ABK davası: 100 bin dolara sahte içerik üretme iddiası
İstinafın kısmi bozma ve birleştirme kararlarından sonra yeniden görülmesine başlanan Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasına devam edildi. Duruşmada tanık olarak dinlenen Bora Kaplan’ın eski avukatı, Serdar Sertçelik’e ait olduğu öne sürülen buluntu telefonda parmak izi bulunan ve bu telefonda yer alan bir belgenin üst kullanıcısı olarak gözüken Mustafa Öztaş’ın sahte WhatsApp içerikleri üretmek için kendilerinden 100 bin dolar istediğini öne sürdü.
Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Sincan Cezaevi Yerleşkesi’ndeki duruşma salonunda görülen davanın bugünkü celsesi 1 saat gecikmeyle başladı ve dinlenmesine karar verilen tanıklardan sadece birisi hazır edildiği gerekçesiyle yarım saatte tamamlandı.
Gizli tanık Serdar Sertçelik’in Macaristan’dayken görüştüğü iddiasıyla dinlenen Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Y.D. bu görüşmeyi doğrulayarak şunları anlattı:
“Serdar Sertçelik beni aradı. Av. Cengiz Haliç’in Dubai’de tutuklandığını, böylece kendisinin aklanacağını belirterek, tutuklanmayacaksa Türkiye’ye gelmek istediğini söyledi. Ben de artık bizi ilgilendiren bir durum olmadığını, konunun mahkemeyi ilgilendirdiğini belirterek, avukatlarının devreye girebileceğini belirttim. Sonrasında bu görüşmeyle ilgili rapor tutup il emniyet müdüründen valiye kadar verdim. Savcıya da bilgi verip avukatlarının gelebileceğini bildirdim.”
Emniyet Müdür Yardımcısı Y.D., Mahkeme Başkanı’nın soruları üzerine Serdar Sertçelik’i Antalya’da çocukluk arkadaşının işyerinde tanıdığını, o zaman sabıkası olmadığını, sonrasında ise hiç görüşmediğini, Macaristan’dan aradığında da etkin pişmanlıktan yararlanmak istediği konusunda herhangi bir şey söylemediğini ve buluntu telefondaki WhatsApp içeriklerinden söz etmediğini bildirdi.
Savcı da, “Telefonunuzu nereden bulmuş?” sorusunu yöneltti. Y.D., “Yurtdışından aradığı birisinden bulduğunu söyledi, ama kim olduğunu sormadım.” karşılığını verdi.
Y.D.’nin beyanlarının tamamlanmasının ardından Mahkeme Başkanı duruşmayı sonlandırdı. Sanıklar nezarethaneye götürülüp salon boşaltılırken Başkan, Bora Kaplan’a tanık olarak dinlenmesini istediği Av. Ramazan Tufan’ın ne zaman geleceğini sordu. Kaplan, “Ben ifade verdikten sonra” derken avukatları, Tufan’ın 10 günlüğüne yurtdışına gideceği için bugün geldiğini ve salonda olduğunu söyledi. Bunun üzerine Kaplan, Tufan’ın bugün dinlenmesini istedi. Mahkeme Başkanı da talebi kabul edip ara karar oluşturarak celseyi yeniden açtı.
Tanık “Görüşmedim” Demişti
Av. Ramazan Tufan’ın beyanlarını aktarmadan önce şunları hatırlatalım.
Davanın Nisan’daki 8’inci celsesinde Bora Kaplan operasyonunu yapan dönemin KOM Şube Müdür Yardımcısı Şevket Demircan’ın avukatının bürosunun önüne bırakılan ve Serdar Sertçelik’e ait olduğu öne sürülen telefonda parmak izi bulunan, ayrıca bu telefonda yer alan bir belgenin üst kullanıcısı olarak gözüken iş insanı Mustafa Öztaş tanık sıfatıyla dinlendiğinde Bora Kaplan, geçmişte “borç para” verdiğini iddia ettiği Öztaş’a şunu sormuştu:
“Benim ofisimde otururken yanımızda bir arkadaşım da vardı. Mustafa Öztaş, ‘Whatsapp mesajlarıyla oynayabiliyoruz’ dedi mi demedi mi? Ben tutuklandıktan sonra bu arkadaşım Av. Ramazan Tufan seni arayıp Erkan Doğan’ın sahte mesajlarını sordu mu?”
Öztaş’ın, “Hayır” cevabı üzerine de Bora Kaplan, Av. Ramazan Tufan’ın tanık olarak dinlenmesini istemişti.
