MHP lideri Devlet Bahçeli'nin mimarı olduğu, iktidarın Terörsüz Türkiye adını verdiği, DEM Parti ve terör örgütü PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan ile yürütülen ikinci açılım sürecinde atılacak yeni adımlar merakla bekleniyor.
Terör örgütü PKK’nın önemli lojistik noktalarından Metina bölgesindeki boşaltma sürecinin ardından, Gara ve Hakurk hattındaki barınma alanlarının da aşamalı olarak ortadan kaldırılması planlanıyor. İktidara yakın Türkiye Gazetesi'nin güvenlik kaynaklarından aktardığına göre, Kandil’e uzanan güzergahtaki mağaraların imha edilmesiyle sürecin ocak ayına kadar tamamlanabileceği belirtiliyor.
Edinilen bilgilere göre, PKK'lı teröristlerin bulunduğu bölgelerdeki barınma alanları ve lojistik merkezlerde öncelikle silahların kriminolojik kayıtları alınıyor. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından silah ve mühimmatın yanı sıra patlayıcılar, drone’lar, paramotorlar, uydu telsizleri ve diğer ekipmanlar da envantere kaydediliyor.
Kayıt işlemlerinin ardından silah ve ekipmanlar imha ediliyor. Bu aşamanın tamamlanmasıyla, bünyesinde hastane bulunan mağaralar da patlatılarak yeniden kullanılamayacak duruma getiriliyor. Gara ve Hakurk’taki lojistik merkezler ile barınma alanlarının boşaltılması, MİT gözetiminde ve Kuzey Irak yönetimiyle koordinasyon içinde kademeli olarak yürütülüyor.
KANDİL, SÜRECİN SON DURAĞI OLARAK BELİRLENDİ
PKK'lı teröristlerin farklı bölgelere dağılmasının önüne geçilmesi amacıyla sürecin son aşaması Kandil olarak planlandı. Mağaraların imha edilmesinin ardından örgüt mensuplarının Kandil’e çekilmesi öngörülüyor. Sürecin MİT gözetiminde yürütüldüğü belirtiliyor.
Güvenlik kaynakları, Türkiye’ye dönüşlerin Kandil üzerinden gerçekleştirileceğini ifade ederek, “Orada toplanıyorlar ve listeleniyorlar. Sonrasında Kandil’den sevkiyatlar olacak. Kaç kişi olacaklar, nasıl gelecekler belirleniyor. Konsolosluklar ve gümrüklere listeler verilecek. Buralarda özel masalar kurulacak” diye konuştu.
SÖZDE YÖNETİCİLER İÇİN ÜÇÜNCÜ ÜLKE SEÇENEĞİ
Milli Güvenlik Kurulu’nun (MGK) silahların bırakıldığına ilişkin teyit ve tespit kararının ardından, bazı ceza indirimlerini içermesi öngörülen yasal düzenlemenin kapsamı dışında tutulacak terör örgütü elebaşlarının üçüncü ülkelere gönderilmesi seçeneği gündeme geldi.
Edinilen bilgilere göre, Irak yönetimi terör örgütü PKK elebaşlarının ülke topraklarında kalmasını istemedi. Bu kişilerin Türkiye’ye de gelemeyecek olması ve Kandil’in tamamen boşaltılmasının planlanması nedeniyle, örgüt yöneticilerinin Türkiye’nin gözetiminde üçüncü ülkelere gönderilmesi formülü üzerinde duruluyor.
SİNCAR’DAKİ SÜREÇTE TÜRKİYE’YE DÖNÜŞ SEÇENEĞİ
Sincar’daki boşaltma çalışmalarının ise Irak hükûmetinin gözetiminde yürütüldüğü belirtildi. Güvenlik kaynakları, bölgedeki sürecin Suriye’deki uygulamaya benzer şekilde ilerleyebileceğini ifade etti.
Kaynaklar, “Buradakiler isterse Türkiye’ye gelecek, isterse Irak’ta kalacaklar. Burası terörden arındırılırsa, Türkiye, Başika üssünü boşaltacak. Sivillerin Türkiye’ye dönüşü sağlanacak. Belki de Türkiye’ye gelecek ilk grup Sincar’dan olacaktır” değerlendirmesini yaptı.
TERÖRİSTBAŞI ÖCALAN’IN SÜREÇTE RESMİ GÖREVİ OLMAYACAK
Terör örgütü PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan’ın yürütülen süreçte resmi bir statüye sahip olup olmayacağına ilişkin tartışmalara da açıklık getirildi. Güvenlik kaynakları, Öcalan’ın resmi bir görev üstlenmesinin söz konusu olmadığını belirterek, “Resmi bir görevi olmayacak. Silahsızlanma ve Barış Kurulu başkanlığı gibi bir durum yok. Şu anda Öcalan örgütün tasfiyesi sürecinde görev alıyor. Bu da normal zaten. Ayrıca İmralı’da villa olduğu da söz konusu değil. İki odalı ve çalışma alanı olan bir bölüm var. Bu mekânda kalacak” dedi.
BAHÇELİ SIK SIK GÜNDEME GETİRİYOR
MHP lideri Bahçeli, sürecin başından bu yana teröristbaşı Öcalan için 'statü' çağrısını sık sık yineliyor.
Bahçeli son açıklamasında, "Barış sürecinde siyasallaşma koordinatörlüğü İmralı'da bulunan kişinin de hakkıdır" demişti.
İktidara gazeteci Nagehan Alçı, 11 Eylül’de Bahçeli ile yaptığı görüşmenin ardından Öcalan için İmralı Adası’nda önünde bahçesi bulunan ve normal yaşam koşullarına uygun bir villa inşa edildiğini aktarmıştı. Alçı, Öcalan’ın “statü” talebi nedeniyle bu eve geçmediğini belirtmişti.
Bahçeli ise gazeteci Ceyhun Bozkurt’a yaptığı açıklamada, Alçı’nın sözlerinden “villa” yorumunun çıkarıldığını belirterek bu nitelemeyi redderek, “Villa diye bir şey yok. 250 metrekarelik bir konut yapıldı. Zaten bu konut cezaevi yerleşkesi içerisindedir” ifadelerini kullanmıştı.
Haber Kaynağı : 12punto