Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
55,7486
Dolar
Arrow
48,9776
İngiliz Sterlini
Arrow
64,9222
Altın
Arrow
6606,9853
BIST
Arrow
12.497

Kılıçdaroğlu sözleri duruşmaya damga vurdu: Deniz Göktaş hakkında tahliye kararı

Deniz Göktaş, ilk kez hakim karşısına çıktığı davada savunmasını sürdürürken, tutuklanma sürecinde Kemal Kılıçdaroğlu’yla “adeta zorla” görüştürüldüğünü söyledi. Göktaş’ın tahliyesini de talep eden savcı ise gösterideki bazı sözlerinin Cumhurbaşkanına hakaret kapsamında olduğunu belirterek, Göktaş’ın tüm suçlardan cezalandırılmasını ve hükümle birlikte tahliye edilmesini istedi. Karar arasının ardından mahkeme, Göktaş'ın tahliyesine karar verdi.

Haberlerini algoritmaya bırakma, hangi kaynağı okuyacağına sen karar ver. 12punto'yu tercih ettiğin kaynaklar arasına ekle!
Kılıçdaroğlu sözleri duruşmaya damga vurdu: Deniz Göktaş hakkında tahliye kararı

“Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisinin ardından yurt dışından Türkiye’ye döndüğü sırada havalimanında gözaltına alınan ve 3 Temmuz’da tutuklanan komedyen Deniz Göktaş, hakkındaki davanın ilk duruşmasında hakim karşısına çıktı.

Tekirdağ’ın Çorlu ilçesindeki Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutuklu bulunan Göktaş hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret”, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama” ve “suçu ve suçluyu övme” suçlamaları bulunuyor. Göktaş’ın 12 yıl 2 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep ediliyor.

"88 GÜN SONRA İLK KEZ ARABA KORNASI DUYACAĞIM"

Duruşma öncesinde sosyal medya hesabından da paylaşım yapan Göktaş, 88 günlük tutukluluk sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım” diyen Göktaş, “Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim” ifadelerini kullandı.

Cezaevindeki sağlık durumuna ilişkin de paylaşım yapan Göktaş, “İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş” ifadelerini kullandı.

***

DURUŞMA SALONU DEĞİŞTİ

İstanbul Adliyesi’nde görülmesi planlanan duruşma öncesinde yoğun güvenlik önlemleri alındı. Adliyeye yalnızca adliye çalışanları, basın kartı bulunan gazeteciler ve duruşması olan kişiler alındı.

Göktaş’ın 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmesi planlanan duruşması, 4. Ağır Ceza Mahkemesi salonuna alındı.

Saat 10.00’da başlaması beklenen duruşma 11.25’te başladı. Savunmasını yapan Göktaş, 3 Temmuz’dan bu yana cezaevinde tutulduğunu belirterek şöyle konuştu:

“3 Temmuzdan beri kuyu tipi bir cezaevinde güneş görmeden, diğer tutukluların aksine sadece haftada 1 telefonla görüşerek başka hiçbir insan temasım olmadan hücredeyim.

"CÜMLE BAŞINA 22 GÜNÜDÜR HÜCREDEYİM"

Harbiye'de kurduğum 4 cümle ile suçlanıyorum ve kurduğum cümle başına tam 22 gündür hücredeyim. Yazan çizen insanlara bir oto sansür sebebi olduysam tek endişem budur. Lütfen öyle olmasın bilin ki sözlerimiz tahminimizden çok daha etkilidir.

