Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
54,0058
Dolar
Arrow
47,3958
İngiliz Sterlini
Arrow
63,2204
Altın
Arrow
6199,8000
BIST
Arrow
10.729

Üniversite tercihlerinde maliyet arttı: Yükseköğretim ücreti 3 milyon TL'yi aştı

YKS tercih sürecinin başlamasıyla birlikte aileler, yükselen eğitim ücretleri ve azalan kontenjanlarla karşı karşıya. Uzmanlar, adaylara yalnızca başarı sırası değil, eğitim maliyetleri, burs olanakları ve barınma koşulları gibi faktörleri de dikkate almalarını öneriyor.

Haberlerini algoritmaya bırakma, hangi kaynağı okuyacağına sen karar ver. 12punto'yu tercih ettiğin kaynaklar arasına ekle!
Üniversite tercihlerinde maliyet arttı: Yükseköğretim ücreti 3 milyon TL'yi aştı

Üniversite adaylarının uzun bir bekleyişin ardından gözleri tekrar tercih dönemine çevrildi. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi'nin (ÖSYM) açıkladığı takvime göre YKS tercihleri 29 Temmuz ile 10 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Başvuru sürecinde adaylar, maksimum 24 üniversite programını elektronik ortamda tercih edebilecekler.

Bu yıl hem devlet hem de vakıf üniversitelerindeki kontenjanlar yaklaşık yüzde 6 oranında düşerken, özel yükseköğretim kurumlarındaki liste ücretlerindeki artış ise dikkat çekiyor. Vakıf üniversitelerinde ortalama lisans programı ücreti yüzde 34 yükselerek 573 bin TL'yi buldu. Özellikle tıp, mühendislik ve diş hekimliği gibi alanlarda ücretler milyonlarca TL’ye ulaşabiliyor. Hatta, bazı tıp fakültelerinde fiyatlar 3 milyon TL’yi geçti.

KONTENJANLARDA DÜŞÜŞ VE ÜCRET FARKLILIKLARI

Eğitim uzmanı Salim Ünsal’ın verdiği bilgilere göre, bu yıl için yaklaşık 47 bin daha az kontenjan ayrıldı ve toplam yükseköğretim kontenjanı 747 bine geriledi. Vakıf üniversitelerinde kontenjan azaltımı, ağırlıklı olarak düşük başarı sıralarından öğrenci kabul eden programları etkiledi.

Ücretlendirme tarafında ise büyük bir uçurum göze çarpıyor. Tıp fakültelerinde liste fiyatları 3 milyon 740 bin TL’ye kadar yükselirken reel ödeme, burs ve indirimlerle farklılık gösterebiliyor. Yıllık ücretlerin en yüksek olduğu vakıf üniversiteleri arasında Koç ve Sabancı öne çıkıyor; bu kurumlarda bazı programlar 2 milyon TL’yi aşıyor.

Öte yandan, bu yıl toplam 176 bin öğrencinin vakıf üniversitelerine yerleşmesi planlanıyor. Eğer tüm kontenjanlar dolarsa ve ekstra burs verilmezse, üniversitelerin toplam gelirinin yaklaşık 80 milyar TL’ye ulaşabileceği tahmin ediliyor.

BURS OLANAKLARI VE İNDİRİMLERİN YAYGINLIĞI

Vakıf üniversitelerinde öğrenci dağılımlarına bakıldığında, adayların yüzde 14’üne tam burs, yüzde 68’ine ise yüzde 50 indirimli kontenjanlar ayrıldı. Tam ücretli öğrenci oranı ise yüzde 13 civarında seyrediyor. Salim Ünsal, üniversitelerin maliyetleri azaltmak adına, kontenjanların büyük bölümünü yüzde 50 indirimli olarak belirlediğini dile getiriyor:

"Vakıf üniversitelerinin gerçek fiyatı aslında yüzde 50 ücretleri ne kadarsa o fiyatlar normalde."

Bunun yanı sıra, tercih ve başarı bursları, kardeş indirimleri gibi çeşitli destekler de öğrencilerin üniversite maliyetlerini azaltmada rol oynuyor.

Son yıllarda ekonomik şartların ağırlaşması, öğrencilerin yaşadıkları şehirde kalma eğilimini artırdı. İstanbul gibi metropollerde yaşayan aileler, farklı bir şehirde devlet üniversitesine gitmenin maliyetini, kendi şehirlerindeki vakıf üniversitelerinin indirimli ücretleriyle karşılaştırıyor. Ünsal'ın açıklamasına göre, İstanbul’daki adayların yaklaşık yüzde 76’sı üniversite eğitimi için şehir dışına çıkmıyor.

KYK yurtlarının barınma sorununu bütünüyle çözememesi ve yeni açılan üniversitelerde altyapı eksiklikleri, dışarıya öğrenci hareketliliğinin kısıtlanmasında etkili oluyor. Aile yapısı, sosyoekonomik nedenler ve deprem bölgelerine yönelik özel kontenjan uygulamaları da tercihlerin yaşanılan şehirde yoğunlaşmasına neden oluyor.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre, dört yıllık lisans mezunlarının yüzde 74’ü kayıtlı olarak bir işte çalışıyor ve ilk işe başlama süresi ortalama 14 ayı buluyor. İstihdam oranının en yüksek olduğu alanlar ise tıp, öğretmenlik ve bazı mühendislik programları olarak sıralanıyor. Bölüm tercihi ve mezun sayısına göre istihdam verilerinde ciddi farklılıklar yaşanabiliyor.

Ayrıca, mezunların yalnızca yüzde 57’si aldıkları eğitimle doğrudan ilgili bir mesleğe adım atıyor. En yüksek uyum oranı sağlık ve refah alanında kaydedilirken, sosyal bilimler ve gazetecilikte bu oran yüzde 20’lere kadar geriliyor.

TERCİH YAPARKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

Eğitim uzmanı Salim Ünsal, üniversite adaylarının tercih sürecinde sadece başarı sırası ve programın popülerliğine odaklanmaması gerektiğine dikkat çekiyor. Ünsal, "Bu bölüm kişilik özelliklerime, ilgime ve yeteneğime uygun mu?", "Bu alanda nasıl bir kariyer kurabilirim?" ve "Gelecekte bu mesleğe olan ihtiyaç ne olur?" gibi soruları sormanın gerekliliğinin altını çiziyor.

Adayların, kimi zaman sadece açıkta kalmamak adına, istemedikleri bölümlere yönelmelerinin eğitim hayatında ve kariyerlerinde mutsuzluğa yol açabileceğine işaret eden Ünsal, tercihlerde psikolojik ve pedagojik faktörlerin mutlaka göz önünde bulundurulmasının önemine vurgu yapıyor.

Ünsal ayrıca, üniversitelerin yerinde görülmesinin, ders içeriklerinin detaylı incelenmesinin ve mezunların istihdam olanaklarının araştırılmasının olası pişmanlıkların önüne geçmede etkili bir yöntem olacağını belirtiyor.

Uzmanlara göre, ekonomik koşullar, eğitim ve yaşam maliyetleri, burs ve barınma imkanları ile mezuniyet sonrası istihdam verileri bütüncül olarak değerlendirilmeden yapılacak tercihler, uzun vadede hem adaylar hem de aileleri için beklenmedik sorunlar doğurabilir.


Haber Kaynağı : 12punto