Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
51,8691
Dolar
Arrow
43,6872
İngiliz Sterlini
Arrow
59,5326
Altın
Arrow
7105,6689
BIST
Arrow
10.729

Akın Gürlek ataması sonrası siyasette neler olacak? İsmail Saymaz'dan erken seçim iddiası

Gazeteci İsmail Saymaz, Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olmasını yaklaşan seçim süreci, CHP’ye yönelik davalar ve İstanbul merkezli yargı pratiği üzerinden değerlendirdi. Saymaz, bu atamanın erken seçim hazırlığı olarak okunabileceğini, CHP davaları ve kayyum tartışmalarında yeni bir sürecin başlayabileceğini söyledi.

Akın Gürlek ataması sonrası siyasette neler olacak? İsmail Saymaz'dan erken seçim iddiası

Gazeteci İsmail Saymaz, Akın Gürlek’in Adalet Bakanlığı görevine getirilmesini; İstanbul’daki yargı uygulamaları, CHP’ye ilişkin süren davalar ve yaklaşan seçim süreci çerçevesinde ele aldı. Saymaz, söz konusu atamanın yalnızca idari bir değişiklik olmadığını, siyasal sonuçlar doğurabilecek bir hamle olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

“İKİ ATAMA ERKEN SEÇİM HAMLESİ Mİ?”

Cumhurbaşkanının yeniden aday olabilmesi için Meclis’in erken seçim kararı alması gerektiğini hatırlatan Saymaz, bu nedenle Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’ndaki son değişikliklerin seçim perspektifiyle okunabileceğini dile getirdi. Saymaz, şu ifadeleri kullandı:

“2027'nin kasım ayında olması daha yüksek ihtimal. Çünkü AK Parti 3 Kasım 2002'de iş başına gelmişti. Yani 25’inci yıl dönümünde tekrar seçime gitmek isterler. Şu saatten sonra Adalet Bakanlığı'ndaki ve İçişleri Bakanlığı'ndaki tasarruflar biraz böyle yorumlanır.”

Saymaz, kısa süre önce AKP Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş’ın da Kasım 2027 için erken seçimi işaret ettiğini hatırlattı.

SEÇİME GİDERKEN CHP İÇİN YENİ VE ZORLU BİR DÖNEM Mİ?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı arasında bugüne kadar farklı yargı yaklaşımları bulunduğunu belirten Saymaz, İstanbul’daki pratiğin daha siyasal nitelikte kararlar alabildiğini söyledi. Bu yaklaşımın artık merkezi bürokrasiye taşınabileceğini ifade eden Saymaz, CHP’ye ilişkin davalar ve kayyum tartışmalarında yeni gelişmeler yaşanabileceğini dile getirdi.

CHP’nin kurultayına ilişkin butlan davası ile Yargıtay’a yapılan “parti kapatma” bildiriminin Türk siyaseti açısından kritik önemde olduğunu vurgulayan Saymaz, bu süreçlerin İstanbul’daki uygulamalara benzer bir yön alabileceğini belirtti.

İstanbul merkezli belediye soruşturmalarını hatırlatan Saymaz, bu dosyaların farklı illere yayılmasının mümkün olduğunu ifade etti. Ankara Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere çeşitli CHP’li belediyelere yönelik soruşturmaların hızlanmasının kendisini şaşırtmayacağını söyledi.

İstanbul ve Ankara’daki yargı uygulamaları arasındaki farka dikkat çeken Saymaz, şu değerlendirmeyi yaptı:

“İstanbul yargı pratiği daha siyasal nitelikte kararlar alabiliyor. Ankara ise daha bürokratik tutumlar alıyor.”

BUTLAN DAVASININ AKIBETİ NE OLACAK?

Ankara’daki butlan davasının ardından yaşanabilecek olası gelişmelere değinen Saymaz, İstanbul’daki kayyum uygulamasına dikkat çekti. İstanbul İl Kongresi soruşturması kapsamında Gürsel Tekin’in kayyum olarak görevine devam ettiğini hatırlatan Saymaz, şu ifadeleri kullandı:

“Örneğin Ankara'da bir butlan davası açıldı. Ondan sonra o butlan davası CHP lehine sonuçlandı diyelim. Fakat İstanbul'da hala daha bir kayyum uygulaması var. Yani İstanbul'da İstanbul İl Kongresi soruşturması nedeniyle Gürsel Tekin kayyum olarak görevine devam ediyor. O günlerde hatırlarsanız CHP Genel Merkezine bir kayyumun atanıp atanmayacağı çok tartışıldı. Hatta ucuna kadar gelindi ve vazgeçildi. Şimdi şu saatten sonra bununla ilgili dünkü pratikten farklı gelişmelerin olması beni şaşırtmaz.”

İBB İDDİANAMESİ VE YARGITAY BAŞVURUSU

Akın Gürlek’in İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı döneminde hazırlanan İstanbul Büyükşehir Belediyesi iddianamesine de değinen Saymaz, bu dosya kapsamında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan başvurunun önemine dikkat çekti.

Saymaz, söz konusu başvurunun, suçtan elde edildiği iddia edilen gelirlerin siyasi faaliyetlerde kullanıldığı kabulüne dayandığını ve bunun bir parti kapatma sürecinin başlangıcı olarak değerlendirildiğini hatırlattı. Bu sürecin seyrinin Türk siyaseti açısından önem taşıdığını belirtti.

Gürlek’in İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı dönemini “olağanüstü yoğun” olarak nitelendiren Saymaz, bu atamanın bir tür ödüllendirme olarak da okunabileceğini söyledi. İstanbul’daki yargısal pratiklerin bu değerlendirmede belirleyici olduğunu ifade etti.

Kısa süre görev yapmasına rağmen etkili soruşturmalara imza atıldığını belirten Saymaz, şu ifadeleri kullandı:

“Türk siyasi hayatının akışını değiştiren soruşturmalara imza attı. O da İmamoğlu ve CHP belediyeleri soruşturmalarıdır.”

“TÜRKİYE BÜROKRASİSİNİN İKİNCİ ADAMI”

Akın Gürlek’in yeni konumunun yargı bürokrasisinin zirvesinde yer aldığını dile getiren Saymaz, bu durumun siyasi sonuçlar doğurabileceğini ifade ederek şunları söyledi:

“Şunu söyleyeyim. Yani şu an Türkiye bürokrasisinde Akın Gürlek 2. adamdır desek hata etmeyiz.”

İSTANBUL BAŞSAVCILIĞI İÇİN KULİS BİLGİLERİ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda olası görev değişikliklerine de değinen Saymaz, Fatih Dönmez ve Barış Duman isimlerinin öne çıktığını, Can Tuncay’ın ise Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı için konuşulduğunu aktardı. Dönmez’in bir adım önde olduğunu söyleyen Saymaz, bu isimlerin Gürlek’e yakın çalışma ekibinden geldiğini belirtti.

“TÜRKİYE AÇISINDAN DA YENİ BİR DÖNEM”

Değerlendirmesini özetleyen Saymaz, Gürlek’in İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde İstanbul için yeni bir sürecin başladığını hatırlatarak, Adalet Bakanlığı göreviyle birlikte ülke genelinde de yeni bir dönemin başladığının kabul edilebileceğini söyledi.


Haber Kaynağı : 12punto

Adalet Bakan Yardımcısı Akın Gürlek
Wodo Network