Bora Kaplan davasında Serdar Sertçelik mesajların okunmasını istemedi
Bora Kaplan davasında M7 kodlu gizli tanık Serdar Sertçelik, “sahte” olduğunu öne sürdüğü buluntu telefondaki mesajların duruşmada okunmasına karşı çıkarak, içeriklerin siyasetçi ve bürokratları hedef alıp devleti karıştırma amacı taşıdığını savundu.
Müyesser Yıldız - 12punto.com.tr
Suç ögütü lideri olmakla suçlanan Bora Kaplan ile Kaplan operasyonunu yapan polislerin birlikte yargılanmasına devam edildi. Davanın M7 kodlu gizli tanığı ve iki numaralı sanığı Serdar Sertçelik, “sahte” dediği buluntu telefondaki mesajların siyasilerle bürokratları karalayıp devleti karıştırmak için oluşturulduğunu öne sürüp bu mesajların duruşmada okunmamasını istedi.
Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Sincan Cezaevi yerleşkesindeki duruşma salonunda görülen davanın bugünkü üçüncü celsesinde Serdar Sertçelik’in buluntu telefonla ilgili savunmasının alınması kararlaştırılmıştı.
Ancak Sertçelik, 70 klasörü iki günde okumasının mümkün olmadığını bildirince şu diyaloglar yaşandı:
Sertçelik: Savunmamı yapmak istiyorum, ama şu anda yapamıyorum. Dosyada benim adıma açılan bir Twitter’dan sağa sola mesaj atıldığını daha dün öğrendim.
Başkan: Sen dosyadaki diğer konularla ilgili savunmanı yap. Onlara sırası gelince, dosyaya girerse cevap verirsin.
Sertçelik: Diğerlerinden de bilgim yok.
Başkan: O zaman benim sorularıma ister cevap ver ister verme.
Sertçelik: Bu dosyanın amacı polisleri aklamak. Polisler aklanacaksa savunma yapmayalım, kararı verin. 70 klasörü iki günde yapay zeka okuyamaz. Hayatım sözkonusu.
Başkan: Polislerin aklaması falan değil. Sizden sonra onları da dinleyeceğiz.
Sertçelik: 70 klasörü iki günde okumak hayatın olağan akışına aykırı.
Başkan: Ben mesajları okuyup sorularımı sorayım.
Sertçelik: Savunmamı yapmaya hazır değılim. Sahte telefonda bulunan mesajlar kesinlikle bana ait değil. Burada basın var, yazacaklar. O mesajlar okunduğunda bu insanlar karalanmış olacak. Amaç da bu. Ben savunma yapacağım zaman da okumayın.
Başkan: Haber yapıp yapmama ayrı mesele. Senin okunmamasını istemen de bir şey değil. Hiçbir şey gizli saklı değil.
Sertçelik: Bu mesajlar sahte ve bunu yapan namussuzların karakteri.
Başkan: Bunlar savcılıkta sana okunmadı mı?
Sertçelik: Hayır. Savcı sadece ‘etkin pişmanlıktan yararlan, seni tutuklamaya sevketmeyeceğim’ diye benimle 9 saat pazarlık yaptı. Bu mesajlarda siyasetçiler, bürokratlar suçlanıp ortalığı karıştırmak… Burada okunursa deşifre olacaklar. Devlet için de bu karışıklık olacak. Zaten amaç bu. Okunursa biz de bu karışıklığı desteklemiş oluruz.
MHP VE BAHÇELİ KRİZİ
Bu tartışmalara rağmen Başkan, firari Av. Cengiz Haliç ile Sertçelik arasında geçtiği iddia edilen mesajları özetleyip okuyarak sorular sordu.
Sıra, geçen hafta görevden alınan MHP’li Ulvi İzzet Yönter’le ilgili mesaja geldiğinde Başkan isimleri okuyunca, Sertçelik’in avukatı, “Diğer mesajlardaki siyasilerin, hatta gazetecilerin bile isimlerini okumadınız. Bunları neden geçiriyorsunuz?” diye tepki gösterdi.
