Euro
Arrow
56,0411
Dolar
Arrow
49,8880
İngiliz Sterlini
Arrow
67,0557
Altın
Arrow
6277,4865
BIST
Arrow
10.906
Anasayfa > Sağlık Haberleri > Depresyonda biyolojik saat etkisi: Araştırma yeni bir alt türü işaret etti

Depresyonda biyolojik saat etkisi: Araştırma yeni bir alt türü işaret etti

Sidney Üniversitesi araştırması, ağır ve uzun süreli depresyon yaşayanların yaklaşık yüzde 23’ünde sirkadiyen özellikler saptadı.

X Facebook WhatsApp Mail ABONE OL Google News
Yayınlanma: 02.11.2026 12:19 Güncelleme: 02.11.2026 12:19
Depresyonda biyolojik saat etkisi: Araştırma yeni bir alt türü işaret etti

Depresyonun yalnızca duygu durumuyla değil, uyku ve uyanıklık döngüsüyle de yakından ilişkili olabileceğini gösteren yeni bir çalışma, “sirkadiyen depresyon” olarak adlandırılan bir alt türü gündeme taşıdı. Sidney Üniversitesi araştırmacılarının çalışmasına göre bu tablo, ağır, tekrarlayan ya da uzun süreli depresyon yaşayan kişilerin yaklaşık dörtte birinde görülebiliyor.

Araştırmada, depresyon belirtileri ile vücudun yaklaşık 24 saatlik biyolojik ritmi arasındaki bağlantı incelendi. Sirkadiyen ritim; uyku saatlerinden hormon salgılanmasına, vücut sıcaklığından metabolizma düzenine kadar pek çok işlevi etkiliyor. Bu ritimdeki bozulmaların bazı kişilerde depresyonun yalnızca sonucu değil, tablonun sürmesinde rol oynayan bir etken de olabileceği değerlendiriliyor.

Uyuyan bir kişiyi gösteren, uyku düzeni ve depresyon ilişkisini simgeleyen fotoğraf
Araştırmada uyku ve uyanıklık düzenindeki değişimler sirkadiyen depresyonla ilişkilendirilen başlıca unsurlar arasında yer aldı.

SİRKADİYEN DEPRESYONDA ÖNE ÇIKAN BELİRTİLER

Çalışmada, sirkadiyen depresyonla ilişkilendirilen altı özellik üzerinde duruldu. Bu özelliklerden en az üçünü taşıyan katılımcılar, araştırma kapsamında sirkadiyen depresyon grubunda değerlendirildi.

  • - Sabahları yorgun uyanmak ve yeterince uyunsa bile dinlenmiş hissetmemek.
  • - Gece geç saatlere kadar uyanık kalma ve geç uyuma eğilimi.
  • - Depresif dönemlerde normalden fazla uyuma.
  • - Ruh halinin mevsimsel değişikliklerden ve gün ışığından etkilenmesi.
  • - İş veya okul günleri ile tatil günleri arasında belirgin uyku saati farkı oluşması.
  • - Kişinin kendisini akşam ve gece saatlerinde daha enerjik hissetmesi.
Yemek masasında yorgun görünen bir kişiyi gösteren fotoğraf
Sirkadiyen depresyon, özellikle uyku alışkanlıkları ve günlük ritimdeki düzensizliklerle ilişkilendiriliyor.

Sidney Üniversitesi’nin Brain and Mind Centre bünyesinde yürütülen araştırmada 10 binden fazla Avustralyalının klinik ve genetik verileri incelendi. The British Journal of Psychiatry’de yayımlanan bilimsel makalede 11 bin 380 katılımcının verilerine yer verildi.

Bulgulara göre 2 bin 604 kişi, yani katılımcıların yaklaşık yüzde 23’ü sirkadiyen depresyon özellikleri taşıdı. Araştırmacıların işaret ettiği oran, çalışmada incelenen ağır, tekrarlayan veya uzun süreli depresyon yaşayan grup için geçerli. Bu nedenle sonuçlar, toplumdaki her dört kişiden birinin depresyon yaşadığı ya da bu alt türe sahip olduğu anlamına gelmiyor.

Gece sokakta oturan bir kişinin siluetini gösteren fotoğraf
Biyolojik saat ve gün içi ritim, ruh sağlığı araştırmalarında giderek daha fazla incelenen başlıklar arasında bulunuyor.

TEDAVİ YANITI AÇISINDAN NEDEN ÖNEMLİ?

Çalışmanın dikkat çeken bulgularından biri, sirkadiyen depresyon özellikleri gösteren katılımcıların bazı yaygın antidepresanlara daha düşük yanıt bildirmesi oldu. Araştırmada özellikle SSRI ve SNRI grubu ilaçlara verilen yanıtın bu grupta daha sınırlı olabileceği, yan etki bildirimlerinin de daha fazla olduğu belirtildi.

Antidepresan ilaçları ve ilaç tedavisi konusunu simgeleyen yakın plan fotoğraf
Araştırmada, bazı antidepresan gruplarına verilen yanıtın sirkadiyen özellikler taşıyan kişilerde farklılaşabileceği bildirildi.

Araştırmacılar, biyolojik saati hedefleyen yaklaşımların bu kişiler için önem taşıyabileceğini değerlendiriyor. Işık terapisi, uyku düzeninin yeniden yapılandırılması ve melatonin sistemiyle ilişkili tedavi seçenekleri bu çerçevede tartışılan başlıklar arasında yer alıyor.

Ancak uzmanlar açısından bu bulgular, söz konusu yöntemlerin herkes için uygun olduğu ya da tek başına tedavi sağlayacağı anlamına gelmiyor. Depresyon tedavisinin mutlaka hekim değerlendirmesiyle ve kişiye özel planlanması gerekiyor.

Bir terapi görüşmesini ve ruh sağlığı desteğini simgeleyen fotoğraf
Uzmanlar, depresyon tedavisinde uyku düzeni ve biyolojik ritim özelliklerinin de değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Sirkadiyen depresyon, şimdilik dünya genelinde kabul edilmiş bağımsız bir psikiyatrik tanı kategorisi değil. Çalışma, depresyonun alt türlerini daha iyi ayırt etmeye ve tedavi yaklaşımlarını kişiselleştirmeye dönük araştırmalar için yeni bir alan açması bakımından önem taşıyor. Araştırmacılar, bulguların farklı topluluklarda tekrarlanması ve biyolojik mekanizmaların daha ayrıntılı incelenmesi gerektiğini belirtiyor.


Haber Kaynağı : 12punto

Etiketler

depresyon Sirkadiyen depresyon Sidney Üniversitesi Biyolojik saat Uyku düzeni Ruh Sağlığı The British Journal of Psychiatry