Sinan Ateş’in evinin görüntüsünü gönderen de bunu niye yaptığını hatırlamadı: Kendisinin çektiğini de hatırlamıyor
Sinan Ateş suikastı soruşturması kapsamında “kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirme ve suçluyu kayırmakla” suçlanan 8 sanık ile ana davadan ayrılan eski Ankara Cinayet Büro Amiri Mustafa Ensar Aykal ve geçtiğimiz Ekim’de İstanbul’da öldürülen Av. Serdar Öktem’in dosyalarının birleştirilmesinden sonra görülen davaya devam edildi.
12punto.com.tr - Müyesser Yıldız
30 Aralık 2022’de Ankara’nın ortasında öldürülen eski Ülkü Ocakları Başkanı Doç. Dr. Sinan Ateş’in oturduğu sitenin görüntülerini Ülkü Ocakları yöneticilerinden Tolgahan Demirbaş’a gönderen dönemin genel başkan yardımcısı Burak Kılıç, bunları kendisinin çekip çekmediğini ve Demirbaş’a niye gönderdiğini hatırlamadı.
Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın bugünkü ikinci celsesine Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş, ablaları Selma Ateş Kazancı ve Sevda Ateş Yörükoğlu ile taraf avukatları katılırken, sanıklardan sadece ihraç polis Talha Atalay ve dönemin Ankara Ülkü Ocakları Başkan Yardımcısı Suat Yılmazzobu duruşma salonunda hazır bulundu. Diğer bazı sanıklar ise SEGBİS’le bağlanarak ifade verdi.
Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır ile Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı, 15 Temmuz gazisi emekli Emniyet Müdürü Fatih Eryılmaz’ın da izlediği duruşmada ilk olarak dinlenen, uzun süredir duruşmalara katılmayan, dönemin Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı şimdinin İzmir Ülkü Ocakları Başkanı Burak Kılıçoldu.
Kılıç, “Üzerime atılı suçlamayı reddediyorum. Daha önceki ifadelerimi aynen tekrarlıyorum” demekle yetinirken, Mahkeme Başkanının soruları üzerine Tolgahan Demirbaş’ı aynı camia içinde bulundukları için tanıdığını, Sinan Ateş’in oturduğu sitenin görüntülerini neden gönderdiğini, bunu talep eden olup olmadığını, hatta bunları kendisinin çekip çekmediğini hatırlamadığını, belki sosyal medyadan bulup gönderdiğini söyledi. O sitenin Sinan Ateş’in oturduğu yer olduğunu bilmediğini, bunu soruşturmayı yapan savcıdan öğrendiğini kaydeden Kılıç, Mahkeme Başkanı ile Ateş Ailesinin avukatı Fatih Güneş’in diğer bazı sorularını ise şöyle cevaplandırdı:
Mahkeme Başkanı:Sosyal medyadan görüp göndermiş olabileceğini söyledin. Kimin yaşadığı belli olmayan bu sitenin görüntüsünü niye gönderiyorsun?
Kılıç:Bunu 2022 Nisan’ında sorsanız cevap verirdim, ama üzerinden 4 yıl geçtikten sonra izah edemem.
Mahkeme Başkanı:Yazışmalarda geçen S.A. kim?
Kılıç:Bilmiyorum.
Mahkeme Başkanı:Sinan Ateş’i tanıyor muydun? Herhangi bir husumetiniz var mıydı?
Kılıç:Ülkü Ocakları Başkanı olarak biliyordum, ama şahsen tanışmıyorduk. Herhangi bir husumetim yoktu.
Mahkeme Başkanı:Önceki ifadende evinin önüne pankart asılmasından söz etmişsin.
Kılıç:O, sadece bir mantık yürüterek verdiğim bir cevaptı.
Mahkeme Başkanı:Pankart asma olayı oldu mu?
Kılıç:Bilmiyorum.
Av. Fatih Güneş:30 Aralık 2022’de Tolgahan Demirbaş’la görüştü mü?
Kılıç:Olmuştur. Aynı camianın insanıyız. Sadece 30 Aralık’ta değil, her gün görüşmüşüzdür.
Mahkeme Başkanı:Yazışmalarda geçen S.A. kim olabilir?
Kılıç:Adı S soyadı A ile başlayan herkes olabilir.
Mahkeme Başkanı:Biz de herkes olabilir diyoruz. Senin çevrende kim olabilir?
Kılıç:Bilmiyorum.
Bu sorgunun ardından Burak Kılıç’ın avukatları, Tolgahan Demirbaş’ın dijitallerinin hukuka aykırı şekilde ele geçirilmesi nedeniyle delil niteliği bulunmadığını bildirip uzun süredir devam eden ve iş hayatını olumsuz etkileyen adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını ve beraat kararı verilmesini istedi.
“Akli Dengesi Yerinde”
Duruşmanın devamında ifadesi alınan, suikastın tetikçisi Eray Özyağcı’yı Sapanca’da saklamakla suçlanan Recep Küçükerturan, Özyağcı’yı hiç tanımadığını belirttikten sonra, “Aynı mahallede oturduğumuz için ismen biliyorum.” dedi.
Olay günü İstanbul’da olduğunu, daha sonra kardeşini alıp Sapanca’ya gittiğini anlatan Küçükerturan, dayısının oğlu Cihangir Yavuz’un kendisinin yanında Eray Özyağcı’yı gördüğüne ilişkin ifadesini “soğuk şaka” olarak nitelendirirken, Yavuz’un zaten akli dengesinin yerinde olmadığını, askerlikten muaf tutulduğunu, yüksek şeker ve tansiyon hastası olduğunu, ayrıca kimyasal boyayla badana yaptığını anlattı.