Bora Kaplan: “100 Bin Dolara Değmez”
İşte bugünkü celsede dinlenen Av. Ramazan Tufan, gözaltına alındığı dönemde avukatlığını yaptığı Bora Kaplan’ın, kendisi ile müşteki Erkan Doğan’a ait olduğu öne sürülen WhatsApp yazışmalarının sahte olduğunu düşündüğünü, bunun için bu işlerden anladığını bildiği Mustafa Öztaş’la görüşmesini istediğini anlatıp, “Çukurambar’da bir pastanede buluştuk. Sahte olduğunu Kriminalin bile anlayamayacağı WhatsApp yazışmaları oluşturabileceğini söyleyip 100 bin dolar istedi, Bora Kaplan kabul etmedi.” dedi.
Av. Tufan, Savcı’nın soruları üzerine Mustafa Öztaş’ın bu sahte yazışmaları kendisinin yaptığını, ama bağlantıları olduğunu da belirttiğini ve Erkan Doğan’ın telefon numarası dışında herhangi bir şey istemediğini bildirirken, davanın hem sanığı hem katılanı olan eski Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik’in avukatı Cengiz Varol da şunları sordu:
“Mustafa Öztaş o WhatsApp yazışmalarının sahte olduğunu mu ispatlayacaktı? Kriminalin bile anlamayacağı şekilde yapacaksa, bu ispat nasıl gerçekleşecekti? Yoksa yazışmaları Bora Kaplan’ın işine gelecek şekilde mi dizayn edecekti? Bora Kaplan 100 bin doları vermekten neden kaçındı?”
Av. Tufan, “Bora Kaplan yazışmaların sahte olduğunu düşündüğü için aynı şekilde bir sahte yazışma üretip mahkemeye sunmak istiyordu.” dedi.
Konunun tam anlaşılmadığı gerekçesiyle söz isteyen Bora Kaplan ise şu açıklamaları yaptı:
“Mustafa Öztaş’ın sahte içerik üretmesini ve bunu mahkemeye sunmayı istedik. Diğer avukatlarımla görüştüm; sadece WhatsApp meselesinin halledilmesinin yeterli olmadığını söylediler. Bunun üzerine 100 bin dolara değmez diyerek, vazgeçtik.”
Av. Tufan, Bora Kaplan’ın talebi üzerine Mustafa Öztaş’la görüşüp görüşmediğinin ortaya çıkması için baz kayıtlarının getirtilmesini kabul etti.
Kaplan’ın İfadesinin Son 4 Sayfası
Bu arada Kaplan, Av. Tufan’a, “MASAK raporu için ifadem alınırken polisler bana müdahale etti mi?” diye sordu.
Av. Tufan, “Kadınların serbest bırakılması şartıyla ifadesini almışlar, böyle bir konuşma geçti. Bora Kaplan, ‘Hani kadınları serbest bırakacaktınız, ev hapsi vermişsiniz’ dedi.” karşılığını verdi.
Bunun ardından Kaplan, şunları söyledi:
“İfademin alındığı ilk gün yanımda Av. Umut Köroğlu vardı. Polisler, ailemdeki kadınların gözaltına alındığını belirterek, onların bırakılması için istedikleri şekilde ifade vermem yönünde pazarlık yaptı. İkinci günkü ifademe Av. Umut Köroğlu değil, Av. Ramazan Tufan geldi. Polisler bana eklettikleri bölümde değişiklik yapmışlar. Değiştirilen bu sayfaları yanlışlıkla ona imzalattılar. Polislerden birisi, ilk günkü ifademde Av. Köroğlu’nun olduğunu hatırlatınca, Av. Tufan’ın imzaladığı sayfaları çıkarıp yeniden Av. Köroğlu’na imzalatmak üzere götürdüler.”
Kaplan, bu iddialarından sonra Av. Tufan’a, “Ekstra dört sayfa vardı. Bunları çıkarıp, ‘Umut Köroğlu’na imzalatacağız.’ dediler mi?” sorusunu yöneltti. Av. Tufan, “Evet, son 4 sayfayı bana imzalatmadılar.” karşılığını verdi.
Duruşmaya yarın da devam edilecek.
Müyesser YILDIZ
1 Haziran 2026
Haber Kaynağı : 12punto
Çok Okunanlar
'Dâhili bedhah kayyum’ diyorum ben ona, Erdoğan'dan emir alıyor'
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan, 'CHP'deki tartışmalarda yokuz' çıkışı
Yeni parti senaryosu zirveyi değiştirdi
Kışlada darp... Komutanlar Başsavcıya gidince!..
Bir CHP'li belediyeye daha operasyon!
Berhan Şimşek'ten CHP seçmenine sert sözler
Sömürge madenciliğe 'Evet' demek
TBMM, Özel'in yapacağı toplantıya onay verdi
Politikacılık gazeteciliğin önüne geçerse
Sonucu değiştirmeyen sandıklar ve parakrasi rejimi