Güney Koreli araştırmacıların geliştirdiği yapay zekâ modeli, gözün arka bölümündeki retina görüntülerini analiz ederek kişilerin yaşını ortalama yaklaşık 2,5 yıllık hata payıyla tahmin etti. Çalışma, göz sağlığı verilerinin yalnızca görme sorunları için değil, yaşlanma ve bazı hastalık göstergeleri için de önemli ipuçları taşıyabileceğini ortaya koydu.
Seul Ulusal Üniversitesi ve Seul Ulusal Üniversitesi Hastanesi’nden bilim insanlarının yürüttüğü araştırma, hakemli bilim dergisi GeroScience’ta yayımlandı. Araştırmada 7 bin 535 kişiden elde edilen 29 bin 530 retina görüntüsü yapay zekâ modelinin geliştirilmesinde kullanıldı.
Model daha sonra bağımsız gruplar üzerinde test edildi. Sonuçlara göre yapay zekâ, kişilerin gerçek yaşını ortalama 2,53 ila 2,66 yıl arasında değişen hata payıyla tahmin edebildi.
RETİNA YAŞI SAĞLIK VERİLERİYLE KARŞILAŞTIRILDI
Araştırmacılar yalnızca yaş tahminine değil, modelin hesapladığı “retina yaşı” ile kişinin gerçek yaşı arasındaki farka da odaklandı. Bilimsel çalışmada bu fark “retinal age gap”, yani retina yaş farkı olarak tanımlandı.
Bulgular, bazı sağlık durumlarında retina yaşının gerçek yaştan daha yüksek görünebildiğini gösterdi. Diyabet tanısı bulunan kişilerin retinaları, benzer yaştaki sağlıklı kişilere kıyasla ortalama 2,52 yıl daha yaşlı tahmin edildi. Aktif sigara kullananlarda retina yaş farkı yaklaşık yarım yıl, sigarayı bırakmış kişilerde ise 0,46 yıl daha yüksek bulundu.
Göz hastalıkları açısından da benzer bir ilişki saptandı. Katarakt bulunan gözlerde tahmini retina yaşı ortalama 1,86 yıl daha yüksek çıktı. Yaşa bağlı makula dejenerasyonu görülenlerde ise fark yaklaşık 0,60 yıl olarak hesaplandı. Buna karşılık hipertansiyon ve yüksek kolesterol ile retina yaş farkı arasında anlamlı bir bağlantı bulunmadı.
Retina, damarların ve sinir dokusunun doğrudan görüntülenebildiği az sayıdaki bölgelerden biri olduğu için son yıllarda genel sağlık durumuna ilişkin araştırmalarda daha fazla inceleniyor. Uzmanlar, retina görüntülerinin kalp-damar hastalıkları ve nörolojik rahatsızlıklar gibi alanlarda da ipuçları sunabileceği görüşünde.
Ancak araştırmacılar, elde edilen sonuçların retina yaşının doğrudan “biyolojik yaş testi” olarak kullanılabileceği anlamına gelmediğini vurguluyor. Yöntemin klinik anlamda güvenilir bir gösterge sayılabilmesi için uzun dönemli çalışmalarla ve farklı yaşlanma ölçütleriyle karşılaştırılması gerekiyor.
Çalışmanın yazarlarına göre yöntem, bugün için tek tek kişilerin sağlık risklerini belirlemekten çok, geniş topluluklarda yaşlanma ve sağlık farklılıklarını incelemek amacıyla daha uygun görünüyor.
Haber Kaynağı : 12punto