Euro
Arrow
55,7278
Dolar
Arrow
49,5738
İngiliz Sterlini
Arrow
66,1815
Altın
Arrow
6601,1851
BIST
Arrow
11.519
Anasayfa > Gündem Haberleri > Son Dakika... Bahçeli'den fon soruşturması, İBB davası ve Kıbrıs mesajları: 'Kardeşlerimizi uyanık olmaya davet ediyorum'

Son Dakika... Bahçeli'den fon soruşturması, İBB davası ve Kıbrıs mesajları: 'Kardeşlerimizi uyanık olmaya davet ediyorum'

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, fon soruşturması ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) başta olmak üzere belediyelere yönelik yolsuzluk iddialarıyla ilgili yargı süreçlerini değerlendirdi. “Mahkemeler siyasi gösterilerin yeri değildir” diyen Bahçeli, fon soruşturmasında sorumluların hesap vermesi gerektiğini belirtti. Kıbrıs konusunda da mesaj veren Bahçeli, “Kıbrıs asırlardan beri Türk’tür, ebediyen Türk kalacaktır” ifadelerini kullandı.

X Facebook WhatsApp Mail ABONE OL Google News
Yayınlanma: 20.10.2026 10:38 Güncelleme: 20.10.2026 11:28
Son Dakika... Bahçeli'den fon soruşturması, İBB davası ve Kıbrıs mesajları: 'Kardeşlerimizi uyanık olmaya davet ediyorum'

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'deki grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Başta İstanbul olmak üzere Marmara Bölgesi'ni etkisi altına alan sel felaketiyle ilgili konuşan Bahçeli, "Yağışın olağanüstü olduğu kabul edilmekle birlikte yaşanan tabloda altyapı ve imar disiplininin belirleyici olduğu ortadadır. Yaşanan felaket afetlere hazırlıklı olmanın ne denli önemli olduğunu bir kez daha açığa çıkarmıştır" ifadelerini kullandı.

Bahçeli'nin konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

AFETLERLE MÜCADELE

İstanbul'la birlikte bazı şehirlerimize yaşanan aşırı yağış can ve mal kayıplarıyla birlikte çok sayıda vatandaşımızın yararlanmasına sebep olmuştur. Öncelikle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah'tan rahmet yakınlarına ve sevenlerine başladığı diliyorum. Yağmur ve selden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum yaralı olanlara acil şifalar temenni ediyorum.

Canla başla afetle mücadele eden kurumlarımıza ve çalışanlarına şükranlarımı sunuyorum. Yağışın olağanüstü olduğu kabul edilmekle birlikte yaşanan tabloda altyapı ve imar disiplinin belirleyici olduğu ortadadır.

Yaşanan felaket planlama risk yönetimi ve önleyici tedbirlerle afetlere hazırlıklı olmanın neden önemli olduğunu bir kez daha aşağı çıkarmıştır. Afetlerle mücadele bütün kamu kurumlarını yerel yönetimleri, bilim çevrelerini ve toplumu kapsayan stratejik bir kamu politikası olarak ele alınmalı. Riskli alanların dönüştürülmesi doğal afetlerin zararlarının en aza indirilebilmesi temeline dayanmalıdır.

Afetten etkilenen vatandaşlarımızın uğradıkları zararın karşılanacağı ve benzer hadiseler yaşanmasın diye gerekli tedbirlerin alınacağına inanıyorum.  Allah ülkemizi ve milletimizi her türlü afet ve musibetten esirgesin diyorum.

FON SORUŞTURMASI

"Muhterem dava arkadaşlarım, geçtiğimiz haftadan bu yana hem fon soruşturması hem de başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi olmak üzere belediyelerdeki yolsuzluklara ilişkin yargı süreçleri devam etmektedir. Sürdürülebilir büyüme ve fiyat istikrarını sağlamaya yönelik politikaların etkili olabilmesi, finansal sistemin sağlıklı bir şekilde işlemesine bağlıdır. Sermaye piyasalarının gelişimi, piyasaların yeterli derinliğe kavuşmasını, sermayenin tabana yayılmasını, aynı zamanda da tüm finansal piyasaların istikrar içinde işlemesi için gözetim ve denetim işlevinin eş güdüm içinde gerçekleştirilmesini gerektirmektedir. Fon soruşturmasına ilişkin gelişmelerden, Türkiye ekonomisinin istikrarını hedef alan bir kanunsuzlukla piyasa bozucu işlem, manipülasyon, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanmak suretiyle organize bir şekilde harama el uzatıldığı anlaşılmaktadır. Milletimizin helal tasarrufuna göz dikenlere hukuk zemininde en güçlü yaptırımlar kuşkusuz uygulanacaktır. Nitekim suçluların açığa çıkarılması ve mağduriyetin giderilmesi yönünde atılan önemli adımlardan, konuya ilişkin yasal düzenlemenin Meclis Genel Kurulu gündeminde bulunmasından ve meselenin tüm boyutlarıyla aydınlatılarak sorumluların hesap vermesini sağlayacak güçlü siyasi iradenin ortaya konulmasından memnuniyet duyduğumuzu belirtmek istiyorum.

