İzmir’de son 10 günde üç kadının öldürülmesi, kadın örgütlerinin tepkisine neden oldu. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu üyeleri, Seferihisar’da Ebru Serep, Çeşme’de Pınar Güneş ve Menemen’de avukat Özge Penbegül’ün öldürülmesinin ardından İzmir Barosu önünde basın açıklaması yaptı.
Açıklamada konuşan Platformun İzmir İl Temsilcisi Esra Akın, kadınların öldürüldükten sonra değil, hayattayken korunması gerektiğini belirterek, “Üç kadın, üç ayrı cinayet. Üç ayrı hayat yarım bırakıldı” dedi.

Akın, Seferihisar’da Ebru Serep’in, eskiden birlikte olduğu Abdullah Karabina’nın evini ateşe vermesi sonucu ağır yaralandığını ve hastanedeki yaşam mücadelesini kaybettiğini söyledi. Akın, Serep için daha önce uzaklaştırma tedbiri bulunduğunu ancak kararın onu korumaya yetmediğini vurguladı.
Çeşme’de 28 yaşındaki Pınar Güneş’in iki erkeğin karıştığı silahlı saldırıda vurularak hayatını kaybettiğini hatırlatan Akın, soruşturmada dört kişinin tutuklandığını aktardı. Menemen’de ise avukat Özge Penbegül’ün nişanlı olduğu polis memuru tarafından silahla öldürüldüğünü belirtti.
“KADIN CİNAYETLERİ ÖNLENEBİLİR”
Platformun Eylül 2026 raporuna da değinen Akın, bir ayda 28 kadının öldürüldüğünü, 19 kadının ise şüpheli şekilde ölü bulunduğunu söyledi. Akın, öldürülen kadınların yarısının evlerinde, 15’inin ise ateşli silahlarla öldürüldüğünü ifade etti.

Koruma mekanizmalarının işletilmesi gerektiğini söyleyen Akın, 6284 sayılı Kanun’un etkin uygulanması, uzaklaştırma kararlarının ihlallerinin karşılıksız bırakılmaması ve şiddet tehdidi altındaki kadınların başvurularının ciddiye alınması çağrısında bulundu.
Akın, özellikle ateşli silahlara erişim konusuna dikkat çekerek, “Kadınları tehdit eden erkekler silahlara nasıl erişiyor? Bu silahları kim denetliyor?” diye sordu. Şiddet riski bulunan kişilerin silahlara erişiminin engellenmesi gerektiğini belirten Akın, kadın cinayeti davalarında haksız tahrik ve iyi hâl indirimlerine de karşı olduklarını söyledi.
Açıklamada söz alan avukat Hatice Aslan Atabay da kadınların güvende olmadığını ifade etti. Kadına yönelik şiddetin “basit tehdit” olarak değerlendirilmesini eleştiren Atabay, kadınların yaşam hakkı için yan yana durmaya devam edeceklerini söyledi.

Atabay, kadınların yaşam hakkının korunması için şiddeti meşrulaştıran veya hafifleten yaklaşımlardan vazgeçilmesi gerektiğini belirterek, “Kadına yönelen ve ataerkiden beslenen hiçbir şiddet basit değildir” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynağı : 12punto