Suçlandığım toplam 4 cümle var. Ben bu cümleleri Harbiye’de beş bin kişiye ondan önce de 197 kez Türkiye’nin her yerinde 100 binden fazla seyirciye söyledim. Hepsinde de kahkahadan ve alkıştan başka tek bir tepki almadım”

"TERS KELEPÇE YETMİYORMUŞ GİBİ ZORLA KILIÇDAROĞLU'YLA GÖRÜŞTÜRÜLDÜM"

“Adliyede tutuklanmak için beklerken ters kelepçe yaptıkları yetmiyormuş gibi 3 kez sorulmasına ve reddetmeme rağmen adeta zorla Kemal Kılıçdaroğlu’yla görüştürüldüm. Sonra da tv’den beyanlarımın yalanlandığını oturup gülerek izledim” 

"BÜTÜN POLİS MEMURLARI, 'DENİZ SEN SALAK MISIN, NİYE TÜRKİYE DÖNDÜN' DEDİ"

Göktaş, yurt dışına kaçtığı yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirterek Türkiye’ye dönme gerekçesini anlattı.

"Ben yurt dışına taşınan arkadaşlarımı ülkeye dönmeye ikna etmeye çalışan biriyim ama benim hakkımda yurt dışına kaçtı diye haber yaptılar. Ben beyin göçünü engellemeye çalıştıkça Türkiye bana engel oluyor. Bütün polis memurları, "Deniz sen salak mısın, niye Türkiye döndün" dedi."

Gözaltına alınması sırasında görüntüsünün çekileceğini anladığını söyleyen Göktaş, devamında şunları söyledi:

"Ben görüntü alınacağını anladım. Buna rızam olmadığını söyledim. Bana ters kelepçe yaptılar. Başımı kaldırıp güldüm. Buradan emniyet teşkilatını beni yakaladıkları için tebrik ediyorum."

GÖKTAŞ, 'DİKTATÖR' ŞAKASININ ARKASINDA DURDU

Tahliye kararının ardından yeniden tutuklandığını anlatan Göktaş, geçmişte de siyasi hiciv yapıldığını hatırlattı. Ferhan Şensoy'u anan Göktaş, geçmişten bugüne değişen tek şeyin 'kırılgan yöneticiler' olduğunu söyledi:

'Komedyenlerin şakalarından rahatsız olan güç sahiplerine karşı komedyenleri, sanatçıları korumak sizin, yargının görevidir. Güç sahiplerinin elinde zaten bir dolu güç var, binlerce trolleri var. Eğer bu ülkede politik mizah hâlâ yasak değilse benim 'diktatör' şakam da suç değildir. Recep Tayyip Erdoğan bu ülkede yapılan her türlü politik şakanın birinci derecede sorumlusudur ve mizahı yapılan sorunları çözmek onun sorumluluğudur.'

Göktaş, Anayasa Mahkemesi önünde bir emekli polis memurunun intihar ettiğini, 'fon skandalı'nda adı geçen bir AK Parti yöneticisinin Cumhurbaşkanı'ndan af dilediğini de hatırlatarak şöyle konuştu:

"Bir AK Parti yöneticisinin adı bir fon skandalına karışıyor ve üstünün affını istiyorsa 'diktatör' şakaları yapılır."

Hakkındaki davanın CİMER'e yapılan şikâyetlerle açıldığını söyleyen Göktaş, şikâyetlerden örnekler verdi:

'CİMER'e benimle ilgili 185 şikâyet gelmiş. Düşünelim, örneğin Teletabiler yıllardır televizyonlarda gösteriliyor. Ona bile 185'ten daha fazla şikâyet gelmiştir. Ben 185 şikâyetle hakkımda bu davanın nasıl açıldığını anlamadım.

Şikâyetlerden birinde, 'Bu çocuk Selçuklu Devleti'ni salataya benzetiyor' yazılmış. Bir başkasında, 'Bu çocuğun hesabı yüz bin artıp 100 bin düşüyor, dış güçler olabilir' denilmiş. Biri, 'Ben bunun sınır dışı edilmesini veya idam edilmesini istiyorum' yazmış. Bir başkası da, 'İdam olan bir ülkede idam edilsin' demiş.

