Son Dakika: Yalçın Küçük hayatını kaybetti
Bir süredir sağlık sorunları nedeniyle tedavi gören Yalçın Küçük hayatını kaybetti
Türkiye devrimci mücadele tarihinin en önemli aydınlarından biri olan Yalçın Küçük, 87 yaşında Ankara'da yaşamını yitirdi.
YALÇIN KÜÇÜK KİMDİR?
Yalçın Küçük, 1938 yılında İskenderun’da dünyaya geldi.
Ortaöğrenimini Kabataş Lisesi’nde tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden 1960 yılında mezun oldu.
Mezuniyetinin ardından Devlet Planlama Teşkilatı’nda çalışmaya başlayarak burada Uzun Vadeli Planlama Dairesi Başkanlığı gibi görevlerde bulundu.
1966'da ODTÜ'de öğretim üyeliğine başladı, 1971'de doçentliğe yükseldi, 12 Mart 1971 darbesinden sonra görevden alındı.
Yön, Emek, Ant dergilerinde sosyalist devrim yanlısı yazılar yazdı. 1973-76 yılları arasında Cumhuriyet Gazetesi'nin ekonomi servisini yönetti.
1970'lerde ikinci Türkiye İşçi Partisi'nin kuruluşu için çalışmalara katıldı, 1975'ten itibaren partinin yayınladığı Yürüyüş Gazetesi'nin editörlüğünü yaptı.
1979'da kendisiyle beraber TİP'ten ihraç edilenlerle birlikte Sosyalist İktidar Dergisi'ni çıkarmaya başladı. Aynı yıl Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'nde öğretim üyesi oldu. 12 Eylül Darbesi'nden sonra bir kez daha üniversiteden uzaklaştırıldı.
12 Eylül darbesinden sonra aydınların cunta yönetimine karşı örgütlenmesinde büyük çaba gösteren Küçük, Aziz Nesin ile birlikte Aydınlar Dilekçesi Hareketi'ni örgütledi.
1983'te “Bir Yeni Cumhuriyet İçin” adlı kitabı nedeniyle tutuklanarak, cezaevine girdi.
1987'de profesörlüğünü aldığı Gazi Üniversitesi'nden 1993'te emekli oldu.
1993'te gittiği Fransa’dan 1998'de Türkiye'ye geri döndü ve "Kürtçülük propagandası" yapmaktan suçlu bulunarak iki yıl hapis cezasına çarptırıldı. 2000'de tahliye oldu.
2009 yılında Ergenekon kumpası kapsamında tutuklandı, kısa süre sonra tahliye oldu.
2011 yılındaysa Ergenekon ile birleştirilen OdaTV davası kapsamında bir kez daha tutuklandı ve 3 yıl cezaevinde tutuldu. Hayatının yaklaşık 7 yılını cezaevinde geçirdi.
Yalçın Küçük, bir süredir sağlık sorunları nedeniyle tedavi görüyordu.
ÖLÜMÜNÜN ARDINDAN NELER SÖYLEDİLER?
Doğu Perinçek: 60 yıllık arkadaşım Yalçın Küçük’ü kaybetmenin derin acısı içerisindeyiz. Türkiye İşçi Partisi Bilim Kurulundan, Ergenekon davasına kadar sınıfsız bir dünya için mücadeleyi paylaştık. Uzun yıllar Aydınlık Gazetesi’nde köşe yazarlığı yaptı. Ergenekon Davasında dik duranlardandı. Haymana cezaevinde altı metrekare bir odada derinlemesine bir fikir hayatımız oldu. Türkiye’nin entelektüel hayatında unutulmaz bir yeri olmuştur. Kalpağı ve kırmızı atkısıyla her zaman mevziisi belliydi, coşkulu, verimliydi. Temren’e, Devrim’e, bütün sevenlerine ve Bilimsel Sosyalizm davasına bağlı olan bütün kardeşlerime baş sağlığı diliyorum.
Kemal Okuyan: Türkiye en üretken, özgün, tutkulu ve devrimci aydınlarından birini yitirdi. Ufuk açtı, heyecan verdi. Tutarsızlıkları bile devrimci bir arayışın ürünüydü. “Ondan çok şey öğrendim” diyecek binlerce kişi vardır. Biri de benim. Ve iyi ki…
Özgür Çelik: Sol siyasetin büyük fikir insanı, Yalçın Küçük hocamızın vefatını üzüntüyle öğrendim. Kumpas davalarına karşı zindanlarda ve mahkeme salonlarında verdiği mücadeleye yakın tarihimizden şahidiz.Ruhu şad olsun, başımız sağ olsun.
Barış Terkoğlu: " Aydın olmayı her zaman rüzgara karşı yürümek olarak tarif ederdi. Kalabalıklar tam tersini düşünürken 'hayır öyle değil' diyebilen cesur bir fikir insanıydı. Dik durmayı ondan öğrendim."