Avukatı da Küçükerturan ile Eray Özyağcı’nın farklı saatlerde Sapanca’da olduğuna ilişkin kayıtları sunduklarını, ancak savcının iddianamede buna yer vermediğini, ayrıca Cihangir Yavuz’un ifadesinin usulüne uygun alınmadığını, teşhiste sadece Eray Özyağcı’nın fotoğrafı gösterilerek, adeta bunun söylettirildiğini öne sürüp Cihangir Yavuz’un ifadesinin yeniden alınmasını ve dinlendikten sona Adli Tıp’a sevk edilmesini istedi.
Suikastın azmettiricisi Doğukan Çep’in yakalandığı otelin müdürü olan Gökhan Türkmen ise Çep’in sahte kimlikle otele giriş yaptığını, kimliğin sahte olup olmadığını bilme imkanları bulunmadığını, ayrıca o gün otelde olmadığını söyledi.
Sanıklardan ihraç polis Talha Atalay, hâlâ neden ağır cezada yargılandığını anlayamadığını bildirirken, Suat Yılmazzobu’nun avukatı, soruşturma savcısı Ayhan Ay’ın tanık olarak dinlenmesi talebinde bulundu.
Duruşmaya katılmayan eski Ankara Cinayet Büro Amiri Mustafa Ensar Aykal’ın avukatı Aziz Bingöl de bu önemli dosyada sadece Doğukan Çep’in HTS kayıtlarının olmadığına dikkat çekerek, HTS kayıtlarının getirtilmesini ve Çep’in telefonunun ABD’ye gönderilmesini istedi.
Öldürülen Serdar Öktem’in avukatları ise düşme kararı verilmesi talebini tekrarlarken, “Eğer sehven değilse, geçen celse adli kontrol tedbirinin devamına karar verildi.” hatırlatmasında bulundu. Mahkeme Başkanı da, “Başka ihtimal yok zaten.” dedi.
“Yarın Beni de Öldürebilirler”
Sanıklar ve avukatlarının ardından Ateş Ailesi ile avukatlarının beyanları alındı.
Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş, “Salt hukukun işlemesini istiyorum. Başka talebim yok.” demekle yetinirken, ablası Sevda Ateş Yörükoğlu, “Hatırlamadıklarını adaletin hatırlatmasını istiyorum. Eminim her salisesi akıllarındadır.” diye konuştu. Sinan Ateş’in diğer ablası Selma Ateş Kazancı ise şunları söyledi:
“Burak Kılıç, Nisan’dan sonrasını hatırlamıyor. İzmir Ülkü Ocakları Başkanlığı hediyesi verildiği için hatırlamıyor olabilir. Görevi bitince hatırlar. Ülkü Ocaklarında kaç tane S.A. var? Olcay Kılavuz, Semih Yalçın, Ulvi İzzet Yönter, Ahmet Yiğit Yıldırım alınmadığı sürece bu dava ilerlemeyecek. Annem yok, çünkü hasta yatıyor, bunlar yüzünden. MHP ve Ülkü Ocakları suç örgütünün bu davada yer almasını istiyorum. Yoksa çok insanın canı yanacak. Yarın beni de öldürebilirler.”
Ateş Ailesi’nin avukatları ise özetle şu beyan ve taleplerde bulundu:
Av. Hüseyin Kaya:“Ülkücülüğün reisinin, bir başkanın öldürülmesi, o camianın çökmesidir.”
Av. Şeyda Şahin:“Sanıkların ifadeleri kurtulmaya yönelik. Akli dengesi yerinde olmasa bile Cihangir Yavuz dinlensin. Sanıklar, yardım eden konumundadır. Bu nedenle tutuklanmalarını talep ediyoruz.”
Av. Onur Altıntaş:“Motosiklet kiralayan, çiftliği olan ana davada yargılandı. Bunlar ise kişisel verileri ele geçirmekten yargılanıyor.”
Av. Fatih Güneş:“Sanıkların cinayete yardımdan ek ifadeleri alınsın.”
Av. Süleyman Kavak:“Bu öncesi ve sonrasıyla planlı bir cinayettir. Kişisel verileri ele geçirmek olarak değerlendirilemez. Yardımdan ek savunmaları alınmalı.”
Beyanların tamamlanmasının ardından mütalaasını sunan Savcı, tüm taleplerin reddiyle, sanıkların adli kontrol tedbirlerinin devamına, Cihangir Yavuz’un gelecek celse dinlenmesine ve Serdar Öktem hakkındaki adli kontrol tedbirinin kaldırılıp dosyasının ayrılmasına karar verilmesini istedi.
Tüm talepleri reddeden Mahkeme de sanıklardan sadece Yunus Hasar’ın adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını ve Serdar Öktem’in dosyasının ayrılıp bu dosya üzerinde değerlendirme yapılmasını kararlaştırarak duruşmayı 24 Haziran’a erteledi.
Haber Kaynağı : 12punto
Çok Okunanlar
Türkeş’in 80 yaşındaki avukatı emekli maaşına isyan etti...
İkisi birden barajın altında kaldı!
9 saat süren sorgunun perde arkası ortaya çıktı
İran üzerinden parçalanan ümmet masalı
Yeni Orta Çağ ve ikiyüzlülük
TOGG ikinci sırada: Peki sonrası?
Boş zaman da gerekmiş
Savaş ve ekonomi mi! Yoksa ekonomi ve savaş mı!
CNN Türk’ün ‘Tel Aviv’ diye verdiği görüntü Kahramanmaraş çıktı
İran'dan ateşlenen füze etkisiz hale getirildi