Oktay Saral’ın ayrılığı istifa mı, yeni bir görevin habercisi mi?
Ankara ile Bakü arasında son günlerde yaşanan gerilim, siyasetin üst kademelerinde dikkat çekici bir gelişmeyi beraberinde getirdi. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, Azerbaycan ile yaşanan polemiklerin ardından bugün sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla görevinden ayrıldığını duyurdu.
İktidara yakın medya kuruluşlarında çalışan bazı gazetecilerin net açıklamalarına göre, bu ayrılık talebi doğrudan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan geldi.
Sürecin arka planına bakıldığında, Bakü yönetiminin gösterdiği sert refleksin tesadüfi olmadığı görülüyor.
Geçmişte Karabağ Savaşı’nda elde edilen zaferin Türkiye’deki iç siyaset malzemesi haline getirilmesinden duyulan rahatsızlık, diplomatik kulislerde zaman zaman dile getirilmişti. Ancak bu kez Saray'ın en görünür isimlerinden biri olan Oktay Saral’ın, Azerbaycan’daki okullarda uygulanan kılık-kıyafet ve başörtüsü düzenlemelerini doğrudan hedef alan açıklamaları, Bakü’de "iç işlerine müdahale" olarak algılandı ve bardağı taşıran son damla oldu.
Azerbaycan yönetiminin bu açıklamalara yanıtı yalnızca diplomatik sitemle sınırlı kalmadı. Sosyal medyada iktidara yakınlığıyla bilinen ve Bakü aleyhinde paylaşımlar yapan çok sayıda isme Azerbaycan’a giriş yasağı getirildiği iddiaları gündeme yansıdı.
Bakü’nün ortaya koyduğu bu kararlı tutum, Ankara’da "görevden affını isteme" ile "görevden alınma" arasında nitelendirilen kritik bir istifayı doğurdu.
Diplomatik gözlemciler, iki ülke arasında yaşanan bu gerilimin ağırlığını geçmişteki Rahip Brunson krizine benzeterek sürecin ciddiyetine dikkat çekiyor. Bu noktada, bölgesel enerji denklemlerini ve Bakü-Tel Aviv hattındaki ticari ilişkileri de göz ardı etmemek gerekiyor.
Bilindiği üzere Azerbaycan petrolü, Türkiye üzerinden geçen boru hatları vasıtasıyla uluslararası pazarlara ve İsrail’e ulaştırılıyor. Yaşanan diplomatik krizin perde arkasında, enerji ve ticaret hatlarına ilişkin stratejik kozların masaya sürülüp sürülmediği ise henüz yanıt bulmuş değil.
Madalyonun diğer yüzünde ise Ankara kulislerini hareketlendiren bambaşka bir iddia var. Güvenilir kaynaklardan 12punto’ya aktarılan kulis bilgilerine göre, Oktay Saral’ın başdanışmanlık görevinden ayrılması bir tasfiye değil, aksine yeni bir görevlendirmenin ön hazırlığı olabilir.
Kulislerde, Saral’ın olası bir kabine değişikliğinde bakanlık koltuğu ile ödüllendirileceği konuşuluyor. Nitekim istifa kararının hemen ardından, sosyal medyada iktidar partisine yakın bazı hesapların bu yönde kamuoyu oluşturmaya ve çağrılar yapmaya başlaması bu iddiaları destekler nitelikte.
AKP içi dinamikleri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyaset tarzını yakından tanıyan siyasi analistler, Erdoğan’ın uzun yıllardır yol yürüdüğü Oktay Saral gibi bir ismi dışarıdan gelen tepkiler üzerine tamamen itibarsızlaştırarak kenara çekmeyeceği görüşünde birleşiyor.
Ankara koridorlarında konuşulan ek kulis bilgilerine göre, Saral’ın ismi özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığı için geçiyor.
Siyaset arenasında kapalı kapılar ardında hangi stratejik hesapların yapıldığını ve ne tür dengelerin gözetildiğini bugünden kesin olarak kestirmek elbette güç. Ancak hem Bakü-Ankara hattındaki kırılganlığı hem de iktidar içi güç dengelerini anlamak adına, bugün "iddia" ve "söylenti" niteliği taşıyan bu kulis bilgilerini tarihe not düşmekte fayda var. Önümüzdeki günler, bu iddiaların ne ölçüde gerçeğe dönüşeceğini hepimize gösterecek.