Bahadır Özgür: Yazar Yalçın Küçük hayatını kaybetti...Her yönüyle etkikeyici, renkli, tartışmalı, çağının tüm çelişkilerini taşıyan bir entelektüeldi. Silivri'den tahliye olduğu gün yaptığı konuşmada, coşkuyla, "Yaşasın emekçi Cumhuriyeti" demişti. Bir okuru olarak onu bu sözleri ile hatırlayacağım...
TKH: SOSYALİST İKTİDAR KAVGASININ KIRILMAYAN KALEMİ: PROF. DR. YALÇIN KÜÇÜK’Ü KAYBETTİK
Türkiye Komünist Hareketi olarak, Türkiye sosyalist düşüncesinin ve Marksist geleneğin en özgün, en üretken ve en ödünsüz isimlerinden Prof. Dr. Yalçın Küçük’ün vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Yalçın Küçük yalnızca bir akademisyen ya da yazar değildi, o başlı başına bir duruştu. Ömrünü Türkiye’nin ilerici birikimine, Cumhuriyet’in kazanımlarına ve sosyalist iktidar mücadelesine adamış bir aydındı. Egemen sınıfların ideolojik ablukasına karşı kalemini bir mücadele aracına dönüştüren Küçük, Türkiye’nin yakın tarihini ve toplumsal çelişkilerini Marksist bir perspektifle çözümleyen bir aydın olarak hafızalara kazınmıştır.
Mülkiye kürsülerinden ODTÜ sınıflarına, dergi sayfalarından onlarca kitaba uzanan üretiminde pusulası hiç şaşmadı: Bağımsızlık, laiklik, emek ve sosyalizm.
Yalçın hocamızın yaşamı, Türkiye’nin son yarım yüzyıllık ideolojik kavgalarının içinden geçen bir direniş hattıdır. Planlamacı kimliğiyle, kamu mülkiyetini ve devletçiliği savunmaktan geri adım atmadı. Tarihçi yönüyle, resmi ideolojinin ve gericiliğin ördüğü perdeleri cesaretle araladı. Siyasal duruşuyla, işçi sınıfının safında yer alarak bedel ödemekten asla kaçınmadı.
12 Mart’ta kürsüsünden koparılan, 12 Eylül’de zindanlarla yüz yüze gelen ve sonrasında siyasal kumpasların hedefi yapılarak uzun yıllar tutsak edilen Yalçın hocamız tüm bu baskıları yeni bir düşünsel üretimin kaynağına dönüştürmeyi bildi. Entelektüel cesaretin ne olduğunu yalnızca teorisiyle değil, bizzat yaşamıyla kanıtladı. Sovyet deneyimi üzerine çalışmaları ve Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan özgün analizleri, onu akademik bir figür olmanın ötesine taşıyarak siyasal bir referans noktası haline getirdi.
Yalçın hocamız, aydının tarihsel sorumluluğunu eksiksiz yerine getirdi. Emperyalizme bağımlılık ilişkilerine, Cumhuriyet’in tasfiyesine ve gericiliğin kuşatmasına karşı kalemiyle sarsılmaz bir barikat kurdu.
Türkiye Komünist Hareketi olarak biliyoruz ki, onun inatçı, uzlaşmaz ve her daim sorgulayan varlığı, bu ülkenin sol düşüncesi için vazgeçilmez bir dinamikti. Gerçeği söylemenin bedelinin ağır olduğu her dönemde, o bu bedeli ödemeye gönüllü oldu.
Bugün ondan devralınan en büyük miras, bilimsel şüphe ile devrimci irade arasındaki kopmaz bağdır. Bu miras, Türkiye’de sosyalist iktidar mücadelesinin yolunu aydınlatmaya devam edecektir.
Türkiye Komünist Hareketi olarak, yaşamı boyunca halktan ve aydınlanmadan yana saf tutan Yalçın Küçük’ü saygıyla selamlıyoruz. Ailesine, dostlarına, öğrencilerine ve tüm ilerici kamuoyuna başsağlığı diliyoruz.
Selam Olsun Büyük Aydınımıza
Anısı, mücadelemizde ve Türkiye’nin aydınlık geleceğinde yaşamaya devam edecektir!
Haber Kaynağı : 12punto
Çok Okunanlar
ABD-İran savaşında her şey bugün belli olabilir!
Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasında salon karıştı!
İmralı kraliçesi de 'Bahçeli’nin yüzde 100 dönüştüğünü' düşünüyor!..
Almanya’da Türkan Saylan’ın mirası yerlerde sürünüyor
Ekrem İmamoğlu'ndan Bozbey'in tutuklanmasına tepki
Sabahattin Ali'yi kim öldürdü?
Fatih Altaylı Erdoğan'ın 'geçmiş olsun' telefonunun perde arkasını anlattı
'Muhtemelen' ile yalanlama olur mu?
ABD basınından şok iddia... Trump hastaneye kaldırıldı
Melissa Vargas ile Zehra Güneş arasında kriz!