Fransa’nın Avrupa’daki müttefikleriyle yürüttüğü nükleer caydırıcılık işbirliği, kıtada daha geniş bir karşılık bulmaya başladı. Ancak girişim, uzmanlara ve Avrupalı yetkililere göre ABD’nin NATO içindeki nükleer güvenlik garantilerinin yerine geçebilecek bir mekanizma olarak görülmüyor.
Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un “ileri caydırıcılık” olarak adlandırdığı plan, nükleer silah taşıma kapasitesine sahip Rafale savaş uçaklarının gerektiğinde başka Avrupa ülkelerinde konuşlandırılabilmesini öngörüyor. Proje kapsamında güvenli iletişim hatları, erken uyarı sistemleri, istihbarat paylaşımı ve gerekli altyapı yatırımlarının geliştirilmesi hedefleniyor.
Girişime farklı düzeylerde katılan ülkeler arasında İngiltere, Almanya, Hollanda, Belçika, Polonya, Yunanistan, Finlandiya, Norveç, İsveç ve Danimarka bulunuyor. Baltık ülkeleri henüz gruba dahil olmazken, İtalya projeye katılmayı reddetti.
Joe Biden döneminde Pentagon’un nükleer politikasını yöneten MIT profesörü Vipin Narang, Fransa’nın hamlesini “hiç yoktan iyi” diye niteledi; ancak bunun ABD’nin genişletilmiş caydırıcılığına alternatif sayılamayacağını vurguladı. Narang, Fransız tarafının da bu konuda açık konuştuğunu belirtti.
Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide de benzer şekilde planın tamamlayıcı nitelikte olduğunu söyledi. Eide’ye göre girişim, mevcut Amerikan nükleer garantilerinin yerine geçmiyor; bunları destekleyen ilave bir unsur olarak değerlendiriliyor.
KARAR YETKİSİ PARİS’TE KALIYOR
Fransa, nükleer silah kullanma kararını tamamen kendi tekelinde tutmaya devam ediyor. Fransız nükleer doktrini, cephaneliğin ülkenin “hayati çıkarlarını” korumak için kullanılmasına izin veriyor; ancak bu çıkarların coğrafi kapsamı bilinçli olarak belirsiz bırakılıyor.
Paris yönetimi, katılımcı ülkelere doğrudan ve otomatik bir savunma garantisi vermiş değil. Kaynaklara göre Fransa, ortak bir nükleer ittifak kurmak yerine katılımcı ülkelerle ayrı ayrı koordinasyon mekanizmaları oluşturuyor ve ikili temaslar yürütüyor.
Varşova’daki bir güvenlik konferansında konuşan Macron’un strateji danışmanı Xavier Chatel, planın Moskova açısından yeni bir belirsizlik katmanı yarattığını söyledi. Chatel, bu durumun Rusya’nın hesaplaması gereken ek bir unsur doğurduğunu ifade etti.
Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ise barış döneminde ülkesine nükleer silah yerleştirme planı bulunmadığını, buna karşın Rusya için “stratejik bir ikilem” yaratmayı hedeflediklerini söyledi. Stubb, girişimin gelişiminin 10 ila 15 yıl sürebileceğini de belirtti.
Macron, Ekim 2025’te Fransa’nın nükleer doktrinini yenileme üzerinde çalıştığını duyurmuş, yeni yaklaşımı ise bu yıl mart ayında kamuoyuna sunmuştu. Paris, doktrinin savunma amaçlı niteliğini koruduğunu ve nihai kararın yalnızca Fransa cumhurbaşkanına ait olacağını yineliyor.
Haber Kaynağı : 12punto