Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
54,0058
Dolar
Arrow
47,3958
İngiliz Sterlini
Arrow
63,2204
Altın
Arrow
6199,8000
BIST
Arrow
10.729

Suriye'nin güneyine yeni Yahudi yerleşimi girişimleri tartışma yarattı

Aşırı sağcı İsrailli aktivist gruplar, Suriye'nin güneyinde Yahudi yerleşimleri kurmak amacıyla sınırı geçmeye dönük faaliyetlerini artırırken, İsrail ordusu bu tür girişimleri durdurmak için önlemlerini sıkılaştırdı.

Haberlerini algoritmaya bırakma, hangi kaynağı okuyacağına sen karar ver. 12punto'yu tercih ettiğin kaynaklar arasına ekle!
Suriye'nin güneyine yeni Yahudi yerleşimi girişimleri tartışma yarattı

Son haftalarda İsrail-Suriye sınırında yaşanan olağan dışı hareketlilik, İsrail'den gelen aşırı sağcı grupların Suriye topraklarına izinsiz şekilde girmeye çalıştığının ortaya çıkmasıyla dikkat çekti. İsrail ordusu, bölgesel istikrarsızlığa neden olabileceği gerekçesiyle bu grupları bölgeden uzaklaştırmaya odaklanırken, söz konusu yerleşimci hareketlerinin Batı Şeria'daki modele benzer bir süreci Suriye'ye taşımak isteyebileceğine dair kaygılar gündeme geldi.

Başta "Bashan Öncüleri" olmak üzere, adları onlarca kişiyi geçmeyen aktivist gruplar, Suriye'nin güneybatısındaki Kuneytra, Dera ve Süveyda bölgelerinde Yahudi yerleşimleri kurmak istediklerini kamuoyuna duyurmaya başladı. İsrailli yerleşimciler, buralarda kendi güvenliklerini artıracak yeni oturum alanlarının oluşturulmasının gerekliliğini savunuyor. Söz konusu girişimlerin, Golan Tepeleri'ni kontrol etme hedefiyle ilişkilendirildiği belirtiliyor. İsrail 1967’de Golan Tepeleri’ni Suriye’den almış, ilhak etmiş ancak bu adım uluslararası camiada büyük oranda tanınmamıştı.

"Bashan Öncüleri" üyeleri, İncil’de adı geçen Bashan bölgesinin günümüzde Suriye ve Ürdün topraklarının bir parçası olduğunu iddia ederek, tarihsel hak iddialarını ileri sürüyor. İsrailli aktivistlerin sosyal medya paylaşımlarında ise bölgeye girerken ve İsrail bayrakları açarken çekilen görüntüler yer alıyor.

Aktivistlerin liderlerinden Amos Azaria, Süveyda ile İsrail arasında bir "insani koridor" oluşturmak istediklerini belirterek, “Dera bölgesinin tamamı bizi yok etmek isteyen düşmanlardan temizlenmeli ve yerine Yahudi yerleşimleri kurulmalı” ifadelerini kullandı. Azaria'nın aynı zamanda Ariel Üniversitesi'nde bilgisayar bilimleri profesörü olduğu kaydedildi.

İsrailli askeri yetkililer ise, sınırı izinsiz geçen sivil grupların askeri operasyonları aksatabileceği ve personelin güvenliğini riske atabileceği açıklamalarıyla, yerleşimci grupların sınır ötesi denemelerine karşı net bir tavır alıyor. Bu nedenle, bölgeye giren aktivistler hızlıca gözaltına alınarak polise teslim edildi. Sosyal medyada yayımlanan görüntülerde ise İsrailli askerlerin, grup üyelerini dağıttığı ve bazılarını plastik kelepçelerle tutukladığı görülüyor.

Suriye hükümet cephesinden ise doğrudan yerleşimci gruplarla ilgili bir açıklama yapılmazken, İsrail’in askeri varlığına tepki devam ediyor. Şam yönetimi İsrail askerlerinin bölgeden tamamen çekilmesini ve uluslararası toplumun devreye girmesini talep ediyor.

Ek olarak, Lübnan’ın güneyinde de benzer bir tablo ortaya çıkmış durumda. İsrailli “Uri Tzafon” adlı başka bir aşırı sağcı grup, burada da yeni girişimlerde bulunuyor. Lübnan yetkilileri ise öncelikli olarak İsrail ordusunun ülkelerindeki askeri varlığı üzerinde duruyor. Lübnan Başbakan Yardımcısı Tarık Mitri, bu tip grupların başlangıçta küçük görülebileceğini, fakat zamanla Batı Şeria’dakine benzer daha büyük yerleşim hareketlerine evrilebileceği uyarısında bulundu.

Grup üyelerinin İsrail hükümetinde birtakım destekçiler bulduğu da iddialar arasında. "Hükümetteki dostlarımızdan ve çok sayıda milletvekilinden destek alıyoruz" diyen Amos Azaria, sosyal medya hesaplarından bakanlarla yapılan görüşmeleri de paylaşıyor. İsrail medyasında ise bugüne kadar sınırı izinsiz geçen yerleşimciler hakkında herhangi bir resmi iddianame hazırlanmadığı bilgisi yer aldı.

Uzmanlar, Batı Şeria’daki "genç yerleşim" modeliyle benzer biçimde hareket eden bu grupların faaliyetlerinin Suriye ve Lübnan’da ciddi güvenlik riskleri doğurabileceğine işaret ediyor. Bölgedeki hassas dengelerin tehlikeye girmesinden kaygı duyan uluslararası kamuoyu ise gelişmeleri endişeyle izlemeye devam ediyor.


Haber Kaynağı : 12punto