Giderek artan bu şüpheli vakaların arkasında kasten öldürme eylemlerinin yattığını belirten Sinem Nazlı Demir olaya ilk etapta intihar denilen ancak yürütülen süreçlerle cinayet olduğu ortaya çıkan ya da yargıya taşınan vakaları şu şekilde sıralıyor:
Şule Çet: 2018 yılında Ankara'da bir binanın 20. katından aşağı itilmiş ve olaya önce intihar denilmiştir. Ardından sanık Çağtay Aksu kasten öldürme suçundan müebbet hapis cezası almıştı...
Aysun Yıldırım: 26 yaşındaki Yıldırım çalıştığı ofisin penceresinden düşmüş ve dosyaya intihar denilerek yaklaşılmıştır ancak dosya daha sonra yeniden açılmıştır.
Ece Kılıç: Aslan Acar, balkondan düşerek ölen Acar'ın hayatını kaybetmesinden iki yıl sonra eşi hakkında kasten öldürme davası açılmıştır.
Şüpheli Ölümler
Zerrin Kılınç ikinci kattaki evinden, Gamze Yağlıoğlu 6. kattaki balkondan, Semanur Arslan Ankara'da bir gökdelenin 43. katından, Emel Akbaş 3. kattan, Raziye Ebru Erciyes de Kayseri'de balkondan düşerek yaşamını yitirmiştir.
Nazlı Karakoyun, Nefes Balkan ve daha nicelerinin benzer şekilde yüksekten düştüğü kaydedilmektedir.
Cezasızlık Algısı ve Mahkeme Kararları
Her gün kadınların yüksekten düşerek öldüğü haberleriyle karşılaşılmasının tesadüf olmadığını ifade eden Demir hükümetin kadın hakları politikalarının toplumda oluşan cezasızlık algısının ve kadın düşmanı mahkeme kararlarının tabloyu bu noktaya getirdiğini savunuyor.
Birçok olayda kadınların kendi kendilerine düşmediğini aşağı itildiklerini ve ardından olaya intihar süsü verildiğini belirten Sinem Nazlı Demir bu ölümlerin gerçekte kasten işlenen kadın cinayetleri olduğunun altını çiziyor.
Yüksekten düşen yaşamlar! Kadınlar düşmüyor aşağı itiliyor Gazeteci Sinem Nazlı Demirin aktardığı verilere göre Türkiye'de her yıl onlarca kadın yüksekten düşerek yaşamını yitiriyor. Giderek artan bu şüpheli vakaların arkasında ise kasten öldürme eylemleri yatıyor. @sinemnazlidemir
— 12punto (@12puntocomtr) October 16, 2026
Haber Kaynağı : 12punto