Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Belgin Özbek, çocuklarda görülen halsizlik, ateş ve kemik ağrısı gibi şikâyetlerin tek başına lösemi anlamına gelmediğini belirtti. Özbek, bu belirtilerin ne kadar sürdüğü, tekrarlayıp tekrarlamadığı ve başka bulgularla birlikte görülüp görülmediğinin değerlendirmede belirleyici olduğunu söyledi.
Dünya genelinde her yıl 0-19 yaş grubundaki yaklaşık 400 bin çocuk ve ergene kanser tanısı konulduğunu hatırlatan Özbek, çocukluk çağı kanserleri arasında yer alan löseminin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğine dikkat çekti. Özbek’e göre, çocuklarda halsizlik çoğu zaman enfeksiyonlar, yoğun hareketlilik, uyku düzensizliği veya beslenme sorunları gibi nedenlerle de gelişebiliyor.

HANGİ BELİRTİLER DİKKATE ALINMALI?
Özbek, çocuğun günlük aktivitelerine katılmakta zorlanması, dinlenmesine rağmen halsizliğinin geçmemesi veya belirgin solukluk gelişmesi halinde ailelerin dikkatli olması gerektiğini ifade etti. Lösemide kemik iliğindeki kan hücresi üretimi etkilenebildiği için yorgunluk ve solukluğa kolay morarma, kanama ve enfeksiyonlara yatkınlık da eşlik edebiliyor.
Büyüme çağındaki çocuklarda hareketli bir günün ardından bacak ağrısı görülmesinin sık rastlanan bir durum olduğunu belirten Özbek, spor, düşme ve çarpmaların da benzer yakınmalara yol açabileceğini söyledi. Ancak ağrının sürekli hale gelmesi, tekrarlaması ya da çocuğun yürümesini ve günlük yaşamını etkilemesi durumunda nedenin araştırılması gerekiyor.
Özellikle kemik-eklem ağrısına ateş, halsizlik, solukluk veya açıklanamayan morlukların eşlik etmesi halinde tıbbi değerlendirmenin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Özbek, belirgin bir çarpma olmadan oluşan morluklar ile sık tekrarlayan burun ya da diş eti kanamalarının da önemsenmesi gereken bulgular arasında olduğunu kaydetti.
Özbek, bu belirtilerin tek başına lösemi tanısı koydurmayacağını, enfeksiyonlar ve farklı sağlık sorunlarının da benzer tabloya neden olabileceğini belirtti. Bu nedenle ailelerin paniğe kapılmadan sağlık uzmanına başvurması, şikâyetlerin seyrini takip etmesi ve çocuğun olağan durumundan farklılaşan değişiklikleri göz ardı etmemesi gerektiğini söyledi.
Lösemi şüphesi oluştuğunda ilk aşamada çocuğun şikâyetleri ve fizik muayene bulguları değerlendiriliyor. Gerekli görülürse tam kan sayımı gibi testler istenebiliyor ve sonuçlara göre ileri incelemeler planlanabiliyor. Özbek, belirti göstermeyen tüm çocuklara rutin lösemi testi yapılmasının genel olarak önerilmediğini de aktardı.
Çocuğun genel durumunda belirgin bozulma, durdurulamayan kanama veya ciddi nefes darlığı gibi durumlarda ise acil tıbbi yardım alınması gerekiyor.
Haber Kaynağı : 12punto