Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
52,0310
Dolar
Arrow
43,5701
İngiliz Sterlini
Arrow
59,5605
Altın
Arrow
6745,6118
BIST
Arrow
10.729

Hablemitoğlu suikastı: Nuri Gökhan Bozkır tahliye edildi... “Asıl faillerin bulunması an meselesi” denildi

Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu suikastına ilişkin davada duruşmanın yeni savcısı, Hablemitoğlu’nu Eskişehir’de ve Migros’ta takip ettiğinden şüphelenilen kişilerin araştırılması konusunda başlatılan soruşturma nedeniyle, iki ay önce savcılık görevinden istifa eden Zafer Ergün’ün verdiği mevcut sanıkların cezalandırılması yönündeki esas hakkındaki mütalaa konusunda değerlendirme yapmayacağını bildirerek, bu soruşturmanın sonucunun beklenmesini istedi.

Hablemitoğlu suikastı: Nuri Gökhan Bozkır tahliye edildi... “Asıl faillerin bulunması an meselesi” denildi

Davanın tek tutuklu sanığı olan Nuri Gökhan Bozkır ise bir kez daha hem iddianameyi hazırlayan hem de 3 yıl duruşma savcılığını yapan müstafi savcı Zafer Ergün’ü suçlayıp, “HSK'ya FETÖ'cü olduğuna dair tüm bilgi ve belgeleri gönderdim. İnşallah Almanya'ya kaçmadan bir sonuç elde ederiz.” dedi. Mahkeme, 3 yıl önce tahliye edilen, ama adli kontrol tedbirine uymadığı için yeniden tutuklanan Bozkır’ın bu dosyadan tahliyesine karar verdi. Ancak Bozkır, Şanlıurfa’daki soğan TIR’ları davasında 22 yıl hapis cezasına çarptırıldığı için cezaevinden çıkamayacak.

Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın bugünkü celsesine, Nuri Gökhan Bozkır ile başka bir dosyadan hükümlü olan Enver Altaylı Sincan Cezaevi’nden SEGBİS’le bağlanırken, duruşmalardan vareste tutulan Mehmet Narin dışındaki diğer tutuksuz sanıklar Levent Göktaş, Tarkan Mumcuoğlu, Fikret Emek ve Aydın Köstem salonda hazır bulundu.

Duruşmanın başlangıcında Mahkeme Başkanı, Necip Hablemitoğlu’nu Eskişehir’deki konferansında ve katledilmeden hemen önce Migros’taki alışverişi sırasında takip ettiği düşünülen şüphelilerin araştırılması konusunda müstafi savcı Zafer Ergün’ün verdiği, ancak Ankara 9. Sulh Ceza Hakimliği’nin 12 Aralık’ta kaldırdığı “kovuşturmaya yer yok” kararını bulamadıklarını ve tüm yazışmalara rağmen kendilerine gönderilmediğini belirterek, avukatlara, “Sizde örneği var mı?” sorusunu yöneltti.

Hablemitoğlu Ailesi’nin avukatı İlknur Kodaz, “Örneği yok, ama fotoğrafı var. Bakmak isterseniz.” sözleriyle cep telefonunu Mahkeme Başkanına uzattı. Başkan da, telefondan yazıya bakarak kararın tarih ve sayısını tutanaklara kaydettirdi. Bu arada yazıyı bulan Levent Göktaş’ın avukatı Ali Soykan, “Vereyim mi?” diye sordu. Başkan, “Yok, ben resmi olarak istiyorum.” dedi.

Bu diyalogların ardından beyanı sorulan Hablemitoğlu Ailesi’nin avukatı Kodaz, sanıklar hakkında verilecek hükmü etkileyeceği için görüntülerdeki kişilerin tespiti için başlatılan soruşturmanın sonucunun beklenmesini istedi.

Savcı da söz konusu soruşturmanın beklenmesi talebinde bulunurken, “kaçarken yakalandığı” gerekçesiyle Nuri Gökhan Bozkır’ın tutukluluk halinin, diğer sanıkların ise il dışı ve yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrollerinin devamı yönünde mütalaa verdi. Savcı’nın bu ifadesi üzerine Nuri Gökhan Bozkır, “Kaçarken yakalanmadım.” diye tepki gösterirken, Mahkeme Başkanı, “Bir dur Nuri.” diye araya girerek, müstafi savcı Zafer Ergün’ün verdiği esas hakkındaki mütalaaya ilişkin görüşünü sordu. Bunun üzerine Savcı, dosyada eksiklikler bulunması sebebiyle bu aşamada mütalaa hakkında değerlendirme yapmayacağını bildirdi.

