macaristan’a tur için gideceğiz
Ne Türk Cumhuriyetleri bizi dinliyor ne Suriye’de fikrimizi soran var
Sıcak paranın gölgesinde
Memur ve emekli maaşlarında hesap değişti