Türk basınının usta isimlerinden, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) üyesi foto muhabiri Garbis Özatay, 19 Ağustos Dünya Fotoğrafçılık Günü’nde yaşamını yitirdi. Mesleğe genç yaşta adım atan Özatay, gazetecilikte kazandığı ödüller ve tarihe geçen kareleriyle tanınıyordu.
TGC’nin yayımladığı başsağlığı mesajında, Özatay’ın mesleğe yaptığı katkılara dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:
“Gazetecilik mesleğine uzun yıllar başarıyla hizmet eden önceki yönetim kurulu üyelerimizden Garbis Özatay’ı kaybetmenin üzüntüsü içindeyiz. Onu hiç unutmayacağız. Meslektaşımızın ailesine ve basın topluluğumuza başsağlığı diliyoruz.”
TGC: Garbis Özatay’ın ailesine ve basın topluluğumuza başsağlığı diliyoruz
— TGC (@TGCTr) August 19, 2025
HABER: https://t.co/wRmQ688CXs pic.twitter.com/MJ3GWZ9Xg6
GARBİS ÖZATAY KİMDİR?
1946’da İstanbul’da doğan Garbis Özatay, fotoğrafla 1962’de tanıştı. Fotoğraf sanatında Ara Güler gibi ustalardan ilham alan Özatay, 1966’da "Yeniköy" yolcu vapurunun batışı ve "Yeni Galatasaray" motorunun su altı görüntülerini fotoğraflayarak Türk Haberler Ajansı’nda (THA) foto muhabirliğine adım attı.
Reklam fotoğrafçısı Sami Güner’in stüdyosunda renkli fotoğrafçılığı öğrendikten sonra 1969’da THA’ya kadrolu olarak geçti. 1970’te Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin fotoğraf dalındaki "Gazetecilik Başarı Ödülü"nü kazandı. Yurt içi ve yurt dışında çok sayıda ödüle layık görülen Özatay, Türkiye ve dünya gündemine damga vuran anları objektifine taşımayı başardı.
1996’da Kardak Krizi sırasında SAS komandolarının kayalıklara bayrak dikme anını fotoğraflayarak büyük ses getirdi. 1997’de Sedat Simavi Fotoğraf Ödülü’nün sahibi oldu. Uzun yıllar Milliyet Gazetesi’nde çalışan Özatay, ardından Cumhuriyet ve Güneş gazetelerinde görev aldı.
Milliyet’teki 19 yıllık mesaisinin ardından emekliye ayrılan Özatay, meslek hayatı boyunca unutulmaz projelere imza attı. 2019’da Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü’ne layık görüldü, 2023-2025 yıllarında ise TGC Yönetim Kurulu’nda görev aldı.
Evli ve iki çocuk babası olan Garbis Özatay, yalnızca basın dünyasına değil, Türkiye’nin kültürel belleğine de kalıcı izler bıraktı.
Haber Kaynağı : 12punto