“Eski Savcı FETÖ’cü” İddiası

Talepleri sorulan sanıklar Levent Göktaş, Fikret Emek, Tarkan Mumcuoğlu ve Aydın Köstem, adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını isterken Nuri Gökhan Bozkır, bir kez daha eski savcı Zafer Ergün’ü suçlayıp, “FETÖ’cü olduğuna dair tüm bilgi ve belgeleri HSK’ya gönderdim. İnşallah Almanya’ya kaçmadan bir sonuç elde ederiz.” dedi.

Bozkır, Hablemitoğlu’nu takip ve keşifle suçlandığını hatırlatırken de şunları söyledi:

“Asıl keşfi eski savcı yapmış. Hazırladığı mütalaa ve iddianamede bal köpüğü renginde bir araçtan söz ediliyor. Aracın plakası TKS 08 olarak belirtiliyor, ancak araç sahibine ulaşılamıyor. Buna rağmen 17 ve 18 Aralık tarihlerinde elçilik çalışanları bu aracı gördüklerini söylüyor. Araçtaki kişinin esmer, uzun boylu, zayıf ve kısa kesim siyah saçlı olduğu ifade ediliyor. Bu kişi, Hablemitoğlu'nu Migros’ta takip ettiği belirtilen 2 nolu şahısla birebir örtüşüyor. Ben 1.65 boyundayım. Kötü bilgisayar imkânlarıyla bunu ben tespit ettim, savcılık makamı edemedi. Gerçek failler plakaları değiştirmiş. Ne kadar profesyonel oldukları ortada. Eski savcı bunu görmedi, üzerini kapatmak istedi. Şeyinde de boğulacak inşallah. Biliyorum, ‘tutukluluğa devam’ diyeceksiniz, ama çırpınışlarımı yapıyorum. Hadi ceza verdiniz; 4.5 yıl oldu, yatarım geçti, insaf. Ben de gerçek faillerin bulunmasını istiyorum.”

“İrfan Fidan Faktörü Varken”

Bozkır’ın avukatlarından Hacer Ural, Bozkır’ın kaçmadığını, soğan TIR’ları davasında haksızlığa uğradığı için adli kontrole uymadığını belirttikten sonra şunları anlattı:

“Nuri Gökhan Bozkır’ın FETÖ’cülerle yolu ilk kez Sauna çetesi davasında kesişti, gerçek yüzlerini o zaman gördü. TEM’deki FETÖ’cüler ondan TSK’da FETÖ hakkında çalışma yapan komutanların isimlerini vermesini istedi. Ancak hapiste yatmayı göze alıp vermedi. O gün TSK’nın Bozkır’ı vermesi, gün geldi Genelkurmay Başkanına kadar uzandı. Nuri Gökhan Bozkır hakkında her şey söylenebilir, ama vatan sevgisi konusunda hiçbir şey söylenemez. 15 Temmuz’dan önce de FETÖ’cülerle ilgili İstanbul TEM’e bilgi verdi. MİT TIR’larını durduran paşanın tutuklanmasını sağladı. Soğan TIR’ları soruşturmasını yapan savcının da terör örgütü ile ilgisi olduğu yönünde iddialar var. İstanbul TEM’de FETÖ güçlüydü. Bu bilgileri verdikten sonra soğan TIR’ları davasına dahil edildi. Gidişatı görünce Ukrayna’ya gitti. 15 Temmuz’dan bir gün sonra Zihni Çakır’la yazışmaları var; TSK’daki FETÖ’cülerin isimlerini bildirdi. Ancak Zihni Çakır ile bu davanın soruşturmasını yapan savcı arasında anlaşılmayan ilişkiyi görünce, Zihni Çakır savcının FETÖ’cü olduğunu bildirince, ‘bir başka çukura çekiliyorum’ diye kaçtı. Soğan TIR’ları davasında 22 yıl verilince de başına ne geleceğini bildiği için adli kontrolü ihlâl etti. Uğradığı haksızlıkları çok söyledik. Şimdi bize yine ‘AYM’ye gidin’ diyeceksiniz. İrfan Fidan faktörü varken AYM’ye müracaat etmemizin anlamı yok. Ukrayna’dan yasadışı şekilde getirildi, işkence gördü. Eşi Ukraynalı. Bir gece havaalanından dönerken 50 TEM polisi çeviriyor. Arama izni yok. Eşine, ‘Ne zaman evlendiniz? Çocuğunuzun ismini neden Levent koydunuz? Kim koydu; sen mi, kocan mı?’ diye soruldu. Bunların davayla ne ilgisi var? İşkencenin bir başka boyutu. Bu ülkeye Şemdin Sakık, Abdullah Öcalan getirildi. Tabutlukta getirileni gördünüz mü? Kim bu kadar işkenceye tabi tutuldu?”