Başkan, “Onları da geçiririz, hiçbir şey değil” karşılığını verdi. Başkan, Bora Kaplan’ın da bu duruma tepki göstermesi üzerine, “Bora, senlik bir şey yok. Senin mesajların okunmuyor.” dedi.
Serdar Sertçelik, oluşturulan mesajların karaktersizlere ait olduğunu tekrarlarken, “Başka küfürleri okumamaya dikkat ediyorsunuz. Bari bana ait olduğu söylenen küfürleri de okumayın” talebinde bulundu. Başkan, “Gayret ederiz” dedi.
Başkanın, sorularının bittiğini bildirmesinden sonra Sertçelik, “Savunma hakkımın kısıtlanması AYM ve AİHM kararlarına aykırı. Allah rızası için ya, yani bu kadar da olmaz. Cevabını veremeyeceğim hiçbir şey yok. Sadece savunmamı yapmak istiyorum” diye konuştu.
Polis müdürü Murat Çelik’in avukatı Cengiz Varol’un, “Savcılığın, ‘Ben ve ailem tehdit altındayız’ dediğine ilişkin tuttuğu bir tutanak var. Buna cevap verir mi?” sorusunu da Serdar Sertçelik, “Savunmamda Savcılık aşamasını anlatacağım zaten.” diye cevapladı.
Sertçelik, Şevket Demircan’ın avukatı Recep Öksüz’ün sorusuna ise “sahte telefon işinde suç ortağı” suçlamasında bulunarak cevap vermeyeceğini söyledi.
Sertçelik’in avukatları da, savunmasını yapamayan müvekkillerinin savunmasını yapamayacaklarını belirterek, 70 klasörün kendilerine verilmesinin ardından savunmalarını hazırlamak için süre talebinde bulundu ve duruşmaya öğle arası verildi.
KAPLAN: TELEFONUN SAHTE OLDUĞUNU İSPATLAYACAK TANIĞIM VAR
Duruşmanın öğleden sonraki bölümü Mahkeme Başkanı’nın, “Evet Bora, seninle devam edelim” sözleriyle başladı. Bu arada söz alan Kaplan’ın avukatı Umut Köroğlu, dosyalar duruşmadan sadece 5 gün önce sisteme yüklendiği için inceleyemediklerini tekrarlayıp süre talebinde bulunarak, “Ne yapılmaya çalışılıyor, neye sürükleniyoruz; anlamış değilim” dedi.
Mahkeme Başkanı, bu talebin reddedildiğini hatırlatıp, ana dosyadan İstinaf’ın bozduğu suçlamaları okudu ve Bora Kaplan’a diyeceklerini sordu. Kaplan da şunları söyledi:
“Elimde Savcı Mustafa Kaya’nın yine her şeyi manipüle ettiği iddianamesinden başka bir şey yok. Klasörler, dijitaller olmadan bu çöp niteliğindeki iddianameyi nasıl çürüteceğim? Sahte telefonu çürütecek tanığım da delilim de var. Gördüğüm kadarıyla önceki Başkan gibi kararınızı vermişsiniz. Ben burada kendimi yırtsam da sonuç değişmeyecek. Güç de kalem de sizin elinizde. Savunma yapmıyorum. Elimde savunacak bir şey yok. Önceki gün Murat Çelik Beyefendi ile hafif bir tartışma yaşadık. Bunu Savcı Mustafa Kaya’ya götürün, hakkımızda adam öldürmeye teşebbüsten dava açar. Ne siz yorulun ne biz. Başka diyeceğim bir şey yok.”
Mahkeme Başkanı, biraz önce tanık ve delilden söz ettiğini belirtip bunları kendilerine bildirmesini isteyince de Kaplan, “Hayır, savunma yapmadan bildirmem. Sonra kapıdan çıkacak, müdahale edecekler.” karşılığını verdi.
Kaplan, Başkanın, “Sen mi getireceksin?” sorusu üzerine, “Tabi ben getireceğim.” dedikten sonra üç kez “asla susma hakkını kullanmadığını” vurguladı. Başkan da, “Geç otur. Üç kez söyleyip şov yapmana gerek yok” diye tepki gösterdi.
