Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
55,9844
Dolar
Arrow
48,8073
İngiliz Sterlini
Arrow
65,2775
Altın
Arrow
6835,2397
BIST
Arrow
13.338

Erdoğan'dan BM için dikkat çeken çağrı: Veto hakkı kaldırılmalı

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bloomberg için kaleme aldığı makalede Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin mevcut yapısının değiştirilmesi gerektiğini belirterek veto imtiyazının kaldırılması, seçilmiş üyelerin karar alma süreçlerindeki ağırlığının artırılması ve Genel Kurul'un yetkilerinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Haberlerini algoritmaya bırakma, hangi kaynağı okuyacağına sen karar ver. 12punto'yu tercih ettiğin kaynaklar arasına ekle!
Erdoğan'dan BM için dikkat çeken çağrı: Veto hakkı kaldırılmalı

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bloomberg için kaleme aldığı makalede Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin mevcut yapısının değiştirilmesi gerektiğini savundu.

Erdoğan, veto hakkının kaldırılması, seçilmiş üyelerin karar alma süreçlerindeki ağırlığının artırılması ve BM Genel Kurulu'nun güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

ERDOĞAN'DAN VETO HAKKININ KALDIRILMASI ÇAĞRISI

Bloomberg için "BM, Güvenlik Konseyi'nin veto hakkını kaldırmalıdır" başlıklı bir makale kaleme alan Erdoğan, son yıllarda yaşanan salgınlar, enerji krizleri, tedarik zincirlerindeki kırılmalar ve bölgesel çatışmaların küresel krizlerin çözümünün birkaç ülkenin iradesine bırakılmasının sorunlarını ortaya koyduğunu belirtti.

BM Güvenlik Konseyi'nin yapısının hala İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki dengeleri yansıttığını ifade eden Erdoğan, küresel karar alma mekanizmalarının günümüz koşullarına uyarlanmasının ertelenemeyeceğini kaydetti.

Erdoğan, daha geniş temsil ve sorumluluğun adil biçimde paylaşılması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Farklı coğrafyaların tecrübesini, kapasitesini ve iradesini küresel ve bölgesel meselelerin çözümüne dahil etmek mecburiyetindeyiz. 'Dünya 5'ten büyüktür' çağrımız, bu yönüyle daha geniş bir sorumluluk anlayışına davettir. Reform ihtiyacını artık somut bir yol haritasına dönüştürmek elzemdir. Bu yol haritasının merkezinde ise veto imtiyazının ilgası yer almalıdır. Çünkü Güvenlik Konseyine ayrıcalıklı yeni üyeler eklemek, karar alma gücünün birkaç devletin elinde toplanması sorununu çözmez ve imtiyazlı yapının kapsamını genişletir. Veto imtiyazının kaldırılması, anlamlı her türlü reformun hem başlangıç noktası hem de temel stratejik hedefi olmalıdır. Reform, aynı imtiyazın başka devletlere de tanınması anlamına gelemez. Genel Kurul bünyesinde, hiçbir devletin uluslararası toplumun çoğunluğunun iradesini kalıcı olarak engelleme yetkisine sahip olmaması ilkesi etrafında geniş bir koalisyon oluşturulmalıdır."

GÜVENLİK KONSEYİ'NDE SEÇİMLİ MODEL ÖNERİSİ

Güvenlik Konseyi ile Genel Kurul arasındaki dengenin yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirten Erdoğan, Konsey üyelerinin belirli sürelerle seçilmesine dayalı bir yapı önerdi.

Erdoğan, daimi üyeliklerin bulunmadığı ve ülkelerin yeniden görev almak istemeleri halinde Genel Kurul üyelerinin çoğunluğunun desteğini tekrar kazanmalarının gerektiği bir sistemin Konsey'in temsil kapasitesini ve hesap verebilirliğini artıracağını ifade etti.

Erdoğan'ın makalesinde şu değerlendirmeler yer aldı:

"Genel Kurul'un yetkileri güçlendirilmeli, daimi üyeliklerin bulunmadığı, Güvenlik Konseyi üyelerinin Genel Kurul tarafından belirli süreler için dönüşümlü olarak seçildiği, yeniden görev almak isteyen ülkelerin seçimlerde üyelerin çoğunluğunun güvenini yeniden kazandığı bir yapıyla Güvenlik Konseyinin temsil kapasitesi ve Genel Kurul karşısındaki hesap verebilirliği artırılmalıdır. Geleceğin uluslararası düzenini geçmişin hiyerarşilerini muhafaza ederek kuramayız.

