Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
34,5635
Dolar
Arrow
32,3836
İngiliz Sterlini
Arrow
40,4880
Altın
Arrow
2463,0000
BIST
Arrow
9.487

“Milliler” ses verin; bu neyin yığınağı?

Yunanistan’ın liman kenti Dedeağaç ülkemize sadece 40 kilometre uzaklıkta. Yani Trakya’mızın dibinde. Bu yüzden de Lozan Antlaşması’nda burasının silahsız olması öngörüldü.

Ama Yunanistan, yine Lozan’a göre silahsız ve askersiz olması gereken adaları silahlandırmakla, hatta Türkiye’ye ait adaları işgâl etmekle kalmadı; Dedeağaç’a da ABD üssü kurdurdu.

Dedağaç’a ABD yığınağı 4 yıl önce 2020’de başladı. Olay Erdoğan’ın dikkatini ise ancak 1 yıl sonra, o da gazetecilerin sorusu üzerine çekti. Söylediği şu oldu:

“Bu 2014 yılından beri Amerika’nın Dedeağaç’taki aslında bir planlı programıdır. Dolayısıyla yani burada anormal bir gelişme söz konusu değil. Bu kendisinin bu planlı attığı adımı da bizler de yakından takip ediyoruz. Yunanistan-Amerika ilişkilerini zaten biliyorsunuz, fakat bizler de burada üzerimize düşen neyse bunu her zaman yapıyoruz. Tedbirse tedbir. Bunlar da zaten her zaman bizim için alınan veya atılan adımlardır.”

Oysa süreci takip edenler hiç de Erdoğan kadar iyimser değildi ve bunun planlı bir tatbikat programı olduğuna inanmıyordu. Lozan’ın çiğnenmesi başlı başına önemliydi. Bunun dışında Yunanistan’ın Batı Trakya konusuna ABD’yi dahil etmesi, Boğazlar ve Ege’nin gözlem altında tutulması, Dedeağaç-Bulgaristan-Romanya üzerinden yeni bir hat oluşturularak Boğazların stratejik değerinin düşürülmesi gibi tehlikelere dikkat çekildi.

BİDEN’A SORDU

Ne olduysa, Erdoğan 3 ay sonra fikir değiştirdi. G-20 Zirvesi için İtalya’ya gitmiş ve burada ABD Başkanı Biden’la görüşmüştü. Dönüş yolunda yine gazetecilerin sorusu üzerine bu defa şunları anlattı:

“Sayın Biden’a da Macron’a da bu konuyu söyledik. Dedik ki; ‘Bu Dedeağaç olayı nedir? Burada böyle bir üssün kurulması bizi, halkımızı ciddi manada rahatsız ediyor.’ Bununla ilgili olarak da Macron sahiplenemedi...”

Erdoğan, Biden’ın bu soruya verdiği cevabı aktarmadığı için ABD’nin Dedeağaç’ta ne aradığını öğrenemedik. Ancak Erdoğan’ın bu açıklamasından sadece bir hafta sonra, dönemin Savunma Bakanı Hulusi Akar şunları söyledi.

“ABD bize karşı orada değil. Şu anda gördüğümüz bunların tatbikat amaçlı gelişmeler olduğu. Takip ediyoruz.”

Akar’ın ardından Milli Savunma Bakanlığı da, “ABD’nin bölgede kalıcı bir konuşlanmaya gitmediğini” vurgulayıp şu açıklamayı yaptı:

“Bunlar ABD’nin Avrupa güvenliğine katkı sağlamak üzere rotasyonel faaliyetler. Çok büyük bir yığınaklanma söz konusu değil. Gelişmeleri takip ediyoruz. Endişe edilecek bir durum yok.”

Bizimkiler “takip ederken” karşı cephede şunlar oldu:

ABD, Yunanistan’la yaptığı 5 yıllık savunma anlaşması kapsamında Batı Trakya’daki askeri varlığını artırmak amacıyla Dedeağaç Limanı’na 120 saldırı helikopteri, bin yeni araç ve 3 bin personel nakledeceğini bildirdi.

Bu amaçla Dedeağaç Limanı’nda incelemelerde bulunan ABD Büyükelçisi, tarihin en büyük askeri teçhizatının buraya yapılacağını belirtip şu bilgileri verdi:

“Askeri araç ve personelin bir bölümü Batı Trakya’da kalırken, bir bölümü tren ve TIR’larla Bulgaristan ile Romanya ve diğer Avrupa ülkelerine sevk edilecek. Bulgaristan ve Romanya’nın Dedeağaç arasındaki demiryolu bağlantısı olması nedeniyle artık Boğazlar devre dışı bırakılmıştır.”

Aynı Büyükelçi, Selanik’teki bir panelde yaptığı konuşmada, “ABD ile Yunanistan’ın, Doğu Makedonya ve Trakya’daki ortaklık ilişkisi Türkiye için tehdit oluşturmuyor.” dese de dönemin Dışişleri, şimdinin Savunma Bakanı Nikos Dendias şöyle konuştu:

“Ülkemizde Amerikan askeri varlığını istiyoruz, üsleri buraya getirme isteğinde olduğumuzu saklamadık. Amerikan askeri varlığının Dedeağaç’ta ve Giannouli kampında da olmasını istiyoruz. Burasının Balkanlar için bir enerji kavşağına dönüşmesi Yunanistan için önemli. Erdoğan’ın, Biden’a şikâyet ettiği ve kamuoyuna açıkladığı konu bu. Evet, Dedeağaç Limanı’nın ticari olmasını istemiyoruz ve tam da bu, Erdoğan’ı rahatsız etti.”

Başbakan Miçotakis ise açık açık şunları söyledi:

“ABD, Doğu Akdeniz’deki varlığını genişletiyor ve ülkemiz ABD’nin bölgedeki en net ortağı ve muhatabı haline geliyor... Bu anlaşma ikili bir protokol olmaktan çıkıyor ve komşularımızın her türlü çılgınlığı karşısında uluslararası meşruiyeti garanti eden ihtiyatlı bir Avrupa ve NATO ortağı olarak Yunanistan’a bir garanti haline geliyor.”

YENİ DEVASA YIĞINAK

Milli Savunma Bakanlığı’mız 2 yıl 4 ay önce, “Çok büyük bir yığınaklanma söz konusu değil.” demişti ya; geçen hafta ne olduğuna bakalım.

ABD, Dedeağaç Limanı’na tam 3 bin adet zırhlı araç daha indirdi. Bunlarla birlikte de 3 bin 500 asker konuşlandırdı.

Bu devasa yığınağın fotoğrafları da hem ABD ordusunun resmi internet sitesinde hem medyamızda çarşaf çarşaf yayımlandı; ama şu ana kadar Ankara’dan tek bir yetkili –muhalefet dahil- ağzını açıp Dedeağaç’ta ne olduğunu sorma ve anlatma gereği duymadı.

Tabii ya; 1 Şubat’ta başlayacağı açıklanan, sonra 1 Mart’a ertelenen, son olarak 30 Mart’ta başlayacağı duyurulan, 10 adayı kapsayacak iken şimdilik 5 olarak planlanan; Türk vatandaşlarına kapıda vize uygulamasıyla Yunan adalarına ziyaret imkânı tanınması gibi tatlı(!) bir proje;

Ve dahi Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in Mayıs’ta ülkemize gelmesi gibi hayati bir gündemimiz dururken, böylesi kuşatmayı konuşarak suları bulandırmanın, ABD ve Yunanistan’la sağlanan olumlu atmosferi bozmanın ne alemi var, değil mi?!