Kaplan’ın avukatlarından Oğuzhan Bilgin, “Siz yargılama yapmıyor, zulmediyorsunuz. Zorla savunma almaya çalışıyorsunuz. Vereceğiniz her karar sakat.” suçlamasında bulundu.
Bu tartışmalardan sonra Başkan duruşmaya ara verirken, polis müdürü Murat Çelik’in savunmasıyla devam edeceklerini bildirdi.
Sanıklardan emekli polis Önder Polat’ın avukatı Duran Göçer de bilirkişi incelemesi yaptırmak üzere buluntu telefonun kendilerine verilmesini veya mahkeme tarafından bilirkişi incelemesine gönderilmesini istedi.
Savunmaların alınması öncesinde polisler tutuklu sanıkların bulunduğu bölümün en önüne, Bora Kaplan da arkaya oturtulurken Başkan, “Sataşma olmasın, aksi halde salondan çıkartırım. Sataşma değil sakinlik istiyorum.” uyarısında bulundu.
''BU ÖRGÜT ÇOK FARKLI''
Gizli tanık Serdar Sertçelik’in firarından dolayı görevi kötüyü kullanmak ve tanığı etkileme suçlamalarıyla yargılanan polislerden Murat Çelik, Bora Kaplan suç örgütünün iftiralarına maruz kaldıklarını belirterek şunları anlattı:
“Bu suç örgütünün diğer örgütlerden farklı olduğunu gördük. Başsavcılar, savcılar, hatta hakimlerle işbirliği içinde olduklarına dair kuvvetli deliller elde ettik. Biz Cumhuriyet savcısının emirlerini yerine getirdik. Verdiği doğru bir emirdi. Yanlış olsa tabii ki yerine getirmezdik. Kolluk olarak görevimizi eksiksiz ve hukuka uygun yerine getirdik. Bize sataştılar, ama devleti de temsil ettiğimiz için sinirlerimize hakim olmak zorundayız. Bu örgütün avukat yöneticisi var. Bence lideri de Bora Kaplan değil, daha büyükleri var. Maalesef siyasete de sızmışlar. O telefonu kim gönderdiyse teşekkür ederim, Allah razı olsun. Bunların üst aklı var. Alp Aslan algıyı yönetiyor, gazetecileri kullanabiliyor. Abdurrahman Şimşek, Nedim Şener… Başsavcıya araba almışlar, dün yayımlandı belgesi. Böyle bir örgütle nasıl mücadele edeceğiz? Allah’tan Ankara’da hakimler var. Hakime ‘şekerim’ diyebiliyor. Devlet elma şekeri mi? İyi ki birlikte yargılanıyoruz. En ağır şekilde cezalandırılmalarını istiyorum. Bora Kaplan gözaltındayken benimle tanışmaya geldi. Ne kadar dürüst olduğumu söyledi, elimi öpmeye kalktı. Namaz kılmak istedi. Allah tövbesini kabul etsin.”
Murat Çelik, Mahkeme Başkanı’nın soruları üzerine ne kendisinin ne de Şevket Demircan’ın Serdar Sertçelik’e “kaç” demelerinin mümkün olduğunu belirterek, “Bu iddia bizi büyüklerimiz nezdinde zor duruma düşürdü.” dedi.
Haber Kaynağı : Müyesser Yıldız
Çok Okunanlar
Komedyen Tuba Ulu'ya Kanuni Sultan Süleyman gözaltısı
Bursa'da yönetim el değişti!
Bursa'da tansiyon yükseldi, Mustafa Bozbey'den açıklama geldi
Başsavcılık: Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki gözaltında
Yazılı açıklamada terörsüz Türkiye ve İsrail vurgusu
MSB'den düşen C-130 uçağına ilişkin açıklama
Serdar Sertçelik mesajların okunmasını istemedi
CHP'li Salıcı'dan Vakıflar Genel Müdürlüğü tepkisi
İsrail Naim Kasım'ın yeğeninin öldürüldüğünü açıkladı
İran diz çökmedi!