Dünya tarihi bakımından oldukça kısa sayılabilecek son çeyrek asırda yaşanan gelişmeler, hiçbir güç dengesinin ve hiçbir uluslararası nizamın baki olmadığını gösterdi. İnsanlığa barış, istikrar ve ortak refah vadeden sistem, yeni savaşları önlemekte, eşitsizlikleri azaltmakta ve değişen güç dengelerine cevap vermekte yetersiz kaldı."

Ekonomiden güvenliğe, teknolojiden diplomasiye kadar yeni güç merkezlerinin ortaya çıktığını belirten Erdoğan, uluslararası kurumların ise bu değişime aynı hızda uyum sağlayamadığını kaydetti.

GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE FİNANSMAN VURGUSU

Erdoğan, savaşlar, iklim krizi, düzensiz göç ve ekonomik kırılganlıkların devletlerin güçlü kurumlara, dayanıklı ekonomilere ve savunma kapasitesine sahip olmasının önemini artırdığını belirtti. Ticaret, lojistik, ulaştırma ve enerji koridorlarının güvenliğinin ve sürdürülebilirliğinin de giderek daha belirleyici hale geldiğini ifade etti.

Asya'nın ekonomik ağırlığının arttığını, Afrika'nın ise potansiyeliyle uyumlu daha güçlü bir temsil talep ettiğini belirten Erdoğan, gelişmekte olan ülkelerin kendi önceliklerini daha fazla gündeme getirdiğini kaydetti.

Erdoğan, bölgesel aktörlerin artan nüfuzunun kendi coğrafyalarında daha fazla sorumluluk üstlenmelerini gerektirdiğini belirterek şunları ifade etti:

"Bazı bölgesel aktörlerin artan nüfuzu, kendi coğrafyalarında daha fazla sorumluluk üstlenmelerini beraberinde getiriyor. Her bölgenin meselelerini dışarıdan belirlenen yöntemlerle çözmek mümkün değildir. İlgili ülkelerin iradesini, yerel şartları ve müşterek menfaatleri esas alan yaklaşımların daha kalıcı ve istikrarlı sonuçlar üreteceğine inanıyoruz. Diplomatik kapasitesi, ekonomik imkanları ve farklı taraflarla iletişim kurabilme kabiliyeti bulunan ülkelerin barışın ve istikrarın tesisinde daha etkin roller üstlenmesi, kaçınılmaz bir gerekliliktir.

Küreselleşmenin refahı yayacağı yönündeki beklentiler tam anlamıyla karşılanmadı. Gelir dağılımındaki adaletsizlikler derinleşirken teknoloji ve ekonomik bağımlılıklar yeni rekabet alanlarına dönüştü. Bu değişen koşullarda küresel adaletin temini için mesuliyetler hakkaniyetle paylaşılmalı, gelişmekte olan ülkelerin kalkınma hakkı ve ihtiyaç duydukları finansmana erişimi güvence altına alınmalıdır."

TÜRKİYE'NİN BM REFORMUNDAKİ TUTUMU

BM sisteminde değişiklik yapılabilmesi için geniş bir uluslararası iradenin ortaya konulması gerektiğini belirten Erdoğan, Türkiye'nin çok taraflı diplomasi deneyimini reform arayışlarında kullanmayı sürdüreceğini ifade etti.

Erdoğan, veto imtiyazının kaldırılması, seçilmiş üyelerin karar alma süreçlerindeki etkisinin artırılması ve Genel Kurul'un rolünün güçlendirilmesine yönelik girişimleri desteklediklerini belirtti.

Erdoğan, makalesinin son bölümünde şu ifadeleri kullandı:

"Farklı bölgelerden ülkelerin bu müşterek zeminde buluşması, uluslararası sistemin meşruiyetini ve temsil kabiliyetini güçlendirecektir. Bugünün dünyasında kalıcı barışın, birbirinden kopuk ve birbiriyle konuşmayan blokların çoğalmasıyla kurulamayacağı açıktır. 'Daha adil bir dünya' için farklı coğrafyaların tecrübesini, kapasitesini ve iradesini ortak bir zeminde buluşturmalıyız. Türkiye, köklü devlet geleneği, diplomatik kapasitesi ve farklı coğrafyalarla kurduğu güçlü ilişkilerle bu reform arayışında üzerine düşen sorumluluğu üstlenmeye devam edecektir."


Haber Kaynağı : 12punto

Recep Tayyip Erdoğan Birleşmiş Milletler BM Güvenlik Konseyi Bloomberg Veto hakkı Dünya 5'ten büyüktür diplomasi