Stanford Tıp Fakültesi’nden bilim insanları, bazı agresif kan kanserlerinde tümörün hayatta kalmasını sağlayan BCL6 proteinini hedef alan dikkat çekici bir deneysel yöntem geliştirdi. Araştırmada, normalde kanser hücresinin yaşamasına katkı veren bu protein, TCIP3 adlı molekül aracılığıyla hücreyi ölüme götüren bir mekanizmanın parçasına dönüştürüldü.
Çalışmanın odağında, Non-Hodgkin lenfomanın en yaygın türlerinden diffüz büyük B hücreli lenfoma yer alıyor. Bu kanser türünde BCL6 proteini, hücre ölümüyle ilişkili genleri susturarak kanserli hücrelerin çoğalmasına ve hayatta kalmasına yardım ediyor. Normal bağışıklık yanıtında geçici olarak görev yapan bu sistem, kanserli hücrelerde sürekli açık kalarak hastalığın ilerlemesine zemin hazırlayabiliyor.
TCIP3 PROTEİNİN YÖNÜNÜ DEĞİŞTİRDİ
Araştırmacıların geliştirdiği TCIP3, iki farklı yapıyı bir araya getiren çift taraflı bir molekül olarak tasarlandı. Molekülün bir ucu BCL6’ya bağlanırken diğer ucu P300 ve CBP adlı düzenleyici proteinleri yakalıyor. Bu temas sonucunda, BCL6’nın genleri susturma işlevi zayıflıyor ve baskılanan hücre ölümü genleri yeniden etkinleşiyor.
X-ışını analizleri, TCIP3’ün bu proteinleri yalnızca yakınlaştırmadığını, aynı zamanda moleküler düzeyde daha kararlı bir yapı oluşturduğunu gösterdi. Laboratuvar deneylerinde düşük dozlarda dahi lenfoma hücrelerinin hızla öldüğü bildirildi.

Hayvan deneylerinde ise insan lenfoma hücreleri nakledilen farelere günde iki kez TCIP3 verildi. Aktarılan sonuçlara göre tedavi uygulanan farelerdeki tümörler 11. günün sonunda tamamen ortadan kalktı. Deney sürecinde belirgin toksisite ya da iltihap artışı gözlenmediği belirtildi.
Bulgular umut verici olsa da yöntem henüz insanlarda denenmiş değil. TCIP3’ün klinik araştırmalara geçebilmesi için kimyasal formunun geliştirilmesi, farklı hayvan modellerinde güvenliğinin doğrulanması ve olası yan etkilerinin ayrıntılı biçimde incelenmesi gerekiyor.
Araştırmacılar, kanseri besleyen proteinleri yalnızca baskılamak yerine onları hücre ölümü yönünde çalıştırma fikrinin başka dirençli kanser türleri için de yeni kapılar açabileceğini değerlendiriyor. BCL6 ile ilişkili bazı otoimmün hastalıklar da bu yaklaşımın gelecekteki araştırma alanları arasında gösteriliyor.
Haber Kaynağı : 12punto