Bozkır diğer avukatı Emrah Yücel de iddianamenin dayanağı yapılan gazeteci Zihni Çakır’ın geçen ay tutuklandığını, sonra serbest bırakıldığını vurgulayıp Çakır hakkında “FETÖ” soruşturması olup olmadığının ve evindeki aramalarda Hablemitoğlu davasıyla ilgili bilgi-belge bulunup bulunmadığının sorulmasını istedi. Av. Yücel, Bozkır’ın Hablemitoğlu’nu keşif ve takipten suçlandığına, öte yandan yeni başlatılan soruşturmanın bu çalışmaların başkaları tarafından yapıldığını ortaya koyduğuna dikkat çekti.

Sanıklardan Tarkan Mumcuoğlu’nun avukatı Ener Taner ise asıl faillerin bulunmasına yönelik yeni bir soruşturma başlatılmışken, sanıkların adli kontrol tedbirlerinin devamının istenmesinin abes bir durum olduğunu belirterek, “Kaç yıldır bir başka şehirdeki cenazelerine veya çocuklarının evine gidemediler.” dedi.

Mumcuoğlu’nun diğer avukatı Eren Turan da şunları söyledi:

“Yargılamanın geldiği aşama itibarıyla sonucu beklenen soruşturma alelade bir soruşturma değil. Olayda bizzat bulunan, iştirak eden veya bizzat faillerinin tespitine yönelik bir soruşturma. Ne acıdır ki, tüm bu hususlar daha iddianame düzenlenmeden biliniyordu. Savcılık makamının elindeydi, ama dikkate almadı, kaçırdı. Sonuçta savcı, iddianamenin temeli olan birçok iddiasından vazgeçti. Buna rağmen sanıkların adli kontrolleri hâlâ niye devam edecek, delillerin toplanması için mi? Savcının olay örgüsü Tarkan Mumcuoğlu’nu temel almış, 7 yıl boşunca araştırmış. Her şey ortadayken, maksimum 3 yıl olan adli kontrolün devamının hukuken izahı yok.”

Sanık Fikret Emek’in avukatı Lütfü Top ise Emek’in gazi olduğunu ve vücudunda mermi parçaları bulunduğunu belirterek, tedavisini aksatması nedeniyle il dışı çıkış yasağının kaldırılmasını istedi.

Asıl Failler 2026 Tekniğiyle Bulunacak

Davanın 1 numaralı sanığı Levent Göktaş’ın avukatı Ali Soykan da şöyle konuştu:

“3 yılı aşkın süredir devam eden dava aç-kapa haline geldi. Tüm deliller toplandı. Kürsüden nasıl görünüyor bilmiyorum; ama ben buradan sanıklara bakınca parçalanmış hayatlar, itibarları zedelenmiş insanlar görüyorum. Devam eden yeni soruşturma, yeni şüphelilerin bulunmasına yönelik ve delilleri Mahkemenizden talep ediyor. Müstafi savcının bu dijital delillerle ne iş çevirdiğini bilmiyoruz. Mevcut deliller üzerinde oynama yapılıp yapılmadığının araştırılması gerekiyor. Örneğin Eskişehir görüntüleri bütünlük arz etmiyor. Oynama olmasa bile kesinti olduğu belli. Müstafi savcı Zafer Ergün bir başka soruşturma dosyası üzerinden o görüntüleri sizden gizlice alıp mühürlerini kırarak inceleyen biri. Adli emanetin gönderdiği delil listesi ile Zafer Ergün’ün hazırladığı delil listesi uyumlu değil. Cinayetin 1 ay öncesine ait HTS ve baz araştırması talep edilmiş, bu yapılmış. Ama sonucunu bilmiyoruz. İddianamenin en önemli dayanağı Zihni Çakır tutuklandı. Savcı istifa etti, ancak sanıkların adli kontrolleri devam ediyor. Faillerin bulunması an meselesi. 2017’deki teknik ile görüntülerin iyileştirilmesi çalışmaları 2026 tekniğiyle yapılacak.”

Zihni Çakır’la ilgili ifadeleri üzerine Mahkeme Başkanı, “Tutuklandı dediniz, ne iş?” diye sorunca Av. Soykan, “Adalet Bakanına hakaretten olduğu söylendi, dosya içeriğini bilmiyoruz. Ancak evinde aramalar yapıldı. Eğer bu aramalarda davamızla ilgili materyal varsa, dosyaya kazandırılsın.” karşılığını verdi.

Beyanların tamamlanmasının ve duruşmaya verilen yaklaşık 2.5 saat aranın ardından Mahkeme Başkanı, Nuri Gökhan Bozkır’ın bu dosyadan tahliyesine, diğer sanıkların adli kontrol tedbirlerinin devamına, Zihni Çakır’la ilgili taleplerin ise reddine karar verildiğini, duruşmanın da 18 ve 20 Mayıs’a bırakıldığını açıkladı.

Müyesser YILDIZ

30 Ocak 2026


Haber Kaynağı : 12punto

Cezaevi Cinayet Enver Altaylı FETÖ Hapis cezası hükümlü iddianame Levent Göktaş
Wodo Network