Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
56,1255
Dolar
Arrow
48,0787
İngiliz Sterlini
Arrow
65,5076
Altın
Arrow
7294,3156
BIST
Arrow
14.553

Prof. Dr. Doğanay Tolunay: Orman yangınlarında kriz değil risk yönetimine geçilmeli

Prof. Dr. Doğanay Tolunay, orman yangınlarıyla mücadelede asıl önceliğin yangın çıkmadan riskleri azaltmak olduğunu vurguladı.

Haberlerini algoritmaya bırakma, hangi kaynağı okuyacağına sen karar ver. 12punto'yu tercih ettiğin kaynaklar arasına ekle!
Prof. Dr. Doğanay Tolunay: Orman yangınlarında kriz değil risk yönetimine geçilmeli

Türkiye’de orman yangınlarının sıklığı ve yıkıcı etkisi iklim krizi, kuraklık, yüksek sıcaklıklar ve insan kaynaklı ihmallerle birlikte artarken, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğanay Tolunay’dan yangınlarla mücadeleye ilişkin dikkat çeken uyarılar geldi.

SosyalUp’ın YouTube kanalında yayımlanan Yaşam Hasadı programına konuk olan Tolunay, yangınla mücadelenin yalnızca uçak ve helikopter sayısı üzerinden tartışılmasına karşı çıktı. Tolunay’a göre Türkiye’nin asıl ihtiyacı, yangın çıktıktan sonra devreye giren “kriz yönetimi” anlayışından, yangın çıkmadan riskleri azaltmayı hedefleyen “risk yönetimi” yaklaşımına geçmek.

Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de 2025’te 3 bin 224 orman yangını meydana geldi; 81 bin 473 hektardan fazla orman alanı yangınlardan etkilendi. 1988-2025 arasındaki 38 yıllık dönemde ise 86 bin 531 orman yangınında toplam 634 bin 575 hektar alan zarar gördü. Bu büyüklük, İstanbul’dan daha geniş bir alana karşılık geliyor.

SIFIR YANGIN HEDEFİ GERÇEKÇİ DEĞİL

Tolunay, özellikle Ege ve Akdeniz coğrafyasında yangının ekolojik süreçlerin bir parçası olduğunu belirterek “sıfır yangın” hedefinin gerçekçi olmadığını söyledi. Akademisyene göre hedef, yangınların sayısını ve etkisini mümkün olduğunca azaltmak olmalı.

Kamuoyunda zaman zaman dile getirilen “kızılçamlar kolay yanıyor, yerine başka türler dikilsin” yaklaşımını da eleştiren Tolunay, kızılçam ve maki örtüsünün Akdeniz iklimiyle birlikte evrimleştiğini hatırlattı. Tolunay, bu bitki örtüsünün yangına uyumlu özellikler taşıdığını, yangın sonrası yeniden orman kurma kapasitesinin yüksek olduğunu vurguladı.

Mutlaka doğayı temel almak gerekiyor. Doğadan kopya çekmek gerekiyor. Karadeniz’de hiç yangın çıkmıyor, oradaki ağaç türleri yanmıyor, onları buraya Akdeniz’e getirelim deniyor. Karadeniz’de yangın çıkmaması ve oradaki ağaç türlerinin yanmaması tamamen iklimle ilişkili.

— Prof. Dr. Doğanay Tolunay

Tolunay, Karadeniz’e özgü nemli iklim ağaçlarının Ege ve Akdeniz’e taşınmasının çözüm olmayacağını belirtti. Bu türlerin kurak koşullarda yaşama şansının düşük olduğunu ifade eden Tolunay, yangın sonrası restorasyon çalışmalarında doğal ekosistemin esas alınması gerektiğini söyledi.

YANICI MADDE YÖNETİMİ ÖNE ÇIKIYOR

Türkiye’nin 2026 yangın sezonu için 28 uçak, 119 helikopter ve 14 insansız hava aracından oluşan 161 hava aracını görevlendirdiği, hava filosunun toplam su atma kapasitesinin 462 tona çıkarıldığı belirtiliyor. Ancak Tolunay, müdahale kapasitesinin artırılmasının tek başına yeterli olmadığını vurguluyor.

Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre yangınların önemli bölümü insan kaynaklı nedenlerden çıkıyor. Yangınların yüzde 42’si ihmal ve dikkatsizlik, yüzde 13’ü kaza, yüzde 4’ü kasıt, yüzde 9’u yıldırım kaynaklı olurken; yüzde 32’sinin nedeni belirlenemedi.

Tolunay’a göre yangının büyümesinde yalnızca kıvılcım değil, ormandaki yanıcı madde miktarı da belirleyici. Kuru otlar, dökülmüş yapraklar ve çalı tabakası rüzgârın da etkisiyle küçük bir kıvılcımın kısa sürede yayılmasına neden olabiliyor. Bu nedenle ot biçme, kontrollü yakma veya bazı alanlarda keçi otlatma gibi uygulamalar, bölgenin koşullarına göre planlanmış bir yanıcı madde yönetiminin parçası olarak değerlendirilmeli.

Keçi otlatmanın her orman için geçerli bir formül olmadığını belirten Tolunay, genç ormanlarda keçilerin fidanlara zarar verebileceğine dikkat çekti. Buna karşılık ağaçların yeterince geliştiği bazı alanlarda ot ve çalı tüketiminin yangın riskini azaltmaya katkı sağlayabileceğini ifade etti.

Yangın sonrası çalışmalar için de tek tip reçete uygulanmaması gerektiğini söyleyen Tolunay, her yangın alanında önce envanter çıkarılması gerektiğini belirtti. Hangi türlerin yandığı, ormanın yaşı, yangının şiddeti ve alanın ekolojik özellikleri kayıt altına alındıktan sonra restorasyon yönteminin belirlenmesi gerektiğini dile getirdi.

Tolunay, fidan dikiminin her zaman ilk seçenek olmaması gerektiğini de vurguladı. Yeterli tohum kaynağı varsa doğal gençleşmenin desteklenmesini öneren Tolunay, vatandaşların iyi niyetle kontrolsüz fidan dikmesine karşı da uyarıda bulundu. Bahçe ağaçları ya da alana uygun olmayan türlerin ormana taşınmasının hem başarısız olabileceğini hem de hastalık riski yaratabileceğini söyledi.

İklim değişikliğinin ormancılık planlamasında artık temel değişkenlerden biri olması gerektiğini belirten Tolunay, bugün dikilen bir fidanın onlarca yıl yaşayacağını hatırlatarak, gelecek 50 yılda Türkiye’nin daha sıcak ve daha kurak koşullarla karşılaşabileceğine dikkat çekti.


Haber Kaynağı : 12punto

orman yangınları Doğanay Tolunay iklim krizi Risk yönetimi Kızılçam Tarım ve Orman Bakanlığı SosyalUp