Adam idam inovasyonu yapıyor. Yani bir komedyen var ama ülkede idam yok, bir ülkede idam var ama komedyen yok. Adam ikisini bir araya getirip inovasyon yapmış. Ve bu iki şikâyetin altında 'Başvurunuz işleme alınmıştır' deniyor.

Çok üzücü bu nefret söylemi. Umarım idam edilmem. Bu şikâyetlerle hakkımda dava açıldı ve suçlamaların içeriği iddianamede de yok.'

GÖKTAŞ, İDDİANAMEDEKİ 'DÖRT KİTAP' VE DALGIÇ ESPRİLERİNİN NEDEN SUÇ SAYILDIĞINI ANLAMADIĞINI SÖYLEDİ

Göktaş, iddianamede suçlama konusu yapılan esprileri tek tek savundu:

''Dört kitap var, dördüncü kitap favorim' esprisinin nesi saygısızlık, anlamadım. Bunun neyinden rahatsız oldular, anlamadım. Hatta seküler arkadaşlar beni eleştirdi. Benim dini kitaba hakaret ederek şehir şehir dolaşmam hayatın olağan akışına aykırı.

Cezaevinde gardiyan bana, 'İyi çocuksun ama o espriyi yapmasan iyi olurdu' dedi. Neyinden alındığını sordum. 'Yazıldı' diyerek Allah'a insani değerler atfetmişim. Yani 'yazıldı' kelimesi dini terminoloji açısından yanlış olabilir ama bunun suçlama konusu olmasını anlamıyorum.'

Dalgıç esprisinin neden suçlama konusu olduğunu anlamadığını söyleyen Göktaş, şöyle devam etti:

'Yani bundan tek rahatsız olan Nagehan Alçı'ydı. O da mental retardasyon sorunu olduğu için ciddiye almadım. Bu da suçlama olarak karşıma çıktı.

Dalgıç esprim nedeniyle bir dalgıç beni dava edeceğini söylemişti. Etti mi bilmiyorum. Ama gösteriyi iddianameden daha iyi anlamış. Eğer burada bir hakaret varsa dalgıçlara var. Ben haşemalı kadınlara hakaret etmiyorum, aksine onları koruyorum ve ayrımcılık yapanları da lanetliyorum.'

Beraat ve tahliyesini talep eden Göktaş: "Stand-up gösterimin süresinin 24 katı kadar cezaevinde kaldım"

SAVCIDAN TAHLİYE TALEBİ

Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı, Deniz Göktaş’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözlerinin eleştiri sınırlarını aştığını belirtti.

Savcı, Göktaş’ın gösterisinde kullandığı, “Recep Tayyip Erdoğan’ın utangaç bir diktatörden kendiyle barışık bir diktatöre dönüşmesi bizim başımıza gelenleri saymazsak kendisi için iyi bir şey” ifadelerinin Cumhurbaşkanına hakaret kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Mütalaada ayrıca Göktaş’ın gösterisindeki haşema ve oruçla ilgili şakalarına ilişkin CİMER başvuruları da delil olarak gösterildi.

Savcı, Göktaş’ın üzerine atılı tüm suçlardan cezalandırılmasını ve hükümle birlikte tahliye edilmesini talep etti.

TAHLİYE KARARI ÇIKTI

Mahkeme, “suçu ve suçluyu övme” suçundan beraat kararı verdi. İddianamede “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” olarak yer alan suçlamayı “dini değerleri aşağılama” kapsamında değerlendirerek Göktaş’a 7 ay 15 gün, “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan ise 11 ay 20 gün hapis cezası verdi.

Mahkeme Göktaş hakkında hükümle birlikte tahliye kararı verdi.

Göktaş, böylelikle sonradan tutuklandığı “Suçu ve suçluyu övme” suçlamasından da beraat etmiş oldu.


Haber Kaynağı : 12punto

Deniz Göktaş Ölü Deniz İstanbul Adliyesi Karatepe Cezaevi stand-up Cumhurbaşkanına hakaret