Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
51,3212
Dolar
Arrow
44,6724
İngiliz Sterlini
Arrow
58,4535
Altın
Arrow
6455,8444
BIST
Arrow
10.729

Mehmet Dişli Akar’a seslendi: 'Kafana silah dayadım mı cevap ver'

15 Temmuz darbe teşebbüsü sırasında dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ı derdest ettirmekle suçlanan eski tümgeneral Mehmet Dişli, “Akar’ın kafasına silah dayadı” iddiasının bir kurgu olduğunu, bu kurgudan da en çok Akar’ın yararlandığını vurgulayıp Akar’a, “Mehmet Dişli kafana silah dayadı mı, cevap ver” çağrısında bulundu.

Mehmet Dişli Akar’a seslendi: 'Kafana silah dayadım mı cevap ver'

Müyesser Yıldız - 12punto.com.tr

Yargıtay’ın kısmi bozma kararından sonra Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Sincan Cezaevi yerleşkesindeki duruşma salonunda yeniden görülmesine başlanan Genelkurmay Çatı davasının bugünkü celsesinde, Hulusi Akar’a yakınlığıyla bilinen Mehmet Dişli savunmasını yaptı.

ABDÜLKADİR SELVİ’NİN YAZDIKLARINI KABATAŞ YALANINA BENZETTİ

10 yıl sonra ilk kez kendisine de gözaltında ve cezaevinde işkence yapıldığını öne sürüp, “Ama hicap duyduğum için bunu anlatmayacağım.” diyen Dişli, savunmasının ilk bölümünde, hakkında yaratılan algıdan dolayı Abdulkadir Selvi başta olmak üzere bazı isimleri suçladı.

Dişli, özetle şu iddialarda bulundu:

“Gözaltındayken, daha ifadem alınmadan hakkımda vahşi bir medya taarruzu başlatıldı, halkta infial uyandıracak bir suçlu profili yaratıldı. Sözde gazeteci, Hulusi Akar’ın kafasına silah dayadığımı, elini ayağını bağlayıp, koltuğa bağlayıp götürdüğümü yazdı. Kabataş yalanından hiçbir farkı yok. Bu nasıl insanlık, ahlak anlayışı, nasıl gazetecilik? Ne yer, ne içer, çocuklarının yüzüne nasıl bakar? Sonradan öğrendik, ellerine tutuşturulanları koyuyorlarmış. Bu şahıs, hakkımda en çok yazan ve yazdıklarının teki doğru olmayan şahış. Demek ki, benimle ilgili ona görev verilmiş. Süzme FETÖ’cü Tuncay Opçin’le nasıl bir bağları var bilmiyorum, ama iftira ortaklığı yaptılar.”

AKAR KENDİ İNANMIŞ BİRİLERİNİ DE İKNAYA ÇALIŞIYOR

Hulusi Akar’ı kast ederek, bu yayınlarla birileri için de mağduriyet oluşturulduğunu belirten Dişli, Akar’ın TBMM Genel Kurulu’ndaki konuşmasının görüntüleri eşliğinde şöyle devam etti:

“Kafasına silah dayadığım, o günün standart yalanıydı. Cevap ver, Mehmet Dişli silah dayadı mı? Bu kurgulardan en çok kendisi yararlandı ve buna ilişkin soruları bağırarak çağırarak kapatmaya çalıştı. Buna kendisi inanmış, oradakileri de ikna etmeye çalışıyor. Yapay zekaya, ‘Bir kişiye silah dayayıp başımıza geç denirse, silah zoruyla başa geçen, o silahı dayayana daha sonra ne yapar? Böyle bir teklif ne kadar mantıklıdır?’ diye sorduk. Yapaz zeka, ‘Ne mantıklı ne akılcı ne de rasyoneldir’ cevabını verdi. Makinanın bile bir mantığı var.”

15 Temmuz’dan sonra kendisine “alçak” diyen bir gazeteciye bu ifadesini 10 yıl sonra iade ettiğini, yine aleyhinde yazan “saygısız” bir başka gazeteciyi iki gün önce savunmasını dinlemek üzere duruşmaya davet ettiğini ama kendisinin gelmediğini, Genelkurmay Karargahındaki bir başkasına ait görüntüyü Mehmet Dişli diye sunan televizyonu arayan avukatına, “Avukat Bey işimize karışma, sonra kendini Mehmet Dişli’nin yanında bulursun.” cevabının verildiğini anlatan Dişli, “Yerin dibine batsın böyle gazetecilik” diye konuştu.

“SEN KİMSİN ULAN”

Mehmet Dişli, FETÖ’cü olduğu yönündeki iddiaların kaynağı olmakla suçladığı emekli askeri hakim Zeki Üçok hakkında da şunları söyledi:

“İlk tutuklamalar onların hazırladığı listelere göre yapıldı. Bu fişlemecinin hangi delilleri ortaya koyduğunu bilmiyorum, ama beni de fişleyen bu alçağın benimle ilgili söylediği her şey yalan ve iftira. Ôrneğin askeri lisede ışık evlerinden soruşturma geçirdiğimi ve takipli personel olduğumu yazdı. Ben sivil lise mezunuyum ve hayatımın hiçbir döneminde soruşturma geçirmedim, takipli personel olmadım. FETÖ çuvalına atılmamın ve burada yargılanmamın sebebi, her kelimesi yalan olan Zeki Üçok’un fişlemesidir. Maalesef ‘Sen kimsin ulan; bu çalışmayı kiminle, kimin adına, hangi yetkiyle yaptın?’ diye soran olmadı. Bir gün hukuk hakim olduğunda, bu şahıstan hesap soracağım. Adi fişlemeci biz tutuklandiktan sonra ‘tulum çıkardık’ dedi. Tabi çıkarırsın, senin verdiğin listelerle tutuklandık çünkü.”

Dişli bu ifadelerinden sonra mahkeme heyetinden özür dilerken, “Tepkilerimi maruz görün. Üç beş kişi… Hayatım kaydı.” diyerek ağladı ve devam edemedi.

AKAR’IN BİLE BÖYLE IDDİASI YOK

Savunmasının devamında FETÖ çuvalına Zeki Üçok’un fişlemesiyle atıldığı gibi, savcılar tarafından sahte deliller ve kumpas ifadelerle sözde Yurtta Sulh Konseyi üyesi yapıldığını öne süren Dişli, şunları kaydetti:

“Ellerinde tek bir delil olsa, aleyhimde ifade almak için insanlara o kadar işkence yapmazlardı. Müşteki Hulusi Akar’ın bile benimle ilgili bir iddiası yokken, hakkımda Frankeştayn hikayeleri yazılıp ütopik bir kişilik yaratıldı. Saygısız bir gazeteci, benim cezaevinde olmadığımı bile yazdı ve bu ciddiye alınıp soru önergesi dahi verildi. Kozmik odaya da ben girmişim. O tarihte Ankara’da bile değilim. Algı böyle yaratıldı. ‘Gel sen de inan, bu sensin’ diyorlar. Hayır, o ben değilim. Gerçekler ortaya çıktı, ama atı alanlar Üsküdar’ı geçti.”


Haber Kaynağı : Müyesser Yıldız

Hulusi Akar Mehmet Dişli
Wodo Network