Daha önce de vurguladığım gibi bunlar bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmelidir. Adalet, suçluyu cezalandırmak yanında masumu korumak, mağdurun hakkını gözetmektir. Cumhurbaşkanımızın isabetle, fahiş kazancın bedelinin ödetileceği ve devletin kimseyi mağdur etmeyeceğini söylemesi, adaletin tecellisine olan güveni artırmıştır. Bazı sorunlarımız olsa da Türkiye ekonomisi sağlam temeller üzerindedir. Partimiz, milletimizin hak ve hukukunu savunurken adaletli bir gelir dağılımını mümkün kılacak adımların da takipçisi olacak. Dar gelirli vatandaşlarımızın beklentilerinin karşılanması için gerekli hamleler mutlaka yapılacaktır.

3 Ekim 2026 tarihli yazılı açıklamada ifade ettiğim gibi, cümle halkın emek ve alın terinin hülasası olan devlet mülkünü omuzlarda taşımak büyük bir sorumluluktur. Devlet mülküne tasallut edenin adalet ve terbiyesi ise devlet ahlakındadır. 

"MAHKEMELER SİYASİ GÖSTERİLERİN YERİ DEĞİLDİR"

İBB’den başlayarak birçok belediyeye uzanan ihale, imar, ruhsat, taşınmaz, iştirak, personel ve kamu harcamaları gibi alanlarda oluşan her türlü oluşan çıkar ilişkisi ceza hukukunu ilgilendiren problem olmanın yanında bir ahlak yoksunluğudur.

Yargılama süreçleri devam ederken siyasi polemiklerle kişisel gündem oluşturmak yerine yöneltilen iddialara hukuki zeminde cevap vermek ilgililerin hayrına olacaktır.

Mahkemeler siyasi gösterilerin değil, savunma hakkının esas alındığı yerlerdir.

Milletimizi gelişmeleri yakından takip etmekte ve adaletin bir an evvel tecellisini beklemektedir.

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ MESAJI: SUÇ İŞLEME ÖZGÜRLÜĞÜ DEĞİLDİR

Soruşturmalar kapsamındaki bir başka konuda basın özgürlüğü tartışmalarına yöneliktir. Özgür basının demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olduğuna medyanın kamuoyunu bilgilendirme görevini özgürce yerine getirmesi gerektiğine inanıyoruz. Bununla beraber özgürlük kadar sorumluluğun, reyting kadar da hukukun kıymetli olduğunu düşünüyoruz.

Basın özgürlüğü suç işleme özgürlüğü değildir, olmamalıdır. Nitekim medya kuruluşları da diğer bütün kurumlar gibi hukuk karşısında sorumluluk taşımaktadır.

Aslolan basın özgürlüğünü savunurken, hukuka ayrı eylemlere göz yuman bir hukuksuzluğa düşmemektedir. Çünkü basın özgürlüğü demokrasinin güvencesiyse hukuka bağlılık ve etik sorumluluk da bu özgürlüğün temel dayanaklarıdır.

Türkiye'nin ekonomik, siyasi ve diplomatik başarılarla öne çıktığı Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerinin fiile dönüştüğü, kanunsuzlukların üzerine gidildiği ortadam huzur ve güven iklimini sabote etmeye yönelik hiçbir girişim kabul edilemezdir. Sosyal medya üzerinden oluşuturulmaya çalışan algıya, FETÖ hesaplarından yapılan kışkırtıcılığa itibar edilmemeli, resmi açıklamalar doğrultusunda hareket edilmelidir.

Türkiye'nin güvensizlik temelinde yönlendirilmiş toplumsal tepkilerle karşı karşıya bırakılması girişimlerinin mutlaka önüne geçilmelidir.

Tarihi aktörlerin tarihin akışı içerisinde yerli yerine oturtulmasını tarihi olayların rövanşist duygulardan azade ibret ve kazananın haline dönüştürülmesi milli bir mesuliyettir.

Bu mesuliyet zararlı fikirlerle miyop gözlüklerle tarihe bakmamak çoğu zaman popülist siyasetin ideolojik tartışmalarla karaladığı tarih defterinde hakikatin izini sürmektir. Aksi takdirde parçalanmış benlikler, şizofrenik kimlikler ve bölünmüş toplum ile karşı karşıya kalmak kaçırılmaz olacaktır.

BAHÇELİ'DEN ÇOK SERT KIBRIS MESAJI

Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge’ye odaklandığımız dönemde Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’ta provokasyonlar devam etmektedir. KKTC temsilcileriyle Rum tarafının temaslarını dikkatle takip ediyoruz. Rum basına yansıyan ve yalanlanmayan Kapalı Maraş’ın BM yönetimine verilmesi ve Gazimağusa Limanı’nın Avrupa Komisyonu gözetiminde işletilmesine yönelik iddialar Kıbrıs Türklüğü’nün egemenlik hakları konusunda vahim bir tablo sunmaktadır.

Birleşik Kıbrıs Federasyonu ham bir hayaldir ve Türk egemenliğinin de felaketidir. Rum yönetiminin İsrail’in Kıbrıs karakolu olma misyonunu üstlendiği bu dönemde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaşayan kardeşlerimizi uyanık olmaya davet ediyorum ve diyorum ki, Kıbrıs asırlardan beri Türk’tür, ebediyen Türk kalacaktır."


Haber Kaynağı : 12punto

Etiketler

Devlet Bahçeli Milliyetçi Hareket Partisi